Ermenistan, 7 Haziran'da gerçekleştirilecek erken parlamento seçimleriyle, Sovyet mirasından kurtulup Batı’ya yönelme çabalarının en önemli sınavına hazırlanıyor. Başkent Erivan’daki oylama, yalnızca iç siyasi dengeleri değil, aynı zamanda küçük Kafkas ülkesinin Rusya'ya olan bağımlılığını azaltma ve ABD ile Avrupa Birliği'ne daha yakın bir rota çizme kararlılığını da ortaya koyacak. ABD yönetimi kamuoyunda bu seçime çok az ilgi gösterirken, uzmanlar bu sessizliğin Ermenistan'ın geleceği açısından büyük bir fırsatın kaçırılması anlamına gelebileceği uyarısında bulunuyor.
Seçimin Arka Planı: Neden Bu Seçim Farklı?
Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, 2018'deki 'Kadife Devrim' ile iktidara geldiğinden bu yana, ülkesini Rusya'nın gölgesinden çıkarmak için somut adımlar atıyor. Ancak 2020'de Dağlık Karabağ savaşında yaşanan yenilgi, Paşinyan'ın popülaritesini ciddi şekilde sarstı. Şimdi, halk yeniden sandık başına gidiyor ve Paşinyan'ın Batı yanlısı reformlarına destek verip vermeyeceğine karar verecek.
Seçimde başlıca rakip, eski Cumhurbaşkanı Robert Koçaryan liderliğindeki 'Ermenistan İttifakı'. Koçaryan, daha Rusya yanlısı bir çizgi izlerken, Paşinyan ise AB ve ABD ile ilişkileri güçlendirme sözü veriyor. Anketler, iki kampın başa baş gittiğini gösteriyor, bu da sonucun ne kadar çekişmeli olacağının sinyalini veriyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Batı'ya Açılan Kapı mı, Moskova'ya Dönüş mü?
Ermenistan, Rusya liderliğindeki Kolektif Güvenlik Anlaşması Örgütü (KGAÖ) ve Avrasya Ekonomik Birliği'nin üyesi. Ancak Paşinyan hükümeti, son yıllarda Rusya'ya olan enerji ve güvenlik bağımlılığını azaltmak için ABD ve AB ile yeni ortaklıklar arayışına girdi. Özellikle Ukrayna savaşı sonrası, Rusya'nın bölgedeki nüfuzunun sorgulanmaya başlaması, Ermenistan'ın elini güçlendirdi.
ABD Dışişleri Bakanlığı, seçimle ilgili resmi bir açıklama yaparken 'demokratik süreci desteklediklerini' belirtse de, uzmanlar Washington'un bu seçime yeterli önemi vermediğini düşünüyor. Oysa Ermenistan'ın Batı'ya yönelmesi, bölgede Türkiye, İran ve Azerbaycan gibi aktörlerin dengelerini de değiştirebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Ermenistan seçimi, Türkiye için doğrudan bir dış politika meselesidir. Türkiye, 2009'da imzalanan ama onaylanmayan protokollerin ardından Ermenistan ile ilişkilerini normalleştirme çabalarını sürdürüyor. Ancak Dağlık Karabağ sorunu ve Azerbaycan ile olan stratejik ortaklık, bu süreci karmaşıklaştırıyor. Paşinyan'ın zaferi, Türkiye-Ermenistan sınırının açılması ve diplomatik ilişkilerin kurulması yönündeki adımları hızlandırabilir. Koçaryan'ın kazanması ise Moskova yanlısı duruşu derinleştirerek normalleşme sürecini rayından çıkarabilir. Türkiye, bu seçim sonucunu yakından izlemek ve sonuca göre Kafkasya politikasını güncellemek zorunda.