Tunus'ta, 2021'de Cumhurbaşkanı Kays Said'in yetkilerini genişletmesi ve parlamentoyu feshetmesiyle başlayan siyasi krizin ardından yasaklanan Ennahda Partisi'nin yeniden siyasi hayata dönüşü için yeni bir genç nesil harekete geçti. "Yeniden yükseleceğiz" sloganı etrafında birleşen genç Tunuslular, partiye taze kan getirmeyi ve ülkedeki demokratik mücadeleyi yeniden canlandırmayı hedefliyor. Bu gelişme, Arap Baharı'nın beşiği olan Tunus'ta siyasi dengelerin yeniden şekillenebileceğine işaret ediyor.
Gelişmenin arka planı: Ennahda'nın yasaklanması ve gençlik hareketi
Ennahda Partisi, 2011 devriminden sonra Tunus'un en güçlü siyasi aktörlerinden biri haline gelmiş, ancak Temmuz 2021'de Cumhurbaşkanı Kays Said'in anayasayı askıya alması ve olağanüstü yetkilerle yönetmeye başlamasının ardından sert bir baskıyla karşı karşıya kalmıştı. Parti, 2023'te resmen kapatıldı ve lideri Raşid Gannuşi dahil birçok üst düzey yetkili tutuklandı. Ancak bu baskı, özellikle gençler arasında Ennahda'ya olan ilgiyi artırdı. Yeni nesil aktivistler, partinin klasik yapısından farklı olarak daha katılımcı, dijital odaklı ve şeffaf bir örgütlenme modeli benimseyerek hazırlıklarını sürdürüyor.
Partinin gençlik kolları, sosyal medya üzerinden örgütlenme ve üniversite kampüslerinde yüz yüze toplantılar düzenleme yöntemlerini bir arada kullanıyor. Bu hareket, yalnızca Ennahda'nın dönüşünü değil, aynı zamanda Tunus'ta demokrasinin yeniden tesisi için kapsayıcı bir mücadele başlatmayı amaçlıyor. Genç aktivistler, parti içinde yenilikçi fikirlere açık olmayı ve geçmişin hatalarından ders çıkarmayı öne çıkarıyor. Özellikle ekonomik kriz ve işsizlik gibi sorunlara odaklanan bu nesil, ideolojik söylemlerden çok somut çözümlerle oy kazanmayı hedefliyor.
Bölgesel ve küresel boyut: Tunus'un demokrasi deneyimi ve bölgeye etkisi
Tunus, Arap Baharı'nın tek demokratik başarı öyküsü olarak görülüyordu. Ancak son yıllarda yaşanan otoriterleşme eğilimi, bu deneyimi tehdit etti. Ennahda'nın yeniden güç kazanması, yalnızca Tunus siyasetini değil, bölgedeki İslami hareketlerin geleceğini de etkileyebilir. Mısır'daki Müslüman Kardeşler'in darbeyle devrilmesinin ardından bölgede zayıflayan İslamcı siyasi hareketler, Tunus'ta yaşanacak bir demokratik dönüşü umutla izliyor. Batılı ülkeler ise Tunus'taki siyasi istikrarı, Kuzey Afrika ve Akdeniz güvenliği açısından kritik görüyor. Bu nedenle, Ennahda'nın dönüşü uluslararası toplumda da yakından takip ediliyor.
Gençlik hareketinin başarısı, Tunus'taki siyasi kutuplaşmayı azaltabilir ve demokratik kurumların yeniden inşasına katkı sağlayabilir. Ancak Cumhurbaşkanı Kays Said'in tutumu ve güvenlik güçlerinin baskıları, bu sürecin önündeki en büyük engel olmaya devam ediyor. Tunus'taki gelişmeler, bölgedeki diğer ülkelerdeki muhalif hareketlere de ilham kaynağı olabilecek nitelikte. Özellikle Libya, Cezayir ve Mısır'daki benzer hareketler, Tunus'taki gençlik dinamizmini yakından izliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Tunus'ta Ennahda gibi İslami referanslı bir partinin yeniden güç kazanması, Türkiye'nin bölgedeki dış politikası açısından önemli bir gelişme. Türkiye, Arap Baharı döneminde Tunus'taki demokratik geçişi desteklemiş, Ennahda ile yakın ilişkiler kurmuştu. Kays Said yönetiminin baskıları Türkiye tarafından eleştirilmişti. Bu nedenle, Ennahda'nın dönüşü Türkiye'nin Kuzey Afrika'daki nüfuzunu artırabilir ve ideolojik olarak yakın olduğu hareketlerin güçlenmesini sağlayabilir. Ancak Türkiye'nin bu süreçte dikkatli bir denge politikası izlemesi, bölgesel istikrarı gözetmesi açısından önem taşıyor. Zira Tunus'taki siyasi belirsizlik, Doğu Akdeniz'deki enerji denklemlerini ve göç hareketlerini de etkileyebilir.