Suriye’de Beşar Esad yönetiminin devrilmesinin ardından oluşturulan 210 üyeli yeni meclis, yasama faaliyetlerine resmen başladı. Geçici hükümetin belirlediği ve muhalif grupların yanı sıra bağımsız isimlerin de yer aldığı meclis, ülkenin yeni siyasi yapılanmasında kilit rol oynayacak. İlk oturumda meclis başkanı ve başkanlık divanı seçimi yapıldı. Bu gelişme, 50 yılı aşkın Esad ailesi iktidarının sona ermesinin ardından Suriye’nin yeniden inşa sürecinde atılan en somut adımlardan biri olarak değerlendiriliyor. Yeni meclisin öncelikli gündem maddeleri arasında geçici anayasa düzenlemeleri, savaştan zarar gören bölgelerin imarı ve insani yardım koridorlarının açılması yer alıyor.
Esad sonrası siyasi geçiş süreci
Beşar Esad’ın 2023 sonunda devrilmesinin ardından ülkede bir geçiş dönemi başlamıştı. Birleşmiş Milletler öncülüğünde yürütülen müzakereler sonucunda, farklı etnik ve dini grupları temsil eden 210 kişilik bir meclis oluşturulması kararlaştırılmıştı. Meclisin yapısı, Arap, Kürt, Türkmen, Hristiyan ve Dürzi topluluklarından seçilen üyelerden oluşuyor. Esad döneminde yasaklanan muhalif partilerin bir kısmı da mecliste temsil hakkı kazandı.
Meclisin ilk icraatları arasında, geçici bir anayasa hazırlığı ve 18 ay içinde genel seçimlerin yapılmasına yönelik takvimin belirlenmesi var. Ayrıca savaş suçları mahkemesinin kurulması ve Esad rejimi döneminde işlenen insan hakları ihlallerinin soruşturulması da meclisin gündeminde. Ancak ülke halen parçalanmış bir yapıya sahip: Kuzeydoğuda Kürtlerin kontrolündeki bölgeler, kuzeybatıda Türkiye destekli güçler ve güneyde Ürdün sınırına yakın alanlarda farklı silahlı grupların varlığı sürüyor.
Bölgesel ve küresel yansımalar
Suriye’deki bu siyasi dönüşüm, bölgesel dengeleri de yakından ilgilendiriyor. Esad sonrası dönemde başta Rusya ve İran olmak üzere rejimin müttefikleri ülkedeki nüfuzlarını kaybederken, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi Körfez ülkeleri yeni yönetimle ilişkilerini normalleştirme sinyali veriyor. Batılı ülkeler ise meclisin kapsayıcılığını ve demokratik geçişi yakından izliyor. Avrupa Birliği, yeni meclisi tanıdığını açıklarken, ABD yönetimi Suriye’nin yeniden inşası için 500 milyon dolarlık bir yardım paketi hazırlığında.
Öte yandan İsrail, Golan Tepeleri’ndeki işgalini genişletme girişimleriyle yeni Suriye yönetimini tedirgin ediyor. İran destekli milislerin çekilmesiyle oluşan güç boşluğu, bölgede yeni çatışma risklerini de beraberinde getiriyor. Suriye’nin kuzeydoğusundaki petrol sahaları üzerinde denetim mücadelesi sürerken, DAEŞ tehdidinin yeniden canlanabileceğine dair uyarılar yapılıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Suriye’de yeni meclisin çalışmalara başlaması, Türkiye’nin güney sınırında istikrar arayışları açısından kritik önem taşıyor. Ankara, Esad sonrası dönemde PKK/YPG’nin varlığına karşı mücadelesini sürdürürken, yeni yönetimle iş birliği kanallarını açık tutuyor. Meclisteki Türkmen temsilciler, Türkiye’nin söz hakkını koruması adına önemli. Ancak bölgedeki güç boşluğu ve mülteci krizinin kalıcı çözümü için siyasi geçişin başarıya ulaşması şart. Türkiye ayrıca, Suriye’nin kuzeyinde olası bir Kürt koridorunun engellenmesi ve PKK’nın bölgeden tamamen temizlenmesi hedeflerini yeni meclisle koordineli olarak sürdürmek isteyecektir. Ekonomik boyutta ise savaştan yıkıma uğrayan Suriye’nin yeniden imarı, Türk inşaat firmalarına yeni fırsatlar sunabilir.