Kuzey Gazze'deki bir yerinden edilme kampında yaşayan aileme yaptığım bir telefonla başladı her şey. İnternet hatları neredeyse hiç kesintisiz çalışmadığından, kuzenimin dul eşine bir mesaj göndermeyi başardım. Kuzenim, devam eden Gazze soykırımı sırasında tüm oğullarıyla birlikte öldürülmüştü. Ona basit bir soru sordum: Gazzeliler ne yapıyor? Yanıtı, soykırımın vahşetini ve hayatta kalma mücadelesini gözler önüne seren bir tanıklıktı. Bu haber, Filistin halkının sistematik yok edilişine karşı dünyanın sessizliğini ve fırsatçıların bu trajediden nasıl nemalandığını sorguluyor.
Gelişmenin Arka Planı: Soykırım ve Hayatta Kalma
7 Ekim 2023'ten bu yana İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırıları, 50 binin üzerinde Filistinlinin ölümüne yol açtı. Saldırılarda çoğunluk kadın ve çocuklar hedef alınırken, sağlık sistemi çöktü, okullar ve hastaneler bombalandı. Gazze'nin kuzeyinde kalan az sayıdaki aile, açlık ve susuzlukla mücadele ediyor. İnsani yardım malzemelerinin girişi engellenirken, bölgede farelerin çoğaldığı ve kalan yiyecek stoklarını tükettiği bildiriliyor. Gazzeliler, enkaz altındaki cesetlerin kokusu arasında, bir lokma ekmek için farelerle yarışıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Uluslararası Toplumun Sessizliği
Bu insani felaket, uluslararası toplumun Filistin sorununa yönelik kayıtsızlığını bir kez daha ortaya koyuyor. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin ateşkes çağrıları ABD vetosuyla engelleniyor. Batılı ülkeler İsrail'e silah yardımına devam ederken, Filistinlilerin ölümü “meşru müdafaa” kavramının arkasına saklanıyor. Bu süreçte, savaş tüccarları bölgedeki çatışmalardan milyarlarca dolar kazanırken, Filistin halkı soykırıma terk ediliyor. Gazze'deki halk, yalnızca bombalarla değil, aynı zamanda uluslararası adaletsizlikle de öldürülüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Filistin davasına verdiği tarihsel destekle bilinse de, bu süreçteki diplomatik girişimleri sınırlı kalmıştır. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın sert söylemleri ve İsrail'le ticari ilişkilerin askıya alınması önemli adımlar olsa da, fiili yaptırım veya askeri müdahale seçeneği masada değil. Bu soykırım, Türkiye'nin bölgedeki nüfuzunu ve İslam dünyasındaki liderlik rolünü test etmektedir. Ayrıca, Türk kamuoyunun Filistin'e yönelik duyarlılığı, hükümetin dış politikasını şekillendirirken; insani yardım kuruluşları aracılığıyla Gazze'ye ulaştırılan yardımlar, Ankara'nın somut katkısını göstermektedir.