Küresel Filistin İttifakı'nın çağrısıyla 10 Ekim'de düzenlenen "Filistin için Küresel Eylem Günü" kapsamında 60 ülkede milyonlarca kişi sokağa çıktı. Başkentlerde ve büyük şehirlerde düzenlenen yürüyüşlerde Gazze'de derhal ateşkes sağlanması, insani yardımların engelsiz ulaştırılması ve Filistin halkının haklarının tanınması talep edildi. Eylemler, İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarının bir yılını doldurduğu dönemde gerçekleşti.
Eylemlerin Arka Planı
Küresel Filistin İttifakı, dünya genelinde Filistin davasını destekleyen sivil toplum kuruluşlarının bir araya gelmesiyle oluşan bir platform. İttifak, 10 Ekim'i "küresel eylem günü" ilan ederek tüm dünyada eşzamanlı gösteriler düzenlenmesi çağrısında bulundu. Çağrıya Avrupa, Kuzey Amerika, Asya, Afrika ve Latin Amerika'dan yüzlerce örgüt yanıt verdi.
Londra, Paris, Berlin, Madrid, Roma gibi Avrupa başkentlerinde binlerce kişi Filistin bayraklarıyla yürüdü. Washington, New York, Toronto gibi Kuzey Amerika şehirlerinde de benzer gösteriler yapıldı. İstanbul, Ankara, İzmir gibi Türkiye şehirlerinde de eylemlere yoğun katılım oldu. Güney Afrika, Endonezya, Malezya, Pakistan gibi ülkelerde de gösteriler düzenlendi.
Eylemciler, hükümetlerine çağrıda bulunarak İsrail'e yönelik silah ambargosu uygulanmasını, Filistin'e insani yardım koridorlarının açılmasını ve Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin kararlarının uygulanmasını istedi. Bazı ülkelerde göstericiler ile polis arasında gerginlik yaşandığı, az sayıda gözaltı olduğu bildirildi.
Bölgesel ve Küresel Boyut
10 Ekim eylemleri, Gazze'deki savaşın uluslararası kamuoyunda yarattığı tepkinin küresel ölçeğe ulaştığını gösteriyor. Bir yılı aşkın süredir devam eden çatışmalarda on binlerce sivil hayatını kaybetti, büyük bölümü yerinden edildi. Birleşmiş Milletler ve çeşitli insan hakları örgütleri, Gazze'de insani felaket uyarısında bulunuyor.
Eylemler, Batılı hükümetlerin İsrail'e desteğini sorgulayan geniş bir tabanın varlığını ortaya koydu. Özellikle gençler arasında Filistin davasına artan ilgi, siyasi partiler üzerinde baskı oluşturuyor. ABD'de üniversite kampüslerinde başlayan protestolar, Avrupa'ya ve diğer bölgelere yayıldı.
Küresel Filistin İttifakı sözcüsü, eylemlerin "sadece bir günlük tepki değil, sürekli bir baskı kampanyasının parçası" olduğunu belirtti. İttifak, önümüzdeki günlerde farklı ülkelerde lobi faaliyetleri ve kampanyalar düzenleyeceğini duyurdu.
Orta Doğu'da ise eylemler, Arap hükümetlerinin İsrail ile ilişkilerini normalleştirme çabalarına karşı bir tepki olarak da yorumlanıyor. Mısır, Ürdün gibi ülkelerde hükümetlerin gösterilere sınırlı izin verdiği, bazı yerlerde engellediği bildirildi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Filistin meselesinde uzun süredir aktif bir diplomasi yürütüyor. Küresel eylem günü, Türkiye'nin uluslararası kamuoyunda Filistin lehine oluşan havayı diplomatik bir koz olarak kullanmasına imkân tanıyabilir. Ayrıca, eylemlerin Türkiye'de de geniş yankı bulması, hükümetin iç siyasette Filistin kartını öne çıkarmasına zemin hazırlayabilir. Ancak Batılı ülkelerle ilişkilerde denge gözetilmesi gerekecek. Türkiye, ateşkes ve insani yardım konularında somut adımlar atılması için arabuluculuk çabalarını sürdürebilir. Eylemlerin küresel ölçeği, Türkiye'nin Filistin davasındaki uluslararası meşruiyetini güçlendirebilir.