Federal Rezerv Başkanı Kevin Warsh, Çarşamba günü yaptığı açıklamada, yapay zeka (YZ) yatırım patlamasının önümüzdeki yıl içinde fiyatları yükseltme potansiyeli taşıdığını, ancak bu artışların otomatik olarak enflasyonist baskı yaratmayabileceğini belirtti. Warsh, New York Ekonomi Kulübü'nde gerçekleştirdiği konuşmada, YZ odaklı altyapı harcamalarının kısa vadede talep artışına neden olabileceğini, ancak bu harcamaların aynı zamanda verimlilik kazanımları sağlayarak arz tarafını güçlendirebileceğini ifade etti. "YZ yatırımları, ekonominin üretim kapasitesini artırarak uzun vadede fiyat istikrarına katkıda bulunabilir" diyen Warsh, bu nedenle Merkez Bankası'nın mevcut duruşunu koruması gerektiğini vurguladı. Açıklamalar, piyasalarda Fed'in faiz indirimlerine yönelik beklentileri yeniden şekillendirdi.
Gelişmenin arka planı: YZ yatırımları ve enflasyon dinamikleri
Warsh'ın yorumları, ABD'de teknoloji devlerinin YZ altyapısına milyarlarca dolar akıttığı bir döneme denk geldi. Microsoft, Google, Amazon ve Meta gibi şirketler, veri merkezleri, işlemciler ve yazılım geliştirme için rekor düzeyde harcama yapıyor. Bu harcamalar, inşaat malzemelerinden yarı iletkenlere kadar geniş bir yelpazede talebi körüklüyor. Ancak Warsh, bu talebin geçici olabileceğini ve YZ'nin uzun vadede işletmelerin maliyetlerini düşürerek fiyatları dengeleyebileceğini savundu. "Tarihsel olarak, büyük teknoloji yatırımları önce fiyatları yükseltir, ardından verimlilik kazanımları devreye girer" diyen Warsh, 1990'lardaki internet patlamasını örnek gösterdi. O dönemde de benzer bir modelin yaşandığını, ancak nihayetinde enflasyonun kontrol altına alındığını hatırlattı.
Warsh'ın açıklamaları, Fed'in enflasyonla mücadelede izlediği temkinli politikayla uyumlu. Merkez Bankası, geçen yıl faizleri yüzde 5,25-5,50 aralığında sabit tutarken, piyasalar 2025 yılında üç faiz indirimi bekliyor. Ancak Warsh, YZ harcamalarının yaratacağı kısa vadeli fiyat artışlarının, Fed'in bu planlarını etkilememesi gerektiğini ima etti. "Enflasyonun kalıcı olup olmadığını anlamak için arz tarafına bakmalıyız" diyen Warsh, üretim kapasitesini artıran yatırımların fiyat baskılarını azaltacağını belirtti.
Bölgesel ve küresel boyut: YZ yatırımlarının dünya ekonomisine etkisi
YZ yatırım dalgası sadece ABD'yle sınırlı değil; Çin, Avrupa Birliği ve Japonya da benzer harcamaları artırıyor. Uluslararası Para Fonu (IMF) yakın tarihli bir raporda, YZ'nin küresel GSYİH'ya yıllık 0,5-1 puan katkı sağlayabileceğini, ancak bu katkının ülkeler arasında eşit dağılmayacağını vurguladı. Gelişmiş ekonomiler, YZ yatırımlarından daha fazla fayda sağlarken, gelişmekte olan ülkeler teknoloji açığı ve altyapı eksiklikleri nedeniyle geride kalma riski taşıyor. Bu durum, küresel ticaret dengesizliklerini derinleştirebilir ve emtia fiyatlarında oynaklığa yol açabilir. Özellikle enerji yoğun veri merkezleri, elektrik talebini artırarak enerji piyasalarında baskı yaratıyor. Warsh'ın işaret ettiği gibi, kısa vadeli fiyat artışları enflasyonu tetiklemezse bile, bu baskılar merkez bankalarının para politikalarını yeniden değerlendirmesine neden olabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, küresel YZ yatırımlarındaki bu dalgadan dolaylı olarak etkilenecek. ABD ve Çin'in YZ altyapısına yaptığı dev yatırımlar, teknoloji ürünleri ve yarı iletken fiyatlarını yükseltebilir; bu da Türkiye'nin ithalat faturasını artırabilir. Öte yandan, YZ'nin verimlilik kazanımları küresel tedarik zincirlerini dönüştürürken, Türkiye'nin bu dönüşüme ayak uydurması kritik. Türkiye'nin kendi YZ stratejisini hızlandırması, katma değerli üretime yönelmesi ve teknoloji transferini teşvik etmesi, olası dış ticaret baskılarını hafifletebilir. Aksi takdirde, küresel rekabet gücü zayıflayabilir ve cari açık üzerinde yukarı yönlü risk oluşabilir.