Etiyopya’nın kuzeyindeki Tigray bölgesinde iki yıl süren kanlı iç savaşın ardından sağlanan kırılgan barış, yeniden tehdit altında. Tigray Halk Kurtuluş Cephesi (TPLF) içindeki sertlik yanlısı grupların, Eritre’nin de desteğiyle ülkeyi yeniden savaşa sürüklemeye çalıştığı belirtiliyor. Oysa Etiyopya halkı, çatışmaların yıkıcı sonuçlarını görmüş ve barışı açıkça tercih etmiş durumda.
Gelişmenin arka planı
Etiyopya federal hükümeti ile TPLF arasında Kasım 2022’de imzalanan Pretoria Barış Anlaşması, iki yıl süren ve on binlerce kişinin ölümüne, milyonlarca insanın yerinden edilmesine yol açan savaşı sona erdirmişti. Ancak anlaşmanın uygulanması beklenen hızda ilerlemiyor. TPLF’nin silahsızlandırılması, geçiş hükümetinin kurulması ve Eritre güçlerinin Tigray’dan çekilmesi gibi kilit maddeler henüz tam olarak hayata geçirilmedi.
Bu ortamda, TPLF içinde eski komutanların öncülük ettiği bir grup, barış sürecini baltalamak için Eritre yönetimiyle işbirliği yapıyor. Eritre Devlet Başkanı Isaias Afwerki’nin, Etiyopya’nın istikrarsızlaşmasından çıkar sağladığı bilinen bir gerçek. Eritre, savaş sırasında TPLF’ye karşı Etiyopya ordusunun yanında yer almış olsa da, şimdi barış sürecinin başarısız olması için TPLF’nin şahin kanadını kışkırttığı iddia ediliyor.
Bölgesel veya küresel boyut
Etiyopya’nın yeniden savaşa sürüklenmesi, sadece ülke için değil, tüm Doğu Afrika bölgesi için felaket anlamına geliyor. Etiyopya, Afrika Boynuzu’nun en kalabalık ülkesi ve bölgesel istikrarın kilit taşı. Olası bir çatışma, Sudan, Somali ve Cibuti’yi de etkileyecek bir mülteci krizine yol açabilir. Ayrıca Etiyopya’nın Nil Nehri üzerindeki Büyük Etiyopya Rönesans Barajı’nın (GERD) işletilmesi konusunda Mısır ve Sudan ile yaşanan anlaşmazlık da yeniden alevlenebilir.
Uluslararası toplum, özellikle Afrika Birliği, ABD ve Avrupa Birliği, barış sürecine destek veriyor ancak somut sonuçlar alınamıyor. TPLF içindeki bölünmeler ve Eritre’nin yıkıcı rolü, diplomatik çabaları baltalıyor. Uzmanlar, Pretoria Anlaşması’nın uygulanması için daha güçlü bir uluslararası baskı ve izleme mekanizması gerektiğini vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Etiyopya ile son yıllarda güçlenen ekonomik ve askeri işbirliğine sahip. Özellikle savunma sanayii alanında imzalanan anlaşmalar ve Türk İHA’larının Etiyopya ordusu tarafından kullanılması, Ankara’nın bölgedeki etkisini artırıyor. Etiyopya’da yeniden savaş çıkması, Türkiye’nin Afrika Boynuzu’ndaki yatırımlarını ve diplomatik kazanımlarını tehlikeye atabilir. Ayrıca istikrarsızlık, Türkiye’nin Somali’deki askeri varlığı ve Kızıldeniz’deki güvenlik çıkarları açısından da risk oluşturuyor. Bu nedenle Ankara’nın, barış sürecini destekleyen ve Eritre’yi dizginlemeyi hedefleyen uluslararası çabalara aktif katkı sağlaması beklenebilir.