Eski Türk diplomatı Serdar Kılıç, Barack Obama yönetiminin 15 Temmuz 2016 darbe girişimine karşı sergilediği tutumu 'talihsiz' olarak değerlendirdi. Kılıç, Washington'ın darbeyi açıkça kınamak için dört gün beklediğini, oysa Türkiye'nin FETÖ tehdidine karşı Amerikalı yetkilileri defalarca uyardığını belirtti. Bu gecikmeli tepki, iki ülke arasındaki güven bunalımını derinleştiren faktörlerden biri oldu.
Washington'ın Gecikmeli Tepkisi
Serdar Kılıç, 2014-2018 yılları arasında Türkiye'nin Washington Büyükelçisi olarak görev yaptı. Görevi sırasında, FETÖ'nün ABD'deki faaliyetlerine ilişkin Amerikan yönetimine kapsamlı brifingler verdiğini ifade eden Kılıç, bu uyarılara rağmen darbe gecesi ABD Dışişleri Bakanlığı'nın ilk açıklamasının oldukça yumuşak olduğunu vurguladı. Bakanlık sözcüsü John Kirby, 15 Temmuz gecesi yaptığı açıklamada 'Türkiye'deki gelişmeleri endişeyle izliyoruz' demekle yetinmiş, darbe girişimini açıkça kınamamıştı. Obama yönetiminin resmi kınama açıklaması ancak 19 Temmuz'da geldi.
Kılıç, bu gecikmenin tesadüf olmadığını, ABD'nin FETÖ lideri Fethullah Gülen'in iadesi konusundaki isteksizliğinin yanı sıra, Türkiye'deki demokratik sürece duyulan güvensizlikten kaynaklandığını savundu. Dönemin ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Susan Rice'ın, darbe girişimi sırasında Türk makamlarına 'herhangi bir provokasyondan kaçının' uyarısında bulunduğu da biliniyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
15 Temmuz darbe girişimi, sadece Türkiye'nin iç siyasetini değil, aynı zamanda bölgesel ve küresel dengeleri de etkiledi. ABD'nin gecikmeli tepkisi, NATO müttefiki iki ülke arasında ciddi bir güven bunalımına yol açtı. Bu durum, Türkiye'nin Rusya ile S-400 füze sistemi anlaşması yapması ve Doğu Akdeniz'de daha bağımsız bir dış politika izlemesi gibi adımların zeminini hazırladı. Ayrıca, Washington'ın FETÖ'ye karşı somut adım atmaması, Türk kamuoyunda ABD aleyhtarı duyguları körükledi ve iki ülke arasındaki stratejik ortaklığın sorgulanmasına neden oldu.
Serdar Kılıç'ın açıklamaları, ABD'de FETÖ'nün hala aktif lobi faaliyetleri yürüttüğü bir dönemde geldi. Gülen'in Pensilvanya'daki malikanesinde yaşamaya devam etmesi ve ABD yargısının iade taleplerini reddetmesi, ikili ilişkilerdeki temel sorunlardan biri olmaya devam ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türk dış politikasının ABD ile ilişkilerde yaşadığı kırılmaların tarihsel bir özeti niteliğinde. Serdar Kılıç'ın değerlendirmeleri, Washington'ın FETÖ konusundaki tutumunun, Türkiye'nin güvenlik kaygılarını ne kadar ciddiye almadığını ortaya koyuyor. Bu durum, Ankara'nın alternatif ittifak arayışlarını ve savunma alanında bağımsız hamlelerini meşrulaştıran bir argüman olarak kullanılıyor. Ayrıca, 15 Temmuz'un yıl dönümünde bu açıklamaların yapılması, kamuoyunda ABD karşıtlığını tazeleyerek iktidarın dış politika söylemini güçlendirebilir. Uzun vadede ise, FETÖ iade sürecindeki bu tıkanıklık, Türkiye-ABD ilişkilerinin normalleşmesinin önündeki en büyük engellerden biri olarak kalmaya devam edecek.