Maine eyalet senatosu adaylığını koyan istiridye çiftçisi Graham Platner, eski kız arkadaşı Lyndsey Fifield tarafından, cinsel ilişki sırasında rızası olmadan prezervatifi çıkarmakla suçlandı. Washington Post gazetesinin Salı günü yayımladığı haberde, Fifield'in Platner'ın kendisine açıkça kondom kullanma sözü vermesine rağmen, ilişki sırasında prezervatifi çıkardığını ve bu nedenle hamile kaldığını iddia ettiği belirtildi. Platner, geçtiğimiz ay New York Times'ta yayımlanan bir haberde de şiddet içeren davranışlarla suçlanmıştı.
Gelişmenin arka planı
Lyndsey Fifield, 2019 yılında Platner ile çıkmaya başladıklarını ve ilişkilerinin kısa sürede ciddileştiğini anlatıyor. Platner'ın daha önce başka bir kadından bir çocuğu olduğunu ve o kadınla 'açık' bir ilişki yürüttüğünü söyleyen Fifield, Platner'ın kendisine de benzer bir ilişki teklif ettiğini ancak sonra fikrini değiştirdiğini belirtti. Fifield, Platner'ın hamile kalmamak için kondom kullanmayı kabul ettiğini, ancak bir gece ilişki sırasında prezervatifi çıkardığını ve ertesi gün bunu itiraf ettiğini iddia ediyor. Olayın ardından Fifield'ın hamile kaldığı ve kürtaj yaptırmak zorunda kaldığı belirtiliyor.
Platner ise iddiaları reddediyor ve 'stealthing' (gizlice kondom çıkarma) suçlamasının 'tamamen yanlış' olduğunu söylüyor. Platner, Fifield ile gönüllü bir ilişki yaşadıklarını ve hiçbir zaman rıza dışı bir eylemde bulunmadığını savunuyor. Ayrıca, Fifield'ın daha önce New York Times'ta yayımlanan şiddet iddialarının da asılsız olduğunu öne sürüyor.
Bu olay, Maine'deki eyalet senatosu seçimlerine gölge düşürmüş durumda. Platner, Maine'in 29. seçim bölgesinden bağımsız aday olarak seçime katılıyor. Seçim 5 Kasım'da yapılacak ve Platner'ın ana rakibi Cumhuriyetçi aday Jon Connor olacak.
Bölgesel veya küresel boyut
Stealthing olayı, Amerika Birleşik Devletleri'nde son yıllarda artan bir şekilde gündeme gelen bir konu. Bazı eyaletlerde bu eylem, cinsel saldırı veya rıza dışı ilişki olarak tanımlanıyor. Kaliforniya, fiziksel olarak kondomu çıkarmayı yasaklayan ilk eyalet olurken, New Jersey de benzer bir yasa tasarısı üzerinde çalışıyor. Bu tür olaylar, özellikle siyasi adaylar söz konusu olduğunda, kamuoyunda büyük yankı uyandırıyor ve seçmenlerin kararını etkileyebiliyor.
ABD'de #MeToo hareketinin yükselişiyle birlikte, rıza kavramı daha fazla sorgulanmaya başlandı ve rızanın her aşamada açıkça ifade edilmesi gerektiği vurgulanıyor. Bu bağlamda, Platner gibi siyasetçilere yönelik suçlamalar, adayların geçmiş yaşamlarının mercek altına alınmasına neden oluyor. Seçimlere kısa bir süre kala ortaya çıkan bu iddialar, Platner'ın seçilme şansını olumsuz etkileyebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu olay doğrudan Türkiye'yi ilgilendirmese de, küresel ölçekte kadın hakları ve cinsel rıza konusundaki tartışmaların bir parçasıdır. Türkiye'de de son yıllarda kadına yönelik şiddet ve cinsel saldırılarla ilgili farkındalık artmış, ancak stealthing gibi spesifik konular yasal düzenlemelerde henüz yer bulmamıştır. ABD'deki bu tür davalar, uluslararası toplumda rıza ve cinsel suç tanımlarının genişlemesine yol açarak, Türkiye dahil birçok ülkede yasal reform tartışmalarını tetikleyebilir. Özellikle siyasi adaylara yönelik bu tür iddiaların kamuoyunda nasıl ele alındığı, benzer durumlarda Türkiye'de de örnek teşkil edebilir.