Filistin için Küresel İttifak (GAFP), 9-11 Ekim 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecek büyük bir küresel kampanyanın parçası olarak, 10 Ekim Cumartesi gününü Dünya Eylem Günü ilan etti. İttifak, dünya genelinde yüzlerce kuruluşu bu inisiyatife katılmaya davet ederek, Filistin davasına destek amacıyla koordineli eylemler düzenlemeyi hedefliyor. GAFP'in duyurusu, İsrail-Filistin çatışmasının uluslararası toplumda giderek daha fazla yankı bulduğu bir dönemde geldi.
Gelişmenin Arka Planı
GAFP, Filistin halkının haklarını savunmak amacıyla bir araya gelen uluslararası bir sivil toplum koalisyonudur. İttifak, daha önce de benzer kampanyalar düzenlemiş ve Filistin'e yönelik işgal ve ayrımcılık politikalarına karşı farkındalık yaratmayı amaçlamıştır. Bu yeni kampanya, 10 Ekim 2026'da dünya genelinde eş zamanlı gösteriler, paneller, sanatsal etkinlikler ve sosyal medya kampanyalarını içerecek şekilde tasarlanmıştır.
GAFP'ten yapılan açıklamada, kampanyanın amacının Filistin halkının maruz kaldığı insan hakları ihlallerine dikkat çekmek ve uluslararası toplumu somut adımlar atmaya zorlamak olduğu vurgulandı. Açıklamada, 'Filistin'deki durum insanlık dramına dönüşmüş durumda. Bizler, dünyanın dört bir yanındaki insanları sesimizi yükseltmeye ve Filistin halkının yanında olmaya çağırıyoruz' ifadelerine yer verildi.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu küresel kampanya, Orta Doğu'daki barış sürecinin tıkanması ve İsrail'in Filistin topraklarındaki yerleşim politikalarının uluslararası hukuka aykırılığının daha fazla sorgulanması bağlamında önem taşıyor. Birleşmiş Milletler ve diğer uluslararası kuruluşlar, defalarca İsrail'i uluslararası hukuku ihlal etmekle suçlarken, Filistin tarafı da bağımsız bir devlet kurma mücadelesini sürdürüyor.
GAFP'in bu girişimi, özellikle genç nesiller arasında Filistin davasına yönelik artan ilginin bir yansıması olarak görülüyor. Özellikle sosyal medya platformlarında Filistin'e destek kampanyalarının yaygınlaşması, bu tür uluslararası inisiyatiflerin etkisini artırıyor. Uzmanlar, bu tür kampanyaların kamuoyu oluşturma ve hükümetler üzerinde baskı kurma potansiyeline dikkat çekiyor.
Öte yandan, İsrail hükümeti ve bazı Batılı ülkeler, bu tür girişimlere eleştirel yaklaşıyor. İsrail, Filistin davasını destekleyen kampanyaların tek taraflı olduğunu ve barış sürecini baltaladığını savunuyor. Ancak GAFP, kampanyanın barışçıl ve şiddet içermeyen bir şekilde yürütüleceğinin altını çiziyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, uzun süredir Filistin davasını destekleyen ve İsrail'in politikalarını eleştiren ülkelerin başında geliyor. Bu kampanya, Türkiye'nin Filistin'e yönelik diplomatik ve insani desteğiyle örtüşüyor. Türk sivil toplum kuruluşlarının da GAFP'in çağrısına katılması bekleniyor. Bu durum, Türkiye'nin Orta Doğu'daki aktif dış politikası çerçevesinde Filistin meselesinin öncelikli gündem maddelerinden biri olmaya devam ettiğini gösteriyor. Ayrıca, kampanyanın Türkiye'deki kamuoyunda Filistin'e yönelik duyarlılığı artırması ve hükümetin bu yöndeki politikalarına toplumsal destek sağlaması muhtemeldir.