ABD Senatosu'nun bağımsız çizgisiyle tanınan Demokrat Senatör John Fetterman (Pennsylvania), Çarşamba günü yaptığı açıklamada, Demokrat Parti'nin İsrail'e yönelik desteğini tamamen geri çekmesi durumunda kırmızı çizgisinin aşılacağını ve bunun partiden ayrılmasına yol açabileceğini belirtti. Fetterman, partiden ayrılma gibi bir niyeti olmadığını ancak İsrail meselesinde taviz vermeyeceğini vurguladı.
Gelişmenin arka planı
Fetterman'ın çıkışı, Biden yönetiminin İsrail'in Gazze operasyonlarına yönelik artan uluslararası baskı karşısında denge arayışında olduğu bir döneme denk geldi. Demokrat Parti içinde özellikle ilerici kanat, İsrail'in Filistin topraklarındaki politikalarını sert şekilde eleştirirken, Fetterman gibi merkez sağ eğilimli isimler ABD'nin geleneksel müttefiki İsrail'e desteğini sürdürmesi gerektiğini savunuyor.
Fetterman, 2022 ara seçimlerinde felç geçirmesine rağmen kazandığı Senato koltuğunda, özellikle dış politika konularında partisinden zaman zaman ayrışan bir profil çiziyor. Son olarak, İsrail'in Gazze'deki askeri operasyonlarına tam destek veren Fetterman, Senato'da yaptığı konuşmada 'İsrail'in kendini savunma hakkına inanıyorum' ifadelerini kullanmıştı. Bu tutumu, özellikle ilerici Demokratlar ve Arap-Amerikan toplumu arasında tepki çekiyor.
Parti içi gerilim, Kasım 2024 başkanlık seçimleri öncesinde Biden yönetimini zor durumda bırakıyor. Michigan gibi kritik eyaletlerdeki Arap-Amerikan seçmenler, Biden'ın İsrail politikası nedeniyle oy vermeyeceklerini sinyalini vermişti. Fetterman'ın çıkışı, Demokrat Parti'nin İsrail konusundaki bölünmüşlüğünü bir kez daha gözler önüne serdi.
Bölgesel ve küresel boyut
Fetterman'ın açıklaması, ABD'nin Orta Doğu politikasında yaşanan değişimin bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Biden yönetimi, İsrail'e askeri yardımları sürdürürken, uluslararası kamuoyunun tepkisini azaltmak için insani yardım koridoru açılması gibi adımlar atıyor. Ancak bu denge politikası, hem İsrail yanlısı hem de Filistin yanlısı kesimleri memnun etmekte zorlanıyor.
Öte yandan, ABD'de yapılan anketler, özellikle genç seçmenler arasında İsrail'e desteğin azaldığını gösteriyor. Bu durum, Demokrat Parti'nin uzun vadede İsrail politikasını yeniden şekillendirmesine yol açabilir. Fetterman'ın 'kırmızı çizgi' uyarısı, partinin bu konuda daha radikal bir dönüşüm yaşaması halinde, centrist kanadın tepkisini göstermesi açısından kritik.
Küresel ölçekte, ABD'nin İsrail'e desteğinin azalması, Orta Doğu'daki güç dengelerini değiştirebilir. Suudi Arabistan gibi bölgesel aktörler, ABD'nin çekilmesi durumunda İran'ın nüfuzunun artmasından endişe ediyor. Bu nedenle Fetterman'ın çıkışı, sadece ABD iç siyaseti değil, bölgesel jeopolitik açısından da yakından izleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin Filistin politikası ve ABD ile ilişkileri açısından önemli sinyaller taşıyor. ABD'de Demokrat Parti içinde İsrail'e desteğin azalması, Ankara'nın Filistin davasına verdiği desteğin uluslararası alanda daha fazla karşılık bulmasına yol açabilir. Ancak Fetterman'ın açıklaması, ABD'nin İsrail politikasında radikal bir değişim anlamına gelmiyor; daha çok parti içi bir tartışmayı yansıtıyor. Türkiye, bu süreçte ABD ile İsrail konusundaki farklılıklarını yönetmek ve bölgesel çıkarlarını korumak için dengeli bir diplomasi izlemek zorunda. Ayrıca, Demokrat Parti'deki bu ayrışma, Türkiye'nin ABD Kongresi ile ilişkilerinde yeni fırsat pencereleri açabilir.