Filipinler'de siyasi kriz derinleşiyor. Başkan Yardımcısı Sara Duterte hakkında, kamu fonlarını usulsüz kullandığı ve Devlet Başkanı Ferdinand Marcos Jr.'a yönelik tehditler savurduğu gerekçesiyle azil süreci resmen başlatıldı. Ülke tarihinde bir başkan yardımcısına yönelik ilk azil davası olarak kayıtlara geçen bu süreç, Duterte ailesi ile Marcos ailesi arasındaki ittifakın çatlamasıyla başlayan siyasi depremin yeni bir aşaması olarak değerlendiriliyor.
Gelişmenin arka planı
Sara Duterte, eski Devlet Başkanı Rodrigo Duterte'nin kızı ve 2022 seçimlerinde Marcos Jr.'ın başkan yardımcısı adayı olarak seçilmişti. Ancak iki aile arasındaki ittifak, özellikle Duterte'nin Marcos yönetimini eleştirmeye başlamasıyla sarsıldı. Kasım 2024'te Duterte, Marcos, eşi ve Filipinler Temsilciler Meclisi Başkanı'na yönelik olarak "Bir suikast girişiminde bulunulması halinde, ben de karşılık veririm" şeklinde bir açıklama yapmış, bu ifadeler ülkede büyük yankı uyandırmıştı. Bunun yanı sıra, Duterte'nin başkan yardımcılığı ofisine ayrılan gizli fonları usulsüz kullandığı iddiasıyla da soruşturma başlatılmıştı.
Temsilciler Meclisi, 5 Şubat 2025'te yapılan oylamada 306 üyeden 215'inin desteğiyle Duterte'nin azil sürecini başlattı. Süreç şimdi Filipinler Senatosu'na taşınacak ve burada yapılacak yargılamanın ardından Duterte'nin görevden alınıp alınmayacağına karar verilecek. Senato'da azil kararının çıkması için en az 23 üyenin (toplam 24 üyeden) suçlu oyu kullanması gerekiyor. Ancak Senato'da Duterte'ye yakın isimlerin sayısı bu eşiğin altında olduğu için sürecin zorlu geçmesi bekleniyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Filipinler'deki bu siyasi çalkantı, yalnızca iç politika açısından değil, bölgesel dengeler bakımından da önem taşıyor. Duterte ailesi, özellikle eski Devlet Başkanı Rodrigo Duterte döneminde Çin'e yakın bir politika izlemiş, ABD ile mesafeli ilişkiler kurmuştu. Marcos Jr. ise iktidara geldiğinde ABD ile ittifakı yeniden canlandırmış ve Güney Çin Denizi'nde Çin'e karşı daha sert bir tutum benimsemişti. Bu nedenle, Duterte ailesinin siyasi geleceği, Filipinler'in dış politika yönelimi üzerinde belirleyici olabilir. Ayrıca, Filipinler'in iç istikrarı, ASEAN (Güneydoğu Asya Uluslar Birliği) içindeki konumunu ve küresel tedarik zincirlerindeki rolünü de etkileyebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Filipinler'deki bu siyasi kriz, Türkiye'nin Güneydoğu Asya'daki dengeleri açısından dolaylı etkiler yaratabilir. Türkiye, Filipinler'le ikili ticaret hacmini artırmaya çalışırken, aynı zamanda savunma sanayii alanında iş birliği fırsatları da bulunuyor. Ancak Duterte-Marcos çekişmesi, ülkedeki siyasi istikrarı tehdit ederek bu potansiyel iş birliklerini geciktirebilir. Öte yandan, Filipinler'in Çin ve ABD arasında denge politikası izlemesi, Türkiye'nin Hint-Pasifik bölgesindeki çok boyutlu angajman stratejisi açısından da önemli. Ankara, bu süreci yakından takip ederek, olası bir istikrarsızlık durumunda bölgedeki ekonomik ve diplomatik çıkarlarını korumak için alternatif senaryoları değerlendirmelidir.