Fas, 2026 yılında yapılacak genel seçimlere hazırlanırken, genç seçmenler futbol sloganları, iş vaatleri ve İsrail karşıtı söylemlerle kazanılmaya çalışılıyor. Ülkenin siyasi partileri, özellikle 2023'teki büyük deprem sonrası artan ekonomik sıkıntılar ve Ceuta'daki göç krizi gibi konuları kampanya malzemesi yapıyor. İsrail'in Gazze'deki saldırıları da Fas sokaklarında yankı bulurken, partiler bu duyarlılığı oylara dönüştürmeyi hedefliyor.
Seçim Kampanyasının Arka Planı
Fas'ta siyasi partiler, gençler arasında hızla artan işsizlik ve ekonomik belirsizlikle başa çıkmak için futbol gibi popüler kültür unsurlarını kullanıyor. Ülkenin 2022 Dünya Kupası'ndaki yarı final başarısı, gençler arasında büyük bir coşku yaratmıştı. Partiler, bu coşkuyu "Fas gençliği için sahaya inin" gibi sloganlarla seçim kampanyalarına taşıyor. Ancak bu strateji, sadece sembolik kalmakla eleştiriliyor; gençler somut iş garantisi ve ekonomik reform taleplerini dile getiriyor.
Ceuta meselesi ise Fas-İspanya ilişkilerinde sürekli bir gerginlik kaynağı. İspanya'nın Afrika kıtasındaki toprağı olan Ceuta'ya yönelik Fas'ın hak iddiaları zaman zaman alevleniyor. 2021'deki göç krizi, binlerce Faslının Ceuta'ya geçişiyle sonuçlanmış ve iki ülke arasında diplomatik krize yol açmıştı. Seçim döneminde partiler, Ceuta konusunda daha milliyetçi bir söylem benimseyerek gençlerin ulusal duygularını harekete geçirmeye çalışıyor.
İsrail faktörü ise Fas siyasetinde yeni bir dinamik. 2020'de Fas'ın İsrail ile ilişkilerini normalleştirmesi, ülkede geniş bir kesim tarafından protesto edilmişti. Özellikle gençler arasında Filistin davasına destek güçlü. Son Gazze saldırıları, bu duyarlılığı daha da artırdı. Muhalefet partileri, hükümetin İsrail ile ilişkilerini eleştirerek genç oyları kazanmayı umuyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Fas'daki seçim, sadece ülke içi dinamiklerle sınırlı değil. Kuzey Afrika'da istikrar, Avrupa Birliği için kritik önemde. Fas, AB'nin göç konusunda önemli bir ortağı. Ceuta üzerinden Avrupa'ya yönelik göç akınları, AB'nin sınır güvenliği politikalarını doğrudan etkiliyor. Ayrıca Fas'ın İsrail ile ilişkileri, ABD'nin Arap dünyasındaki ittifak ağını şekillendiriyor. İbrahim Anlaşmaları çerçevesinde normalleşme, bölgesel dengeleri değiştirdi.
Futbolun siyasette bu denli öne çıkması, genç nüfusun siyasi katılımını artırma potansiyeli taşıyor. Ancak ekonomik sorunlar çözülmezse, bu ilgi kısa sürede hayal kırıklığına dönüşebilir. Fas gençliği, işsizlik oranının %30'un üzerinde olduğu bir ortamda, sadece sloganlarla ikna olmayabilir. Partilerin vaatleri arasında yer alan iş garantileri ve eğitim reformları, seçim sonrası test edilecek.
İsrail karşıtı söylemler ise Fas'ın dış politikasında bir denge arayışını yansıtıyor. Hükümet, İsrail ile ilişkileri sürdürürken, halkın Filistin hassasiyetini yönetmek zorunda. Bu denge, seçim sonrası dış politikada yeni açılımları beraberinde getirebilir. Özellikle Arap Baharı sonrası bölgesel düzenin yeniden şekillendiği bir ortamda, Fas'ın pozisyonu yakından izleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Fas'taki seçim süreci, Türkiye'nin Kuzey Afrika ve Akdeniz stratejileri açısından önemli. Türkiye, Fas ile ekonomik ve kültürel bağlarını güçlendirmeye çalışırken, İsrail ile normalleşen bir Fas'ın bölgesel dengeleri nasıl etkileyeceğini izliyor. Ceuta konusu, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki denkleminde doğrudan bir rol oynamasa da, İspanya ile ilişkilerde yeni bir parametre olabilir. İsrail karşıtı söylemlerin yükselişi, Türkiye'nin Filistin davasındaki pozisyonunu güçlendirebilir. Ayrıca, genç nüfusun siyasi katılımı ve ekonomik talepleri, Türkiye'nin bölgesel istikrar politikalarına ışık tutuyor. Fas'ın istikrarı, Akdeniz'in güney kanadında Türkiye için bir güvenlik ve ticaret koridoru anlamına geliyor.