Etiyopya'nın kuzeyinde 2020'de başlayan Tigray çatışması, başlangıçta Tigray bölgesiyle sınırlıyken, kısa sürede Amhara ve Afar bölgelerine sıçradı. Eski rakiplikler, toprak anlaşmazlıkları ve yeni ittifaklar, ülkenin kuzeyinde şiddeti körükleyerek bölgesel bir krize dönüştü. Çatışma, milyonlarca insanı yerinden etti ve insani yardımı zorlaştırdı.
Çatışmanın Arka Planı
Tigray Halk Kurtuluş Cephesi (TPLF) ile federal hükümet arasındaki gerilim, 2020 Kasım'ında Tigray'da başlayan askeri operasyonla tırmandı. Başbakan Abiy Ahmed, TPLF'yi federal otoriteye meydan okumakla suçladı. Ancak çatışma, Tigray'ın batı ve güney sınırlarındaki Amhara bölgesine ve doğudaki Afar bölgesine yayıldı. Amhara milliyetçileri, Batı Tigray ve Welkait gibi tartışmalı bölgeleri geri almak için federal güçlerle ittifak kurdu. Eritre askerleri de Tigray'da federal hükümeti desteklemek üzere savaşa katıldı. Bu genişleme, çatışmayı etnik ve bölgesel bir savaşa dönüştürdü.
Amhara bölgesinde, Fano adlı silahlı grup, Tigray savaşı sırasında federal hükümetle işbirliği yaptı, ancak daha sonra kendi özerklik talepleriyle merkezi hükümete karşı ayaklandı. 2023'te Amhara'da patlak veren çatışmalar, Tigray savaşının bitişiyle bağlantılıydı. Afar bölgesinde ise TPLF güçleri, Eritre'ye giden yardım koridorlarını kontrol etmek için saldırılar düzenledi. Bu stratejik hamleler, çatışmanın yayılmasında etkili oldu.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Etiyopya'daki çatışma, Kızıl Deniz ve Horn of Africa'da istikrarı tehdit ediyor. Eritre'nin müdahalesi, Tigray savaşını uluslararası bir boyuta taşıdı. Sudan ve Güney Sudan gibi komşular, mülteci akınlarıyla karşı karşıya kaldı. Birleşmiş Milletler, çatışmanın tüm taraflarını insan hakları ihlalleriyle suçladı. Kasım 2022'de Pretoria Anlaşması ile Tigray savaşı sona erdi, ancak Amhara ve Oromo bölgelerinde çatışmalar devam ediyor. Bu durum, Etiyopya'nın kırılgan siyasi yapısını gözler önüne seriyor. Uluslararası toplum, insani yardımın engellenmesi ve savaş suçları iddialarıyla meşgul. ABD ve Avrupa Birliği, barış sürecine destek verirken, yaptırım tehditlerini sürdürüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Etiyopya ile köklü ilişkilere sahip ve Afrika Boynuzu'nda istikrarın korunmasını önemsiyor. Etiyopya'daki çatışma, Türkiye'nin bölgedeki ekonomik ve diplomatik çıkarlarını olumsuz etkileyebilir. Türk müteahhitlik firmaları ve yatırımları, istikrarsızlıktan zarar görebilir. Ayrıca, çatışmanın yayılması, Kızıl Deniz'deki güvenlik dengelerini etkileyerek Türkiye'nin deniz ticaret yollarını tehdit edebilir. Türkiye, ateşkes ve diyalog çağrıları yaparak barışçıl çözümü desteklemektedir.