Eski ABD Başkanı Donald Trump, Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne (ICC) yönelik yaptırımların İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve diğer İsrailli yetkilileri korumayı amaçladığını açıkladı. Trump, sosyal medya platformu Truth Social üzerinden yaptığı paylaşımda, "ICC'ye uyguladığımız yaptırımlar, Başbakan Netanyahu ve diğerlerini korumak içindir" ifadelerini kullandı. Bu açıklama, ICC'nin İsrail'in Gazze'deki savaş suçlarına ilişkin soruşturması ve olası tutuklama emirleri tartışmaları bağlamında geldi.
Yaptırımların arka planı
ABD, 2020 yılında ICC yetkililerine yönelik yaptırımlar uygulamıştı. O dönemde Trump yönetimi, ICC'nin ABD askerlerine ilişkin soruşturmalarına misilleme olarak mahkemenin üst düzey yetkililerine vize yasağı ve mali yaptırımlar getirmişti. Şimdi Trump'ın açıklamaları, ICC'nin İsrail'e yönelik soruşturmalarına karşı bir destek mesajı olarak yorumlanıyor. ICC savcısı Kerim Han, geçtiğimiz aylarda Gazze'de işlenen savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar konusunda soruşturma başlatmış ve İsrailli yetkililerin yanı sıra Hamas liderleri hakkında da tutuklama emri çıkarılması ihtimalini gündeme getirmişti. ABD yönetimi, ICC'nin İsrail üzerindeki yargı yetkisini tanımadığını savunuyor.
Trump'ın açıklamaları, ABD'nin İsrail'e verdiği koşulsuz destek politikasının bir devamı niteliğinde. Beyaz Saray daha önce de ICC'nin İsrail'e yönelik adımlarını eleştirmiş ve mahkemenin siyasileştiğini öne sürmüştü. İsrail ise ICC'yi önyargılı olmakla suçlayarak soruşturmayı reddediyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu gelişme, uluslararası hukuk ve adalet mekanizmaları açısından önemli bir tartışmayı gündeme getiriyor. ICC, 2002'de kurulduğundan bu yana en ciddi meşruiyet sınavlarından birini yaşıyor. ABD gibi büyük bir gücün mahkemeye yönelik yaptırım tehditleri, diğer ülkelerin ICC'ye olan güvenini sarsabilir. Öte yandan, İsrail'in Gazze'deki eylemlerine ilişkin soruşturmalar, insan hakları örgütleri ve birçok ülke tarafından destekleniyor. Trump'ın açıklamaları, ABD'nin Orta Doğu politikasında İsrail yanlısı tutumunu bir kez daha teyit ediyor ve uluslararası toplumda bölünmelere yol açabilir. Ayrıca, ABD'nin ICC'ye yönelik tutumu, diğer uluslararası kurumlarla ilişkilerinde de bir emsal oluşturabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, ICC'nin İsrail soruşturmasını yakından takip ediyor ve Filistin'in yanında yer alıyor. Trump'ın açıklamaları, ABD'nin uluslararası hukuku araçsallaştırdığı yönündeki eleştirileri güçlendirebilir. Türkiye, ICC'nin bağımsızlığını savunurken, İsrail'in hesap verebilirliği konusunda uluslararası baskının artmasını istiyor. Bu gelişme, Türkiye'nin BM ve diğer platformlarda İsrail'e yönelik adalet çağrılarını destekler nitelikte. Ayrıca, ABD'nin yaptırım tehditleri, Türkiye'nin uluslararası hukuk ve adalet sistemine olan bağlılığını vurgulaması için bir fırsat yaratabilir. Ancak, Türkiye-ABD ilişkilerinde yeni bir gerilim unsuru olma potansiyeli taşıyor.