Filipinler'in Çin ile deniz yetki alanı ihtilaflarında sergilediği çatışmacı tutum, yalnızca bölgesel gerginlikleri çözememekle kalmıyor, aynı zamanda Güneydoğu Asya Uluslar Birliği'nin (ASEAN) bölgesel mimarideki merkezi rolünü de zayıflatma riski taşıyor. Özellikle 2016 tarihli Güney Çin Denizi tahkim kararını savunmakta ısrar eden Filipin yönetimi, bu konuda ASEAN ülkeleri arasında giderek yalnızlaşıyor.
Filipinler'in tutumu ve bölgesel yansımaları
Filipinler Devlet Başkanı, Mayıs ayında Japonya Ulusal Diyet'ine hitaben yaptığı konuşmada, 2016 tahkim kararının uluslararası hukuk açısından bağlayıcı olduğunu ve Çin'in iddialarının bu kararla geçersiz kılındığını vurguladı. Ancak bu söylem, Çin'in bölgedeki askeri varlığını ve 'fiili kontrol' politikalarını değiştirmediği gibi, Filipinler'in Çin ile olan ekonomik ilişkilerini de olumsuz etkiledi. Öte yandan, Vietnam, Malezya ve Brunei gibi benzer ihtilafları olan diğer ASEAN üyeleri, tahkim kararına rağmen Çin ile ikili müzakereleri tercih ediyor. Bu ülkeler, ASEAN merkezli diyalog mekanizmalarını işleterek tansiyonu düşürmeye çalışırken, Filipinler'in daha sert tutumu bölgesel uyumu bozuyor.
Uzmanlar, Filipinler'in bu yaklaşımının, ASEAN'ın 'merkeziyet' (ASEAN centrality) ilkesine zarar verdiğini belirtiyor. Zira ASEAN, Çin ile ABD arasındaki rekabette bir denge unsuru olarak hareket etmek isterken, Filipinler'in tek taraflı adımları ittifak içinde çatlaklara yol açıyor. Örneğin, Kamboçya ve Laos gibi Çin'le yakın ilişkileri olan ülkeler, Filipinler'i 'provokatif' olmakla suçluyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Filipinler'in çatışmacı politika arayışı, aslında ABD'nin Hint-Pasifik stratejisiyle de örtüşüyor. Washington, Manila'ya askeri ve diplomatik destek verirken, bu durum ASEAN içinde iki kutuplu bir ayrışmayı derinleştiriyor. Çin ise 'kalkınma odaklı' bir komşuluk politikası izleyerek, yatırım ve altyapı projeleriyle ASEAN ülkelerini kazanmaya çalışıyor. Filipinler'in tahkim kararını dayatma çabası, Çin'in bölgedeki 'uysal' ortaklarını artırma stratejisine karşılık, kendisini izole ediyor. Ayrıca, Filipinler'de aşırı milliyetçi söylemler iç siyasette kısa vadeli popülerlik sağlasa da, uzun vadede ülkenin Çin'den turizm, ticaret ve kalkınma yardımı gibi somut faydaları kaybetmesine yol açabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Filipinler'in bu çatışmacı duruşu, Türkiye'nin Doğu Asya politikaları açısından dolaylı da olsa önem taşıyor. Türkiye, ASEAN ile diyaloğunu ve bölgeyle ticaretini artırmaya çalışırken, Çin-ASEAN ilişkilerindeki olası bir kriz, Ankara'nın dengeli dış politika yürütme kabiliyetini etkileyebilir. Ayrıca, Türkiye'nin savunma sanayii alanında bazı ASEAN ülkeleriyle iş birliği yapma potansiyeli var. Eğer Filipinler'in tutumu bölgede güvensizliği tırmandırırsa, Türk şirketlerinin ve diplomatik girişimlerinin önünde engeller oluşabilir. Bununla birlikte, Türkiye'nin bu ihtilafta taraf olmayan, yapıcı bir diyalog çağrısı yapması, bölgesel barışa katkı sağlayabilir.