Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed, partisinin seçimleri yeniden kazanmasının ardından ülkenin başbakanı olarak kalmaya devam ediyor. 2018'de göreve geldiğinden bu yana, hem güçlü destekçiler hem de sert eleştirmenler topladı; bu da onun kutuplaştırıcı liderliğini yansıtıyor. Nobel Barış Ödülü sahibi olarak tanınan Ahmed, son yıllarda ülkesini iç savaşa sürükleyen bir figür haline geldi.
Gelişmenin arka planı: Bir barış umudundan savaş komutanına
Abiy Ahmed, 2018'de iktidara geldiğinde, ülkesine demokratik reformlar ve bölgesel barış vaat ediyordu. Komşu Eritre ile yirmi yılı aşkın süredir devam eden sınır anlaşmazlığını çözmesi, kendisine 2019'da Nobel Barış Ödülü'nü kazandırdı. Ancak iç politikada, etnik temelli çatışmaları çözme konusundaki başarısızlığı ve 2020'de Tigray Bölgesi'ne başlattığı askeri operasyon, ülkeyi yıkıcı bir iç savaşa sürükledi. Tigray Halk Kurtuluş Cephesi'ne (TPLF) karşı yürütülen savaşta binlerce sivil hayatını kaybetti ve milyonlarca insan yerinden edildi.
Son seçimlerde Abiy'nin refah Partisi'nin (PP) çoğunluğu kazanması, muhalefet partileri ve uluslararası gözlemciler tarafından tartışmalı bulundu. Seçimlerin adil ve özgür olmadığı yönünde eleştiriler yapıldı. Özellikle Tigray bölgesinde seçimlerin yapılamaması ve bazı muhalefet liderlerinin tutuklanması, demokratik sürecin gölgelenmesine neden oldu. Yine de Abiy, ülkenin birliğini koruma ve hızlı ekonomik kalkınma söylemleriyle destekçilerini etkilemeye devam ediyor.
Bölgesel ve küresel boyut: Afrika Boynuzu'nda değişen dengeler
Etiyopya, Afrika Boynuzu'nda stratejik bir konuma sahip ve Nil Nehri'nin kaynağında yer alması nedeniyle Mısır ve Sudan ile su paylaşımı konusunda anlaşmazlıklar yaşıyor. Abiy'nin Büyük Etiyopya Rönesans Barajı (GERD) projesini sürdürmesi, bölgesel gerilimleri tırmandırdı. Sudan ve Mısır, barajın dolum ve işletme sürecine ilişkin endişelerini dile getirirken, Etiyopya barajın kalkınma için hayati olduğunu savunuyor.
İç savaşın bölgesel etkileri de büyük oldu. Tigray'daki çatışmalar, Eritre'yi de içine çekti ve Sudan'la sınır anlaşmazlıklarına yol açtı. Aynı zamanda, uluslararası toplum, insani krize müdahale etmekte yetersiz kaldı ve Etiyopya'ya yönelik yaptırımlar tartışıldı. ABD ve Avrupa Birliği, Etiyopya'ya bazı yardımları askıya alırken, Çin ve Rusya, iç işlerine karışmama politikası izleyerek Abiy yönetimiyle ilişkilerini sürdürdü.
Ahmed'in liderliği, bir yandan ülkeyi demokratikleşme ve barış yoluna sokma potansiyeli taşırken, diğer yandan otoriter eğilimleri ve askeri müdahaleci yaklaşımıyla eleştiriliyor. Nobel Barış Ödülü'nü kazanmasının ardından bir savaş komutanına dönüşmesi, birçokları için hayal kırıklığı yarattı. Ancak Etiyopya'nın karmaşık etnik yapısı ve siyasi mirası göz önüne alındığında, Abiy'nin karşılaştığı zorluklar da bir o kadar büyük.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Etiyopya'daki bu gelişmeler, Türkiye'nin Afrika Boynuzu'ndaki stratejik çıkarlarını yakından ilgilendiriyor. Türkiye, Etiyopya ile özellikle savunma sanayii, insani yardım ve ticaret alanlarında derinleşen ilişkilere sahip. Abiy yönetiminin istikrarı, Türkiye için bölgede önemli bir ortak olan Etiyopya'ya yönelik yatırımların ve diplomatik angajmanın sürdürülebilmesi açısından kritik. Ayrıca Türkiye, Somali'deki varlığı ve Katar ile ittifakı bağlamında, bölgesel güç dengesinde Etiyopya'nın rolünü izlemekte. Eğer çatışmalar derinleşirse, Türkiye'nin bölgedeki insani yardım operasyonları ve diplomatik girişimleri olumsuz etkilenebilir.