Etiyopya federal güçleri, Tigray isyancılarının bölgesel başkenti Mekelle'nin kontrolünü yeniden ele geçirdi. Yerel kaynakların Pazar günü aktardığı bilgilere göre, federal ordu kentte hakimiyeti sağladı. Bu gelişme, Etiyopya'nın bölgesel rakiplerinin Mısır'da bir araya gelerek olası bir bölgesel savaş riskini tartıştığı sırada yaşandı. Tigray Halk Kurtuluş Cephesi (TPLF) liderliğindeki isyancılar, geçtiğimiz yıl kasım ayında başlayan çatışmalarda stratejik kazanımlar elde etmiş ve haziran ayında Mekelle'i ele geçirmişti. Federal hükümetin kenti geri alması, çatışmanın seyrini değiştirebilecek kritik bir adım olarak değerlendiriliyor.
Gelişmenin Arka Planı
Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed, 2020 Kasım'ında Tigray bölgesine askeri operasyon başlatmıştı. Operasyonun gerekçesi, TPLF'nin federal hükümete karşı düzenlediği iddia edilen saldırılardı. Ancak aylar süren çatışmalar, Tigray kuvvetlerinin direncini kıramadı. Haziran 2021'de Tigray güçleri Mekelle'i geri alarak federal güçleri bölgeden çıkardı. O tarihten bu yana Tigray kuvvetleri, Amhara ve Afar bölgelerine doğru ilerleyerek başkent Addis Ababa'yı tehdit eder hale gelmişti. Federal hükümet ise son haftalarda karşı taarruza geçerek kaybettiği toprakları geri kazanmaya başladı. Mekelle'in düşmesi, Tigray kuvvetlerinin lojistik ve stratejik açıdan zor duruma düşebileceğini gösteriyor. Ancak bağımsız doğrulama yapılamadığı için çatışmanın gerçek seyri belirsizliğini koruyor.
Öte yandan, Etiyopya'nın bölgesel rakipleri Mısır'da bir araya geldi. Mısır, Sudan ve Güney Sudan temsilcilerinin katıldığı toplantıda, Etiyopya'daki iç savaşın bölgeye yayılma riski ele alındı. Mısır, uzun süredir Etiyopya ile Nil Nehri suları ve Büyük Etiyopya Rönesans Barajı (GERD) konusunda anlaşmazlık yaşıyor. Mısır ve Sudan, barajın su akışını azaltacağı endişesiyle karşı çıkarken, Etiyopya barajın kendi enerji ihtiyacı için hayati olduğunu savunuyor. İç savaşın uzaması, baraj meselesini daha da karmaşık hale getirebilir. Toplantıda ayrıca Tigray krizinin insani boyutu ve mülteci akınları da gündeme geldi.
Etiyopya hükümeti, Tigray kuvvetlerini "terör örgütü" olarak nitelendiriyor ve operasyonların meşru müdafaa olduğunu belirtiyor. Tigray yönetimi ise federal hükümeti soykırım yapmakla suçluyor. Uluslararası kuruluşlar, bölgede ciddi insan hakları ihlalleri ve insani kriz olduğu uyarısında bulunuyor. Birleşmiş Milletler, Tigray'a yardım ulaştırılmasının engellendiğini ve yüz binlerce kişinin açlıkla karşı karşıya olduğunu bildiriyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Etiyopya'daki savaş, sadece ülke içi bir çatışma değil; aynı zamanda Afrika Boynuzu'nun jeopolitik dengesini de etkiliyor. Eritre, Etiyopya federal güçlerini desteklerken; Sudan, Tigray kuvvetlerine sempatiyle bakıyor. Mısır ise Nil Nehri anlaşmazlığı nedeniyle Etiyopya'ya karşı mesafeli. Bu durum, bölgede vekalet savaşları riskini artırıyor. ABD ve Avrupa Birliği, taraflara ateşkes çağrısı yaparken; Çin ve Rusya, Etiyopya hükümetiyle ilişkilerini sürdürüyor. Çin, Etiyopya'nın en büyük yatırımcılarından biri ve başkent Addis Ababa'daki demiryolu projeleriyle ülke ekonomisinde önemli bir rol oynuyor. Rusya ise silah satışıyla Etiyopya ordusunu destekliyor.
Mekelle'in federal güçlerin eline geçmesi, Tigray kuvvetlerinin müzakere masasına oturma ihtimalini artırabilir. Ancak Tigray liderleri, kuşatma altında teslim olmayacaklarını açıklamıştı. Savaşın uzaması, Etiyopya ekonomisini de olumsuz etkiliyor. Enflasyon yükseliyor, yatırımlar durma noktasına geldi. Ülkenin kalkınma hamlesi sekteye uğradı. Bölgesel istikrarsızlık, komşu ülkelere mülteci akınını tetikliyor. Sudan, son aylarda on binlerce Etiyopyalı mülteciyi kabul etti.
Uluslararası toplum, çatışmanın sona ermesi için diplomatik girişimlerini sürdürüyor. Afrika Birliği, taraflar arasında arabuluculuk yapmaya çalışıyor ancak somut bir sonuç alınamadı. ABD'nin Etiyopya özel temsilcisi Jeffrey Feltman, taraflarla görüşmeler gerçekleştirdi. Ancak Tigray yönetimi, Abiy Ahmed hükümetiyle doğrudan görüşmeyi reddediyor. Mısır'daki toplantı, bölgesel aktörlerin endişelerini dile getirmesi açısından önemliydi. Mısır Dışişleri Bakanı Sameh Shoukry, "Etiyopya'daki istikrarsızlık, tüm bölgeyi etkiler" dedi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Etiyopya'daki iç savaş, Türkiye'nin Afrika Boynuzu politikalarını doğrudan etkiliyor. Türkiye, son yıllarda Etiyopya ile ekonomik ve askeri ilişkilerini güçlendirmişti. Türk müteahhitlik firmaları ülkede altyapı projeleri yürütüyor; TUSAŞ, Etiyopya'ya insansız hava aracı satmıştı. Savaşın uzaması, bu projeleri ve yatırımları riske atıyor. Ayrıca Türkiye, Kızıldeniz ve Bab-el-Mendeb Boğazı'nın güvenliğiyle yakından ilgileniyor. Etiyopya'daki istikrarsızlık, deniz ticaret yollarını ve bölgesel güvenliği tehdit edebilir. Türkiye'nin, taraflara ateşkes çağrısı yapması ve insani yardım koridorlarının açılması için diplomatik çaba göstermesi bekleniyor. Mısır ile yaşanan Nil anlaşmazlığında ise Türkiye dengeli bir tutum izliyor.