Etiyopya'da Tigray isyancıları, hükümet güçlerinin "topyekûn bir saldırı" başlattığını öne sürerek karşılık verdiklerini açıkladı. Hükümet ise çatışmayı isyancıların başlattığını savunuyor. Yeni bir isyancı ittifakının ortaya çıkması, ülkenin yeniden topyekûn bir iç savaşa sürüklenebileceği endişelerini artırdı. Tigray Halk Kurtuluş Cephesi (TPLF) ve müttefikleri, son haftalarda Ahmara ve Afar bölgelerinde yoğunlaşan çatışmaların sorumluluğunu hükümete yüklerken, Addis Ababa yönetimi isyancıların ateşkesi bozduğunu iddia ediyor.
Gelişmenin Arka Planı
Kasım 2020'de başlayan Tigray savaşı, dokuz aylık bir aradan sonra yeniden alevlendi. Tigray Savunma Kuvvetleri (TDF), Temmuz 2021'de Tigray bölgesinin büyük bölümünü geri alarak Ahmara ve Afar'a doğru ilerlemeye başladı. Bu ilerleyiş, Etiyopya hükümeti için stratejik bir tehdit oluşturdu; zira TDF, başkent Addis Ababa'ya yönelik bir yürüyüş ihtimalini gündeme getirdi. Hükümet, Ağustos 2021'de ülke çapında seferberlik ilan ederek milyonlarca vatandaşı silah altına çağırdı. TDF ile birlikte hareket eden Oromo Kurtuluş Ordusu (OLA) ve diğer silahlı gruplar, geçtiğimiz günlerde "Etiyopya Birleşik Devrimci Güçleri" adı altında bir ittifak kurdu. Bu ittifak, hükümeti devirmeyi ve geçici bir yönetim kurmayı hedefliyor. İttifakın kurulması, çatışmanın etnik ve bölgesel sınırları aşarak ülke geneline yayılabileceği yorumlarına yol açtı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Etiyopya'daki istikrarsızlık, Afrika Boynuzu'nda geniş yankı uyandırıyor. Komşu ülkeler Eritre, Sudan, Güney Sudan, Somali ve Cibuti, olası bir mülteci akını ve ekonomik çöküşten endişeli. Eritre, Tigray savaşında Etiyopya hükümetini destekleyerek asker göndermişti; şimdi TDF'nin Eritre topraklarına yönelik olası saldırılarından korkuluyor. Sudan, El Fashaga bölgesinde Etiyopya ile sınır anlaşmazlığı yaşıyor ve çatışmanın yayılması durumunda daha fazla mülteciyi barındırmak zorunda kalabilir. Uluslararası toplum, BM Güvenlik Konseyi ve Afrika Birliği üzerinden ateşkes çağrıları yapıyor ancak somut bir adım atılamıyor. ABD ve AB, Tigray'daki insan hakları ihlalleri nedeniyle Etiyopya'ya yaptırım uygulamayı tartışıyor. Çin ve Rusya ise hükümete destek vererek Batı'nın müdahalesine karşı çıkıyor. Bu durum, Etiyopya krizini küresel güçler arasında bir vekalet savaşına dönüştürme potansiyeli taşıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Etiyopya ile köklü tarihî ve ekonomik bağlara sahip. İstanbul, Afrika Boynuzu'na açılan ticaret kapısı; Türk müteahhitlik firmaları ülkede altyapı projeleri yürütüyor. Olası bir iç savaş, Türk yatırımlarını ve bölgesel istikrarı tehdit eder. Ayrıca Türkiye, Somali ve Sudan'da yürüttüğü barış girişimleriyle bölgede etkin bir aktör. Etiyopya'daki çatışmanın uzaması, Türkiye'nin Afrika açılımını ve insani yardım operasyonlarını zorlaştırabilir. Ankara'nın, taraflar arasında diyalog çağrısı yaparak diplomatik çözüm arayışını sürdürmesi bekleniyor.