Fas İçişleri Bakanlığı, İspanya'nın Kuzey Afrika'daki özerk kenti Ceuta'ya yönelik son toplu göç girişimlerinde 11 kişinin hayatını kaybettiğini ve yaklaşık 40 bin kişinin bölgeye geçmeye çalıştığını açıkladı. Bakanlık, konuya ilişkin ilk resmi yorumunda, 29 Eylül tarihinde yaşanan olaylarda çok sayıda kişinin yaralandığını ve bazılarının halen kayıp olduğunu bildirdi. Söz konusu girişim, İspanyol yetkililerin bir gün önce Fas tarafından ülkeye gönderilen binlerce göçmeni geri çevirmesi sonrası gerçekleşti.
Gelişmenin arka planı
Fas İçişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, "29 Eylül 2024'te, 40.000 kişilik bir grup, Ceuta'ya yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken, 11 kişi hayatını kaybetmiştir" ifadeleri kullanıldı. Açıklamada, kurtarma ekiplerinin denizde ve karada yürüttüğü çalışmalar sonucunda 5 kişinin kurtarıldığı, 3 kişinin ise hala kayıp olduğu belirtildi. Bakanlık, olayların ardından başlatılan soruşturmanın sürdüğünü ve sorumluların belirlenmesi için adli makamların çalıştığını duyurdu.
Olay, İspanyol sivil toplum kuruluşu Caminando Fronteras'ın verilerine göre, 2024 yılının ilk yarısında düzensiz göçmen sayısında önemli bir artış yaşanan bölgede meydana geldi. Söz konusu STK, yılın başından bu yana en az 400 göçmenin İspanya'ya ulaşmaya çalışırken denizde hayatını kaybettiğini raporlamıştı.
Faslı yetkililer, göç girişimlerinin organize bir şekilde yapıldığını ve insan kaçakçılığı ağlarının bu süreçte etkin olduğunu savunuyor. İçişleri Bakanlığı, bu ağlara karşı operasyonların sürdüğünü ve son haftalarda çok sayıda şüphelinin yakalandığını ifade etti. Ancak Afrika'nın farklı bölgelerinden gelen göçmenlerin, ekonomik sıkıntılar ve çatışmalar nedeniyle Akdeniz'e yönelik tehlikeli yolculuklara devam ettiği gözleniyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Ceuta ve Melilla, Avrupa Birliği'nin Afrika kıtasındaki tek kara sınırını oluşturuyor. Bu nedenle, her iki kent de düzensiz göçmenlerin Avrupa'ya ulaşmak için kullandığı en kritik geçiş noktaları arasında yer alıyor. İspanya, bu sınırların güvenliğini artırmak için hem Fas ile işbirliği yapıyor hem de Avrupa Birliği'nden mali destek alıyor. Ancak göçmen akınları, iki ülke arasında zaman zaman siyasi gerilimlere de neden oluyor. 2021 yılında, Fas'ın İspanya'ya yönelik diplomatik krizi sırasında, yaklaşık 10.000 kişi Ceuta'ya düzensiz geçiş yapmış, İspanya bu durumu "ulusal acil durum" olarak nitelendirmişti.
Bu son olay, Avrupa'nın güney sınırlarındaki göç baskısının arttığı bir dönemde yaşandı. Uluslararası Göç Örgütü'ne göre, 2024 yılında Akdeniz üzerinden Avrupa'ya ulaşmaya çalışanların sayısı, geçen yılın aynı dönemine göre önemli ölçüde arttı. İtalya ve Yunanistan da benzer göç dalgalarıyla karşı karşıya kaldı. Uzmanlar, Afrika'daki siyasi istikrarsızlık, ekonomik durgunluk ve iklim değişikliği gibi faktörlerin göç rotalarını etkilemeye devam edeceğini belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, doğu Akdeniz ve Ege'de düzensiz göçle mücadelede kritik bir ülke konumunda. Fas ile İspanya arasındaki bu tür olaylar, Avrupa'nın göç politikaları üzerindeki tartışmaları yeniden alevlendirebilir ve Brüksel'in üçüncü ülkelerle yaptığı göç anlaşmalarını gündeme getirebilir. Türkiye, 2016 tarihli AB-Türkiye mutabakatı kapsamında göçmen akınlarını kontrol etme çabalarını sürdürüyor. Bu gelişme, göçün yalnızca tek bir ülkenin sorunu olmadığını, tüm bölge için ortak bir yönetim gerektirdiğini gösteriyor. Türkiye'nin göç konusundaki deneyimi ve coğrafi konumu, Avrupa ile işbirliği kapılarını aralayabilir; ancak bu durum, ülkenin üzerindeki göç yükünü de artırabilir.