Suriye'de 24 yıl boyunca demir yumrukla yöneten Beşar Esad'ın iktidarı, Aralık 2024'te isyancı güçlerin yıldırım saldırısıyla sona erdi. Rusya ve İran'ın iç savaş boyunca Esad'a verdiği destek, bu ülkelerin başka cephelerdeki çatışmalarla meşgul olması nedeniyle zayıflamıştı. Şam'ın düşmesi, 2011'de başlayan ve yüz binlerce kişinin ölümüne yol açan iç savaşta kritik bir dönüm noktası oldu. Esad'ın devrilmesi, bölgesel güç dengelerini yeniden şekillendirirken, Suriye'nin geleceği belirsizliğini koruyor.
Esad'ın Yükselişi ve Otoriter Yönetimi
Beşar Esad, 2000 yılında babası Hafız Esad'ın ölümünün ardından devlet başkanlığına geçti. Göz doktoru olarak yetişen Esad, iktidara geldikten sonra ülkeyi tek parti yönetimiyle, muhalefeti acımasızca bastırarak yönetti. İç savaşın başladığı 2011'de, Arap Baharı'nın dalgaları Suriye'ye ulaştığında, Esad reform sözü vermek yerine göstericilere sert müdahale etti. Bu, ülkeyi çok taraflı bir iç savaşa sürükledi ve milyonlarca Suriyelinin yerinden edilmesine neden oldu. Esad, yönetimini sürdürmek için Rusya'nın hava desteğine, İran'ın askeri danışmanlarına ve Hizbullah gibi milislere bel bağladı.
İç Savaş ve Dış Müdahaleler
İç savaş boyunca Esad güçleri, kimyasal silah kullanımı ve hastane bombalama gibi savaş suçlarıyla suçlandı. Birleşmiş Milletler raporları, savaşın taraflarının ciddi insan hakları ihlalleri yaptığını belgeledi. Rusya'nın 2015'te askeri müdahalesi, savaşın kaderini Esad lehine çevirdi ve rejimin kontrol ettiği toprakları genişletti. Ancak 2022'de Rusya'nın Ukrayna'yı işgali ve İran'ın İsrail ile artan gerilimi, bu iki ülkenin Suriye'ye olan ilgisini azalttı. Bu boşluk, isyancı güçlerin Kasım 2024'te başlattığı ve sadece haftalar içinde Şam'ı ele geçiren saldırıyı mümkün kıldı.
Aralık 2024'te Çöküş
İsyancı güçlerin ilerleyişi karşısında Esad'ın ordusu hızla çöktü. Şam'ın düşmesiyle birlikte Esad'ın nereye kaçtığı belirsizliğini korurken, bazı kaynaklar Rusya'ya sığındığını öne sürdü. Suriye'de yönetim boşluğu, ülkenin kuzeyinde Türkiye destekli gruplar ile PKK/YPG arasındaki çatışmaları da yeniden alevlendirdi. Siyasi analistler, Esad sonrası dönemde Suriye'nin parçalanmış bir yapıya sahip olduğunu ve ülkenin yeniden inşasının onlarca yıl alacağını belirtiyor.
Bölgesel ve Küresel Denge Değişimi
Esad'ın devrilmesi, Ortadoğu'da İran'ın etki alanının daralması anlamına geliyor. İran, son yıllarda Suriye üzerinden Lübnan ve İsrail'e yönelik lojistik koridor oluşturmuştu. Bu koridorun kaybedilmesi, Tahran'ın bölgesel stratejisini olumsuz etkileyecek. Rusya, Akdeniz'deki Tartus deniz üssünü ve Hmeymim hava üssünü kaybetme riskiyle karşı karşıya. Amerika Birleşik Devletleri ise Suriye'nin doğusundaki enerji kaynakları ve DEAŞ'la mücadele bağlamında yeni bir denklemle karşılaşacak. Bu gelişmeler, bölgesel güç dengesini yeniden şekillendirirken, uluslararası toplumun Suriye'deki rolünü de tartışmaya açtı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin sınır güvenliği ve terörle mücadele açısından kritik bir dönüm noktasıdır. Esad'ın devrilmesi, Türkiye'nin Suriye'de kalıcı bir siyasi çözüm arayışında yeni fırsatlar doğurabilir. Ancak PKK/YPG'nin bu süreçten kazanımlar elde etmemesi için Ankara'nın diplomatik ve askeri adımları büyük önem taşıyor. Aynı zamanda, Suriye'deki istikrarsızlık, Türkiye'ye yönelik potansiyel yeni göç dalgalarını tetikleyebilir. Türkiye, yeni dönemde oluşacak yönetim yapısında etkin rol oynamak ve sınır ötesi tehditleri ortadan kaldırmak için diplomasisini yoğunlaştırmalıdır.