Eski ABD Ukrayna Büyükelçisi John Herbst, Rusya'nın Ukrayna'nın başkenti Kiev'e düzenlediği son füze saldırılarını "saf terör" ve "savaş suçu" olarak nitelendirdi. Atlantic Council Avrasya Merkezi'nde görev yapan Herbst, Rus güçlerinin artık yeni bir taktiği kalmadığını ve sivil katliamına yöneldiğini belirtti. Rus saldırılarının Ukrayna'nın savaşma kabiliyetini zayıflatmayı başaramadığını, aksine Ukrayna'nın karşı saldırılarının Rusya'nın savaş yürütme kapasitesini aşındırdığını söyledi. Herbst'in açıklamaları, uluslararası toplumun Rusya'nın sivil altyapıya yönelik saldırılarına karşı tepkisinin arttığı bir dönemde geldi.
Rusya'nın 'Saf Terör' Stratejisi ve Sivil Kayıplar
John Herbst, Kiev'e yönelik son saldırıların sivilleri hedef aldığını ve bunun açık bir savaş suçu olduğunu ifade etti. Emekli diplomat, Rusya'nın askeri hedeflerden ziyade konut binalarını, enerji altyapısını ve hastaneleri vurmaya odaklandığını vurguladı. "Bu saldırılar, Ukrayna halkının moralini kırmaya ve ülkeyi diz çöktürmeye yönelik bir terör kampanyasının parçası" diyen Herbst, Rusya'nın savaş alanındaki başarısızlıklarını sivillere saldırarak telafi etmeye çalıştığını savundu.
Ukrayna ordusunun son haftalarda Harkiv'de başarılı bir karşı saldırı yürüttüğünü hatırlatan Herbst, Rus kuvvetlerinin bu karşısında geri çekilmek zorunda kaldığını belirtti. Ancak Rus ordusunun yenilgileri hazmedemediğini ve sivillere yönelik intikam saldırılarına giriştiğini ifade etti. "Bu tam anlamıyla bir savaş suçu; uluslararası hukuk açıkça sivillerin hedef alınmasını yasaklıyor" dedi.
Ukrayna'nın Direnci ve Uluslararası Tepkiler
Herbst, Ukrayna'nın gösterdiği direnişin, Rusya'nın savaş hedeflerine ulaşmasını engellediğini vurguladı. Ukrayna'nın batıdan aldığı silahlarla etkili bir savunma ve karşı saldırı kapasitesine ulaştığını belirten Herbst, "Ukrayna artık sadece savunmuyor, aynı zamanda Rusya'nın lojistik hatlarını, komuta merkezlerini ve mühimmat depolarını başarıyla vuruyor" dedi. Bu durumun Rusya'nın savaşı sürdürme kabiliyetini ciddi şekilde zayıflattığını ifade etti.
ABD ve Avrupa Birliği'nin Ukrayna'ya desteğinin süreceğini belirten eski büyükelçi, Rusya'nın savaş suçları işlemeye devam etmesinin yaptırımların ve izolasyonun artmasına yol açacağını söyledi. "Rusya uluslararası toplumda tamamen yalnızlaştı. Bu saldırılar, Rusya'nın masum insanları öldürmekten başka bir şey başaramadığını gösteriyor" diye konuştu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Rusya'nın Ukrayna'daki sivillere yönelik saldırılarının devam etmesi, Karadeniz'in güvenliğini ve bölgesel istikrarı doğrudan etkiliyor. Türkiye, arabuluculuk çabaları ve Montrö Sözleşmesi'nden kaynaklanan sorumlulukları nedeniyle bu krizde kritik bir konumda. Herbst'in "savaş suçu" vurgusu, uluslararası hukukun üstünlüğü açısından önemli bir çerçeve çizerken, Türkiye'nin iki ülkeyle de ilişkilerini dengeleyerek oynadığı yapıcı rolü sürdürmesini gerektiriyor. Rusya'nın saldırgan tutumu, Türkiye'nin enerji ve güvenlik çıkarlarını tehdit ettiğinden, Ankara'nın bu süreçteki politikaları hem bölgesel barış hem de Türk ulusal güvenliği açısından belirleyici olabilir.