Batı Şeria'nın Aida Mülteci Kampı'nda 2010'ların başında kurulan Lajee Celtic futbol kulübü, on yıl içinde yalnızca bir spor takımı olmaktan çıkarak Filistin davasına destek veren uluslararası bir dayanışma ağına dönüştü. Kulüp, adını İskoçya'nın Celtic takımından alıyor ve Filistinli mülteci gençlerin spor aracılığıyla kendilerini ifade etmelerini sağlıyor. Fransa'nın efsanevi futbolcusu Eric Cantona'nın da aralarında bulunduğu tanınmış isimler, kulübün küresel elçileri arasında yer alıyor.
Mülteci kampından dünyaya açılan bir hikaye
Lajee Celtic, 1948'deki Nekbe'nin ardından kurulan Aida Kampı'nda doğdu. Kamp, Birleşmiş Milletler Filistinli Mültecilere Yardım Ajansı (UNRWA) tarafından işletiliyor ve yaklaşık 5 bin Filistinli mülteciye ev sahipliği yapıyor. Kulübün kurucuları, gençlerin boş zamanlarını sporla değerlendirmelerini ve Filistin kimliğini yaşatmalarını hedefliyordu. İlk yıllarda yerel turnuvalara katılan takım, zamanla Filistin Futbol Federasyonu'na bağlı liglerde mücadele etmeye başladı.
Kulübün uluslararası alanda tanınması, İskoçya'nın Celtic Glasgow kulübüyle kurduğu kardeşlik ilişkisiyle hızlandı. Celtic taraftarları, Filistin halkına duydukları sempatiyle bilinir ve 2010'lu yıllarda Lajee Celtic'e forma ve malzeme desteği sağladı. Bu ilişki, kulübün adını taşıyan bir dayanışma hareketine dönüştü. 2014'te İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırıları sırasında Celtic taraftarları Filistin bayraklarıyla stadyumlarda protesto gösterileri düzenledi. Lajee Celtic de bu desteği kendi mücadelesine ivme kazandırmak için kullandı.
Kulübün küresel elçileri arasında Eric Cantona'nın yanı sıra İngiliz müzisyen ve aktivistler de bulunuyor. Cantona, 2021'de kulübe verdiği destekte Filistinli çocukların haklarını savunduğunu belirtti. Bu tür destekler, kulübün yalnızca bir spor organizasyonu olmadığını, aynı zamanda Filistin davasının uluslararası alanda görünürlüğünü artıran bir platform olduğunu gösteriyor. Lajee Celtic'in oyuncuları, uluslararası turnuvalara katılarak Filistin'i temsil ediyor ve mülteci kamplarındaki yaşam koşullarına dikkat çekiyor.
Bölgesel ve küresel yankıları
Lajee Celtic'in hikayesi, Filistin meselesinin spor aracılığıyla nasıl küresel bir dayanışma ağına dönüşebileceğinin çarpıcı bir örneği. Kulüp, Batı Şeria'daki mülteci kamplarında yaşayan gençlere umut verirken, dünyanın dört bir yanındaki Filistin yanlısı gruplarla bağlantı kuruyor. Özellikle Avrupa'da artan Filistin destekçisi hareketler, Lajee Celtic gibi oluşumları birer sembol olarak benimsiyor. Bu durum, İsrail'in politikalarına karşı yürütülen kampanyalarda sporun etkili bir araç olarak kullanılmasını sağlıyor.
Ancak kulübün faaliyetleri, İsrail makamlarının kısıtlamalarıyla da karşı karşıya. Batı Şeria'da hareket kabiliyeti kısıtlı olan Filistinliler için spor yapmak bile zorluklar içeriyor. Lajee Celtic'in oyuncuları, bazen turnuvalara katılmak için İsrail askeri kontrol noktalarından geçmek zorunda kalıyor. Bu zorluklar, kulübün varlığını daha da anlamlı kılıyor ve direnişin bir parçası haline getiriyor.
Uluslararası alanda Filistin'e destek veren ünlü isimlerin varlığı, İsrail karşıtı kampanyalara ivme kazandırıyor. Cantona gibi figürlerin açıklamaları, medyada geniş yankı uyandırarak Filistin meselesinin görünürlüğünü artırıyor. Bu durum, bazı ülkelerde siyasi tartışmalara da yol açıyor; zira spor ve siyaset arasındaki çizgi giderek bulanıklaşıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Filistin davasına verdiği destekle bilinen bir ülke olarak, Lajee Celtic gibi sivil toplum inisiyatiflerinin uluslararası alanda kazandığı görünürlüğü yakından takip ediyor. Bu tür oluşumlar, Filistin meselesinin spor ve kültür aracılığıyla dünya kamuoyuna taşınmasına katkı sağlıyor. Türkiye'nin Filistin'e yönelik insani yardımları ve siyasi desteği, uluslararası dayanışma hareketleriyle paralellik gösteriyor. Ayrıca, bu tür girişimler Türkiye'deki sivil toplum kuruluşları için de ilham kaynağı olabilir. Türk dış politikası açısından, Filistin konusundaki duyarlılığın küresel ölçekte yaygınlaşması, Türkiye'nin bölgesel pozisyonunu güçlendirebilir. Ancak, spor üzerinden yürütülen bu tür kampanyaların İsrail ile ilişkilerde yeni gerilimlere yol açma riski de bulunuyor.