Nepal ve Tibet'i vuran şiddetli sel felaketinin ardından, Nepal'de bir tünelde mahsur kalanlar için umutlu bir bekleyiş sürüyor. Güney Asya muhabiri Azadeh Moshiri, kurtarma ekiplerinin hâlâ hayatta kalanlar bulmayı umduğu tünel bölgesinden bildiriyor. Yetkililer, sel sularının tüneli kısmen doldurduğunu ancak içeride hava boşlukları olabileceğini ve bu sayede kurtulanların olabileceğini belirtiyor. Kurtarma çalışmaları aralıksız devam ederken, bölgeye ağır makineler ve ek ekipler sevk edildi.
Sel Felaketinin Arka Planı ve Kurtarma Çalışmaları
Geçtiğimiz günlerde Nepal ve Tibet'i etkisi altına alan muson yağmurları, bölgede büyük çaplı sel ve toprak kaymalarına yol açtı. Özellikle dağlık bölgelerde altyapı ciddi hasar gördü, yollar kapandı ve birçok yerleşim yeri izole oldu. Nepal'in kuzeyinde, Tibet sınırına yakın bir bölgede bulunan tünel, sel sularının altında kaldı. Tünelin içinde kaç kişinin mahsur kaldığı henüz net olarak bilinmiyor ancak yetkililer, en az bir düzine işçinin tünelde mahsur kalmış olabileceğini ifade ediyor.
Kurtarma ekipleri, tünelin girişine ulaşmak için tonlarca molozu temizlemeye çalışıyor. Bölgeye sevk edilen askeri birlikler ve afet yönetimi ekipleri, su tahliye pompaları ve delici makinelerle çalışmalarını sürdürüyor. Ancak sürekli yağış ve ikincil heyelan riski, operasyonu zorlaştırıyor. Yetkililer, tünelin içindeki hava kalitesinin izlendiğini ve hayatta kalan olup olmadığını tespit etmek için sonar cihazları kullanıldığını belirtti. Dün akşam saatlerinde tünelden gelen bir ses sinyali, umutları artırdı; ekipler, bu sinyalin bir kişiye ait olabileceğini değerlendiriyor.
Nepal hükümeti, bölgede olağanüstü hal ilan etti ve uluslararası yardım çağrısında bulundu. Hindistan ve Çin'den arama kurtarma ekipleri ile tıbbi malzeme desteği geldiği bildirildi. Sel felaketinde şu ana kadar en az 50 kişinin hayatını kaybettiği, 100'den fazla kişinin kayıp olduğu açıklandı. Ancak iletişim hatlarının kesilmesi nedeniyle rakamların netleşmediği ve artabileceği belirtiliyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Nepal, iklim değişikliğinin yıkıcı etkilerine karşı en kırılgan ülkelerden biri. Himalaya bölgesindeki buzul erimeleri ve düzensiz muson yağışları, sel ve toprak kaymalarını sıklaştırıyor. Bu felaket, Güney Asya'da sınır aşan afet yönetimi işbirliğinin önemini bir kez daha gözler önüne seriyor. Nepal ile Tibet arasındaki tünel, bölgesel ticaret ve ulaşım açısından kritik bir güzergâh. Tünelin uzun süre kapalı kalması, Nepal'in Çin ile olan ticaretini ve mal akışını olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, bölgede artan Çin etkisi ve altyapı yatırımları, afet sonrası yeniden inşa sürecinde jeopolitik bir rekabete sahne olabilir.
Uluslararası toplum, Nepal'e destek mesajları gönderdi. Birleşmiş Milletler, afet bölgesine insani yardım koridoru açılması için çalışmalarını sürdürüyor. Kızılhaç ve diğer yardım kuruluşları, bölgeye temiz su, gıda ve barınma malzemesi gönderdi. Ancak dağlık arazide lojistik zorluklar, yardımların ihtiyaç sahiplerine ulaşmasını geciktiriyor. Uzmanlar, iklim değişikliğinin Himalaya bölgesindeki bu tür felaketleri daha sık ve şiddetli hale getireceği uyarısında bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Nepal'deki sel felaketi ve tünel kurtarma operasyonu, doğrudan Türkiye'yi etkilemese de, küresel iklim krizinin yıkıcı sonuçlarını bir kez daha gösteriyor. Türkiye, benzer afetlerle sık sık karşılaşan bir ülke olarak, afet yönetimi ve uluslararası yardım konusunda deneyim sahibi. Bu olay, Türkiye'nin Asya'daki insani yardım faaliyetlerine katılması ve bölgesel afet işbirliğini güçlendirmesi için bir fırsat olabilir. Ayrıca, Türk iş insanları için Nepal ve Tibet'teki altyapı projelerinde yer almak, ekonomik işbirliğini artırabilir. Jeopolitik olarak, Çin'in bölgedeki artan etkisi ve Türkiye'nin Asya açılımı politikası çerçevesinde, Nepal ile ilişkilerin geliştirilmesi stratejik bir adım olabilir. Ancak öncelik, insani yardım ve dayanışma olmalı.