Etiyopya hükümeti, Mısır, Eritre ve Sudan'ı ülke içindeki silahlı grupları desteklemekle suçlayarak bölgesel bir çatışmanın kapıda olduğu uyarısında bulundu. Başkent Addis Ababa'dan yapılan açıklamada, bu ülkelerin Etiyopya'nın istikrarını bozmaya yönelik gizli operasyonlar yürüttüğü iddia edildi. Gelişme, Afrika Boynuzu'nda zaten kırılgan olan güvenlik dengelerini daha da gerginleştirdi.
Gelişmenin Arka Planı
Etiyopya, son yıllarda iç çatışmalarla sarsılıyor. Tigray Halk Kurtuluş Cephesi (TPLF) ile 2020-2022 arasında yaşanan kanlı savaş, yüz binlerce can kaybına ve milyonlarca insanın yerinden edilmesine neden oldu. 2022'de imzalanan Pretoria Anlaşması ile Tigray cephesinde çatışmalar durdurulsa da, ülkenin diğer bölgelerinde, özellikle Amhara ve Oromia'da silahlı gruplarla mücadele devam ediyor. Etiyopya hükümeti, bu grupların dış güçler tarafından desteklendiğini savunuyor.
Mısır ile Etiyopya arasındaki gerilim, büyük ölçüde Nil Nehri suları ve Etiyopya'nın inşa ettiği Rönesans Barajı (GERD) kaynaklı. Mısır, barajın Nil su akışını azaltacağı endişesiyle projeye karşı çıkıyor. Sudan da benzer kaygılar taşıyor. Eritre ise geçmişte Etiyopya ile savaşmış, ancak son yıllarda Tigray savaşında Etiyopya ordusunu desteklemişti. Ancak şimdi ilişkiler yeniden gerilmiş durumda.
Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed, 2023'te Kızıldeniz'e erişim talebini dile getirmiş, bu durum Eritre ve Sudan'ı rahatsız etmişti. Abiy, denize kıyısı olmayan ülkesi için liman erişiminin hayati olduğunu vurgulamıştı. Bu açıklamalar, bölgesel bir çatışmanın fitilini ateşleyebilecek nitelikte.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Afrika Boynuzu, küresel güçlerin de ilgi alanında. ABD, Çin, Rusya ve Körfez ülkeleri bölgede nüfuz mücadelesi yürütüyor. Etiyopya, son yıllarda Rusya ve Çin ile yakınlaşırken, ABD ile ilişkileri Tigray savaşı sırasında gerilmişti. Mısır ise geleneksel olarak ABD ve Körfez ülkeleriyle müttefik.
Etiyopya'nın suçlamaları, bölgesel bir savaşın habercisi olabilir. Mısır, Eritre ve Sudan'ın Etiyopya'daki silahlı gruplara destek verdiği iddiası doğrulanırsa, bu durum vekalet savaşlarını tetikleyebilir. Özellikle Mısır'ın, Nil anlaşmazlığında Etiyopya'yı zayıflatmak için bu grupları kullanabileceği öne sürülüyor. Eritre'nin ise Tigray savaşı sonrası Etiyopya ile ittifakı bozulmuş durumda; Eritre, Tigray güçlerine karşı Etiyopya'ya destek vermişti ancak şimdi kendi sınır güvenliğini sağlamak için farklı gruplarla işbirliği yapıyor olabilir.
Sudan ise iç savaşla boğuşuyor; ordu ve Hızlı Destek Kuvvetleri (RSF) arasındaki çatışma devam ediyor. Sudan'ın Etiyopya'daki gruplara destek vermesi, kendi iç sorunlarını hafifletmek için bir manevra olabilir. Ancak bu durum, iki ülke arasında doğrudan bir çatışma riskini de artırıyor.
Birleşmiş Milletler ve Afrika Birliği, tarafları diyaloga çağırdı ancak somut bir adım atılmadı. Bölgesel örgüt IGAD da etkisiz kalmış durumda. Uluslararası toplum, olası bir geniş çaplı savaşın insani felakete yol açacağı uyarısında bulunuyor. Zaten milyonlarca insan yardıma muhtaç durumda.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Afrika Boynuzu'nda artan nüfuzuyla dikkat çekiyor. Etiyopya ile ekonomik ve askeri işbirliği son yıllarda güçlendi; Türk şirketleri ülkede önemli yatırımlar yaptı. Olası bir bölgesel savaş, Türkiye'nin bu ülkedeki ekonomik çıkarlarını ve istikrarını tehdit eder. Ayrıca Türkiye, Sudan ve Eritre ile de ilişkilerini geliştirmeye çalışıyor. Çatışmanın yayılması, Türkiye'nin Afrika açılımını sekteye uğratabilir ve bölgedeki insani kriz derinleşebilir. Türkiye'nin diplomatik kanalları kullanarak taraflar arasında arabuluculuk yapması, hem bölgesel barış hem de kendi çıkarları için kritik önem taşıyor.