Eski Hong Kong muhalefet lideri Wu Chi-wai, İngiliz Ulusal (Yurtdışı) pasaportuyla Birleşik Krallık'a girmek isterken geri çevrildiği ve sınır dışı edilme riskiyle karşı karşıya kaldığı bildiriliyor. The Times gazetesinin Perşembe günü yayımladığı habere göre, Wu Chi-wai, hapisten çıktıktan sonra Hong Kong'dan ayrılarak İngiltere'ye yerleşmek amacıyla başvuruda bulunmuştu. Ancak İngiliz yetkililer, Wu'yu ülkeye kabul etmeyerek sınır dışı işlemlerini başlattı. Bu gelişme, Hong Kong'un ulusal güvenlik yasası kapsamında 2020'den bu yana artan baskılarla karşı karşıya kalan muhalif figürlerin kaderine ilişkin uluslararası endişeleri yeniden alevlendirdi.
Wu Chi-wai kimdir ve neden İngiltere’ye gitmek istedi?
Wu Chi-wai, Hong Kong Demokrat Partisi'nin önde gelen isimlerinden biriydi ve 2016-2020 yılları arasında Yasama Konseyi'nde görev yaptı. 2021'de Hong Kong'un ulusal güvenlik yasasını ihlal ettiği gerekçesiyle tutuklandı ve 2022'de 3 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırıldı. Geçtiğimiz ay cezasını tamamlayarak serbest kalan Wu, hemen harekete geçerek Birleşik Krallık'ta ikamet hakkı talep etti. Ancak İngiliz makamları, Wu'nun başvurusunu beklenmedik şekilde reddetti. Wu'nun avukatları, sınır dışı kararına itiraz etmek için hukuki yollara başvuracaklarını açıkladı. Bu durum, BNO pasaportunun Hong Konglulara sunduğu iddia edilen güvencenin sorgulanmasına yol açtı. Birçok Hong Konglu, ulusal güvenlik yasasından kaçmak için BNO pasaportuyla İngiltere'ye göç etmeyi planlıyor ancak Wu'nun reddedilmesi, bu yolun herkese açık olmadığını gösteriyor.
Hong Kong ve Britanya arasında yeni bir gerilim mi?
Wu Chi-wai'nin sınır dışı edilmesi, Çin ile Birleşik Krallık arasında Hong Kong'un statüsüne ilişkin zaten gergin olan ilişkilere yeni bir boyut ekleyebilir. Londra, 2020'de ulusal güvenlik yasasının yürürlüğe girmesinin ardından Hong Kong'a yönelik eleştirilerini artırmış ve BNO pasaportu sahiplerine oturum izni verme kolaylığı sağlamıştı. Ancak Wu gibi bir muhalif liderin geri çevrilmesi, Britanya'nın pratikte bu taahhüdü ne ölçüde yerine getirebileceği sorusunu gündeme getiriyor. Pekin yönetimi, olayı İngiltere'nin iç işlerine müdahale olarak nitelendirirken, Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü yaptığı açıklamada "Hong Kong'un hukukun üstünlüğüne saygı duyulmasını" istedi. Uzmanlar, bu vakanın diğer Hong Konglu muhalifler için caydırıcı bir örnek teşkil edebileceğini belirtiyor. Zira İngiltere'nin bu tavrı, aslında ulusal güvenlik endişeleri nedeniyle BNO başvurularını daha sıkı inceleyeceği anlamına gelebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin Hong Kong ve Çin ile olan ilişkilerinde doğrudan bir etki yaratmasa da, uluslararası hukuk ve sığınmacı krizi bağlamında önemli bir örneklik teşkil ediyor. Türkiye, benzer şekilde siyasi muhaliflerin sığınma talepleriyle sıkça karşılaşan bir ülke. İngiltere'nin BNO pasaportu sahiplerine yönelik bu tutumu, Batılı ülkelerin muhaliflere sağladığı korumanın sınırlarını göstermesi açısından dikkat çekici. Ayrıca, Çin'in artan baskısı altında Hong Kong'un geleceği, küresel güç dengeleri ve Türkiye'nin Asya-Pasifik stratejisi açısından izlenmesi gereken bir konu olmayı sürdürüyor.