ABD'de bir federal yargıç, Cuma günü Adalet Bakanlığı'nın ülke genelinde seçmen kayıt kayıtlarını toplama ve şüpheli yabancı uyrukluları tespit etme çabasını iptal etti. Karar, Trump yönetiminin, gönüllü olarak işbirliği yapan eyaletlerde bile programı sürdürmesini engelledi. ABD Bölge Yargıcı Sparkle Sooknanan tarafından verilen karar, seçmen bilgilerinin gizliliği ve federal hükümetin yetki sınırları konusundaki tartışmayı yeniden alevlendirdi.
Programın Arka Planı ve Yargı Kararı
Adalet Bakanlığı, seçmen kayıt kayıtlarını toplayarak, seçmenlerin ABD vatandaşı olup olmadığını doğrulamak için ulusal bir veritabanı oluşturmayı amaçlıyordu. Bu kapsamda eyaletlere, seçmen listelerini federal hükümetle paylaşmaları çağrısında bulunulmuştu. Ancak birçok eyalet, seçmen bilgilerinin gizliliği ve federal müdahale endişesiyle bu talebe direnç göstermişti. Yargıç Sooknanan, kararında, Adalet Bakanlığı'nın bu girişiminin yasal dayanağının bulunmadığını ve eyaletlerin seçmen bilgilerini federal hükümetle paylaşma zorunluluğu olmadığını vurguladı. Karar, programın gönüllü katılım gösteren eyaletlerde bile uygulanmasını durduruyor.
Trump yönetimi, seçmen sahtekarlığını önleme gerekçesiyle bu programı savunmuştu. Ancak eleştirmenler, programın azınlık seçmenleri ve düşük gelirli grupları hedef alabileceğini ve seçmen baskısına yol açabileceğini belirtiyordu. Yargıç Sooknanan'ın kararı, seçmen hakları savunucuları tarafından memnuniyetle karşılandı. Adalet Bakanlığı'nın karara itiraz edip etmeyeceği henüz bilinmiyor.
Seçmen Bilgileri ve Federal Yetki Tartışması
Bu dava, ABD'de federal hükümetin eyalet seçim süreçlerine müdahale yetkisi konusundaki uzun süredir devam eden tartışmanın bir parçası. Anayasa'ya göre seçimlerin yönetimi büyük ölçüde eyaletlere bırakılmış durumda. Federal hükümetin seçmen bilgilerini toplama çabası, eyaletlerin özerkliğine bir müdahale olarak görülüyor. Ayrıca, seçmen kayıtlarının gizliliği, kişisel verilerin korunması açısından da hassas bir konu. Karar, federal hükümetin seçmen verilerini toplama konusundaki sınırlarını yeniden çizmiş oldu.
Uzmanlar, bu kararın, önümüzdeki dönemde benzer girişimler için emsal teşkil edebileceğini belirtiyor. Adalet Bakanlığı'nın programı, seçmen sahtekarlığını önleme iddiası taşısa da, somut bir sahtekarlık kanıtı sunulmamıştı. Yargı kararı, seçmen bilgilerinin toplanmasının keyfi ve hukuka aykırı olduğunu ortaya koydu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'deki bu gelişme, doğrudan Türkiye'yi ilgilendirmese de, küresel ölçekte seçim güvenliği ve veri gizliliği tartışmalarına işaret ediyor. Türkiye, kendi seçim süreçlerinde ve veri koruma mevzuatında hassasiyet gösteriyor. ABD'de federal yargının yürütmeyi durdurma kararı, hukuk devleti ilkesinin bir yansıması olarak görülebilir. Türkiye-ABD ilişkilerinde seçim güvenliği doğrudan bir başlık değil; ancak ABD'deki iç siyasi ve hukuki gelişmeler, iki ülke arasındaki diplomatik ve ekonomik ilişkileri dolaylı yönden etkileyebilir. Türkiye, ABD'deki seçim süreçlerini yakından takip eden ülkeler arasında.