ABD Savunma Bakanlığı'nın (Pentagon) yakın tarihli bir raporuna göre, F-35 hayalet savaş uçağının ömür boyu maliyeti ilk kez 2 trilyon doların altına çekildi. Bununla birlikte, uçağın satın alma maliyetlerinde 51 milyar dolarlık bir artış öngörülüyor. Raporda, programın toplam maliyetinin 1,9 trilyon dolara gerilediği belirtilirken, bu düşüşün büyük ölçüde işletme ve bakım giderlerine ilişkin revize hesaplamalardan kaynaklandığı ifade ediliyor. F-35 programı, tarihin en pahalı silah sistemi olma özelliğini taşıyor.
Programın toplam maliyeti revize edildi
Pentagon'un Yıllık Maliyet Raporu'na göre, F-35 programının 2023 mali yılı itibarıyla toplam ömür boyu maliyeti 1,9 trilyon dolar olarak hesaplandı. Bu rakam, bir önceki yılki 2,1 trilyon dolarlık tahmine kıyasla yaklaşık 200 milyar dolarlık bir azalmaya işaret ediyor. Ancak raporda, satın alma maliyetlerinin 51 milyar dolar artacağı ve toplam satın alma bedelinin 438 milyar dolara yükseleceği vurgulanıyor. Bu artışın, enflasyon ve üretimdeki gecikmelerden kaynaklandığı belirtiliyor.
F-35 programı, Lockheed Martin tarafından üretilen ve üç farklı varyantı bulunan (F-35A, F-35B ve F-35C) beşinci nesil savaş uçağını kapsıyor. ABD Hava Kuvvetleri, Deniz Kuvvetleri ve Deniz Piyadeleri'nin yanı sıra uluslararası ortaklar tarafından da kullanılan uçak, stealth teknolojisi ve sensör füzyonu gibi özellikleriyle öne çıkıyor. Programın toplam maliyetindeki düşüş, uçağın kullanım ömrünün uzatılması ve bakım maliyetlerinin daha iyi öngörülmesiyle ilişkilendiriliyor.
Pentagon yetkilileri, maliyet revizyonunun programın verimliliğine yönelik olumlu bir işaret olduğunu ancak hâlâ ciddi zorluklarla karşı karşıya olunduğunu kabul ediyor. F-35'in uçuş saati başına maliyeti, önceki nesil savaş uçaklarına kıyasla oldukça yüksek. Savunma Bakanlığı, bu maliyeti saat başına 30 bin dolara düşürmeyi hedefliyor; ancak şu anki rakamlar bu hedefin oldukça üzerinde. Ayrıca, uçağın yazılım güncellemeleri ve motor bakımı gibi konularda yaşanan sorunlar da maliyetleri artıran etkenler arasında gösteriliyor.
Küresel savunma harcamalarına etkisi
F-35 programı, yalnızca ABD için değil, uluslararası ortaklar açısından da büyük önem taşıyor. Türkiye'nin de aralarında bulunduğu bazı ülkeler programdan çıkarılırken, Belçika, Polonya, İsviçre ve Finlandiya gibi ülkeler son yıllarda F-35 satın alma kararı aldı. Bu ülkeler, uçağın artan satın alma maliyetine rağmen uzun vadede sağlayacağı caydırıcılık ve teknolojik üstünlük nedeniyle tercihlerini F-35'ten yana kullanıyor. Ancak, özellikle Avrupa ülkelerinde savunma bütçeleri üzerinde yarattığı baskı, tartışmaları da beraberinde getiriyor.
F-35'in ömür boyu maliyetinin düşmesi, programın sürdürülebilirliği açısından olumlu bir gelişme olarak değerlendirilse de, satın alma maliyetlerindeki artış, üretici Lockheed Martin ile Pentagon arasında yeni müzakerelere yol açabilir. Ayrıca, uçağın bakım ve işletme giderlerinin gelecekte de yakından takip edilmesi gerekiyor. Uzmanlar, F-35'in maliyet etkinliğinin ancak uzun vadede görülebileceğini, bu nedenle programın yakından izlenmesi gerektiğini vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, F-35 programından 2019 yılında S-400 hava savunma sistemi alımı nedeniyle çıkarılmıştı. Bu gelişme, Türk savunma sanayisini yerli savaş uçağı projesi KAAN'a (eski adıyla TF-X) yönlendirdi. F-35'in maliyetindeki bu revizyon, Türkiye'nin programdan çıkarılmasının yol açtığı kayıpları bir kez daha gündeme getirse de, Türkiye'nin kendi beşinci nesil savaş uçağını geliştirme kararlılığı devam ediyor. Ayrıca, F-35'in artan satın alma maliyeti, Türkiye'nin gelecekte olası bir katılım veya başka bir savaş uçağı tedarikinde pazarlık gücünü dolaylı olarak artırabilir. Küresel ölçekte ise, bu tür maliyetlerin yükselmesi, savunma harcamalarının sürdürülebilirliği konusundaki tartışmaları da beraberinde getiriyor.