Estonya, Rusya ile olan doğu sınırına askeri birliklerini kaydırarak 'aktif savunma' stratejisine geçtiğini duyurdu. Baltık ülkesi, olası bir saldırı durumunda Rusya toprakları içinde derin vuruş kabiliyetini devreye sokmaya hazırlanıyor. Bu adım, NATO'nun doğu kanadında gerilimin tırmandığı bir dönemde geldi.
Gelişmenin Arka Planı
Estonya Savunma Bakanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre, ülkenin güneydoğusundaki Võru bölgesine ek askeri birlikler konuşlandırıldı. Bu birlikler, Rusya'nın Pskov ve Leningrad oblastlarına yönelik olası operasyonlar için hazır bekletiliyor. Estonya Başbakanı Kaja Kallas, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, "Savunmamızı artık sadece kendi topraklarımızda değil, düşmanın topraklarında da yapacağız" ifadelerini kullandı. Kallas, bu stratejinin caydırıcılığı artıracağını vurguladı.
Estonya, 2024 yılında savunma bütçesini GSYİH'nın yüzde 3'üne çıkarma kararı almıştı. Bu oran, NATO ülkeleri arasında en yükseklerden biri. Ülke ayrıca, ABD yapımı HIMARS füzeleri ve İsrail yapımı Spike tanksavar füzeleri gibi modern silah sistemlerini envanterine katıyor. Estonya'nın aktif savunma doktrini, ilk kez 2022'de Rusya'nın Ukrayna'yı işgalinin ardından gündeme gelmişti. O dönemde Estonya, müttefikleriyle birlikte Rusya'ya karşı yaptırımların sıkılaştırılması çağrısında bulunmuştu.
Estonya'nın bu hamlesi, NATO'nun kolektif savunma planlarıyla da uyumlu. NATO'nun 2023 Vilnius Zirvesi'nde alınan kararlar doğrultusunda, Baltık ülkelerine yönelik savunma planları güncellenmiş ve bölgeye daha fazla müttefik askeri konuşlandırılmıştı. Estonya, Letonya ve Litvanya, Rusya ve Belarus sınırlarında ortak savunma tatbikatları düzenliyor. Son olarak Nisan 2025'te Estonya, Letonya ve Litvanya orduları, "Bahar Fırtınası" adlı tatbikatta Rusya sınırı yakınında koordineli hareket kabiliyetlerini test etti.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Estonya'nın aktif savunma stratejisi, NATO'nun Rusya'ya karşı tutumunda yeni bir aşamayı işaret ediyor. Soğuk Savaş sonrası dönemde savunma konsepti genellikle kendi topraklarını korumaya odaklıydı. Ancak Estonya gibi küçük bir ülkenin, Rusya içinde derin vuruş yapma kabiliyeti geliştirmesi, caydırıcılık teorisinde önemli bir değişim. Uzmanlar, bu tür bir stratejinin Rusya'yı saldırıdan vazgeçirebileceğini, ancak aynı zamanda gerilimi artırma riski taşıdığını belirtiyor.
Rusya, Estonya'nın bu hamlesine henüz resmi bir yanıt vermedi. Ancak Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov, geçtiğimiz hafta yaptığı açıklamada, NATO'nun doğu kanadındaki askeri yığınaklardan endişe duyduklarını belirtmişti. Rusya, Estonya sınırına yakın bölgelerde askeri tatbikatlar düzenliyor. Baltık Denizi'nde de Rus donanması ile NATO gemileri arasında zaman zaman gerginlik yaşanıyor.
Estonya'nın adımı, diğer Baltık ülkeleri için de örnek teşkil edebilir. Letonya ve Litvanya, benzer aktif savunma doktrinlerini benimsemeyi düşünüyor. Litvanya Savunma Bakanı Laurynas Kasčiūnas, "Estonya'nın stratejisini yakından izliyoruz. Kendi savunma planlarımızı gözden geçiriyoruz" dedi. Bu gelişmeler, NATO'nun doğu kanadında yeni bir savunma mimarisinin oluştuğunu gösteriyor.
Avrupa Birliği de konuya kayıtsız değil. AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, geçtiğimiz ay yaptığı açıklamada, Estonya'nın savunma çabalarını desteklediklerini ve Baltık ülkelerine yönelik tehditlere karşı ortak hareket edeceklerini söyledi. AB, 2025 yılında savunma alanında yeni bir fon oluşturmayı planlıyor. Bu fonun, üye ülkelerin savunma sanayilerini güçlendirmeyi amaçladığı belirtiliyor.
Estonya'nın askeri hareketliliği, aynı zamanda ülkenin ekonomik ve sosyal yapısını da etkiliyor. Savunma harcamalarının artması, Estonya ekonomisinde savunma sanayi sektörünün payını büyütüyor. Ülkede faaliyet gösteren silah üreticileri, yeni siparişlerle üretim kapasitelerini artırıyor. Ancak bu durum, kamu maliyesi üzerinde baskı oluşturuyor. Estonya Merkez Bankası, savunma harcamalarının bütçe açığını artırabileceği uyarısında bulundu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, NATO üyesi olarak Baltık ülkelerinin savunmasıyla yakından ilgileniyor. Estonya'nın aktif savunma stratejisi, ittifak içinde dayanışma ve caydırıcılık açısından önemli. Türkiye, Rusya ile hem rekabet hem işbirliği içeren karmaşık bir ilişkiye sahip. Bu nedenle Estonya'nın Rusya'ya karşı derin vuruş kabiliyeti geliştirmesi, Türkiye'nin denge politikasını zorlayabilir. Ancak NATO çerçevesinde, Türkiye'nin Baltık ülkelerine yönelik savunma taahhütleri bulunuyor. Ayrıca Türkiye, savunma sanayii alanında Estonya ile işbirliğini geliştirebilir. Karadeniz'deki güvenlik dinamikleri açısından da Rusya'nın Baltık'ta meşgul olması, Türkiye'nin bölgesel çıkarlarına kısmen hizmet edebilir.