Etiyopya, ülkenin kuzeyindeki Tigray bölgesinde yeniden alevlenme potansiyeli taşıyan çatışmalar ve Eritre ile Kızıldeniz'e erişim konusunda artan gerilimlerin gölgesinde kritik bir genel seçime hazırlanıyor. Seçim, Başbakan Abiy Ahmed'in 2018'de iktidara gelmesinden bu yana ülkenin karşı karşıya olduğu en büyük sınav olarak görülüyor. Oylama, siyasi istikrarsızlık, etnik gerilimler ve ekonomik zorluklarla boğuşan ülkede ulusal birliğin sağlanması açısından belirleyici olacak.
Tigray'da yeniden çatışma riski
2020-2022 yılları arasında süren ve on binlerce kişinin ölümüne, milyonlarca insanın yerinden edilmesine yol açan Tigray savaşı, Kasım 2022'de imzalanan Pretoria Barış Anlaşması ile sona ermişti. Ancak anlaşmanın uygulanmasında yaşanan gecikmeler, bölgede yeniden çatışma çıkabileceği endişelerini artırıyor. Etiyopya ordusu ile Tigray isyancıları arasında silahsızlanma ve geçiş hükümetinin kurulması gibi kritik adımlar henüz tamamlanmadı. Tigray yetkilileri, federal hükümetin anlaşmanın ruhuna uymadığını ve bölgeyi marjinalleştirdiğini iddia ediyor. Bu durum, seçim sürecinde tansiyonun yükselmesine neden oluyor.
Öte yandan, Eritre ile ilişkiler de Kızıldeniz'e erişim konusunda yeni bir krize sürükleniyor. Etiyopya, denize kıyısı olmayan bir ülke olarak, ticaretinin büyük kısmını Eritre'nin Assab limanı üzerinden yapıyor. Ancak son dönemde iki ülke arasında liman kullanımı ve egemenlik hakları konusunda anlaşmazlık yaşanıyor. Eritre, Etiyopya'nın limanı kullanma taleplerini reddederken, Etiyopya alternatif yollar arayışına girdi. Bu gerilim, iki ülke arasında 1998-2000 yıllarında yaşanan savaşı hatırlatıyor ve Afrika Boynuzu'nda geniş çaplı bir istikrarsızlığa yol açabilecek potansiyele sahip.
Seçimin bölgesel ve küresel boyutu
Etiyopya'daki seçimler, yalnızca ülkenin iç siyaseti için değil, Afrika Boynuzu'nun istikrarı açısından da büyük önem taşıyor. Etiyopya, bölgenin en büyük ekonomisi ve askeri gücü olarak Somali, Sudan, Kenya gibi komşu ülkelerdeki istikrara doğrudan etki ediyor. Ayrıca Etiyopya, Nil Nehri'nin ana kaynağı olan Mavi Nil üzerinde inşa ettiği Rönesans Barajı nedeniyle Mısır ve Sudan ile uzun süredir bir anlaşmazlık yaşıyor. Seçim sonuçları, bu sorunların çözümüne yönelik tutumları da belirleyecek.
Uluslararası toplum, Etiyopya'daki gelişmeleri yakından izliyor. ABD ve Avrupa Birliği, seçimlerin barışçıl ve şeffaf bir şekilde yapılması çağrısında bulunurken, Çin ve Rusya ise Etiyopya ile ekonomik ve askeri işbirliğini derinleştirme çabasında. Seçimlerin ardından oluşacak hükümetin, ülkenin karşı karşıya olduğu yapısal sorunlarla nasıl başa çıkacağı merak konusu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Etiyopya ile son yıllarda güçlü bir ekonomik ve diplomatik ilişki geliştirmiştir. Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Etiyopya'da kalkınma projeleri yürütmekte, Türk şirketleri ise inşaat, enerji ve tekstil sektörlerinde faaliyet göstermektedir. 2023 yılında iki ülke arasındaki ticaret hacmi 500 milyon doları aşmıştır. Etiyopya'da yaşanacak bir istikrarsızlık, Türk yatırımlarını ve bölgedeki diplomatik nüfuzu olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, Etiyopya'nın Kızıldeniz'e erişim sorunu, Türkiye'nin Somali'deki askeri varlığı ve Kızıldeniz güvenliğine yönelik politikalarıyla da bağlantılıdır. Bu nedenle Ankara, seçim sürecini ve sonrasını yakından takip etmekte, tüm taraflarla diyalog kanallarını açık tutmaktadır.