Filipinler, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) 2027-2028 dönemi geçici üyelik seçimlerinde Kırgızistan karşısında beklenmedik bir yenilgi aldı. 14 Haziran 2025’te New York’ta yapılan oylamada 193 üyeli BM Genel Kurulu’nda Kırgızistan 128 oy alırken, Filipinler yalnızca 62 oyda kaldı. Bu sonuç, Manila’nın uzun süredir yürüttüğü diplomatik kampanyanın başarısızlığı anlamına gelirken, Asya-Pasifik grubundaki güç dengelerinin değiştiğine işaret ediyor.
Gelişmenin arka planı
Filipinler, BMGK’da Asya-Pasifik grubuna ayrılan geçici koltuk için adaylığını 2022’de duyurmuş ve kapsamlı bir lobi faaliyeti yürütmüştü. Dışişleri Bakanlığı, başta ABD ve Japonya olmak üzere müttefiklerinden açık destek almış, Güneydoğu Asya Uluslar Birliği (ASEAN) üyelerinin de desteğini bekliyordu. Ancak oylama öncesinde Kırgızistan’ın Orta Asya ve İslam İşbirliği Teşkilatı ülkeleri nezdinde yürüttüğü etkili kampanya, Filipinler’in hesaplarını bozdu.
Uzmanlara göre, Kırgızistan’ın zaferinde iki temel faktör öne çıkıyor. Birincisi, Çin ve Rusya’nın Orta Asya’daki nüfuzlarını kullanarak Kırgızistan’a verdiği destek. İkincisi ise, gelişmekte olan küçük devletlerin BM’de giderek daha fazla seslerini duyurmak istemesi ve blok siyasetinin ötesinde bireysel tercihlere yönelmesi. Filipinler’in ittifak odaklı stratejisi, küçük devletlerin bağımsız duruşu karşısında yetersiz kaldı.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu seçim sonucu, BM’deki geleneksel ittifak yapılarının zayıfladığını ve yeni koalisyonların oluştuğunu gösteriyor. ABD’nin Hint-Pasifik stratejisinde kilit bir ortak olan Filipinler’in yenilgisi, Washington’un çok taraflı platformlardaki etkisinin sorgulanmasına yol açtı. Öte yandan, Çin’in BM’deki oy gücünü arttırması ve Rusya ile birlikte Orta Asya devletlerini mobilize etmesi, küresel Güney’de Pekin’in artan ağırlığını ortaya koyuyor.
Filipinler için bu kayıp, yalnızca prestij meselesi değil; aynı zamanda Güney Çin Denizi’ndeki hak iddialarını uluslararası platformda savunma kabiliyetini de zayıflattı. Manila, BMGK geçici üyeliği sayesinde deniz anlaşmazlıklarını gündeme getirmeyi planlıyordu. Kırgızistan ise, bu koltuk sayesinde Orta Asya’nın küresel meselesini daha görünür kılma fırsatı yakaladı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, BM’deki oy potansiyeli ve adaylık stratejileri açısından bu gelişmeyi yakından izlemelidir. Seçim sonucu, özellikle ittifak bloklarının ötesinde bireysel ve bölgesel çıkarların ön plana çıktığını göstermektedir. Türkiye’nin BMGK geçici üyelik adaylıklarında, Afrika ve Asya ülkeleriyle kurduğu kalkınma odaklı ilişkilerin yanı sıra, İslam İşbirliği Teşkilatı gibi platformlardaki etkinliğini arttırması önem kazanmaktadır. Ayrıca, Çin-Rusya ekseninin BM’deki oy bloklarını yönlendirme kabiliyeti, Türkiye’nin çok taraflı diplomaside denge politikası izlerken dikkate alması gereken bir unsurdur.