Fas Adalet ve Kalkınma Partisi (PJD) Genel Sekreteri Abdilah Benkirane, İsrail ile diplomatik temsilin güçlendirilmesinin tartışıldığı bir dönemde, normalleşmeye karşı olduğunu bir kez daha açıkladı. Partinin genel sekreterliği tarafından perşembe günü yapılan yazılı açıklamada, Benkirane'in İsrail ile ilişkilerin normalleştirilmesine yönelik muhalefetini yinelediği belirtildi. Açıklama, Fas ve İsrail'in diplomatik temsil düzeylerini yükseltmeyi değerlendirdiği yönündeki haberlere yanıt olarak geldi.
Normalleşme Tartışmalarının Arka Planı
Fas, 2020 yılında ABD'nin arabuluculuğuyla İsrail ile ilişkilerini normalleştiren Abraham Anlaşmaları'na taraf olmuştu. Bu anlaşma kapsamında Fas, İsrail ile diplomatik ilişkiler kurmuş ve karşılıklı olarak irtibat büroları açmıştı. Ancak ülke içinde, özellikle İslamcı kesimler ve sol gruplar arasında normalleşmeye yönelik ciddi bir muhalefet bulunuyor. PJD, Fas'ın en büyük İslamcı partisi olarak bu muhalefetin merkezinde yer alıyor.
Benkirane, 2011-2017 yılları arasında Fas Başbakanı olarak görev yapmış, bu dönemde İsrail karşıtı söylemiyle tanınmıştı. Partisi, 2021 seçimlerinde büyük bir yenilgi alarak iktidarı kaybetmiş olsa da, sokakta ve parlamentoda önemli bir tabana sahip. Son açıklama, Fas yönetiminin İsrail ile ilişkileri daha da ileriye taşıma olasılığına karşı bir uyarı niteliği taşıyor.
Fas hükümeti, normalleşme sürecini savunurken, bu adımın ülkeye ekonomik ve diplomatik kazanımlar sağladığını, ayrıca Batı Sahra konusunda ABD'nin desteğini aldığını vurguluyor. Ancak İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırıları ve Filistin meselesindeki tutumu, Fas kamuoyunda normalleşmeye olan desteği azaltmış durumda. PJD'nin açıklaması, bu hassasiyeti yansıtıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Fas'ın İsrail ile ilişkilerini derinleştirme çabası, Orta Doğu'daki daha geniş normalleşme dalgasının bir parçası. Abraham Anlaşmaları ile BAE, Bahreyn, Sudan ve Fas İsrail ile ilişkilerini normalleştirmişti. Suudi Arabistan'ın da benzer bir adım atabileceği konuşuluyor. Ancak İsrail-Filistin çatışmasının şiddetlenmesi, bu süreci yavaşlatmış durumda.
Fas, hem Arap Birliği hem de İslam İşbirliği Teşkilatı üyesi olarak, Filistin davasına geleneksel destek veriyor. Kral 6. Muhammed, Kudüs Komitesi'nin başkanı olarak Filistin meselesinde özel bir role sahip. Bu nedenle, normalleşme adımları dikkatli bir denge gözetilerek atılıyor. Benkirane'in çıkışı, bu dengenin İslamcı taban nezdinde ne kadar kırılgan olduğunu gösteriyor.
Uluslararası alanda ise, ABD'nin Orta Doğu'da İsrail'in bölgesel entegrasyonunu teşvik etme politikası devam ediyor. Fas, bu politikada kilit bir ortak olarak görülüyor. Ancak iç muhalefet, Rabat'ın manevra alanını sınırlayabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Fas'taki normalleşme karşıtlığı, Türkiye'nin İsrail politikasıyla paralellik taşıyor. Türkiye, İsrail ile ilişkilerin normalleştirilmesine karşı çıkan ve Filistin davasını destekleyen bir tutum sergiliyor. PJD'nin açıklaması, İslam dünyasında normalleşmeye yönelik direncin sürdüğünü göstererek Türkiye'nin pozisyonunu güçlendirebilir. Ayrıca Fas'ın normalleşme sürecindeki yavaşlama, Türkiye'nin bölgesel nüfuzunu artırma fırsatı sunabilir. Ancak Türkiye-Fas ilişkileri son yıllarda inişli çıkışlı bir seyir izledi; bu tür gelişmeler iki ülke arasında ortak zemin oluşturabilir.