Ermenistan, 20 Haziran'da yapılacak erken genel seçimlere hazırlanırken, Başbakan Nikol Paşinyan'ın Dağlık Karabağ savaşındaki yenilgi sonrası başlattığı barış girişiminin halk nezdinde test edileceği bir sürece giriyor. Seçim, Paşinyan'ın istifası yönündeki protestoların ardından, ülkeyi siyasi bir belirsizliğe sürüklerken, aynı zamanda bölgesel dengeleri de etkileme potansiyeli taşıyor. Reuters muhabiri Lucy Papachristou'nun Ermenistan'ın kuzeyindeki Ijevan kentinden aktardığına göre, Paşinyan'ın reform vaatleri ve savaş sonrası yeniden yapılanma süreci, seçmenin önündeki en önemli konular arasında yer alıyor.
Gelişmenin arka planı
Paşinyan, 2018'deki 'Kadife Devrim' ile iktidara geldikten sonra, ülkede yolsuzlukla mücadele ve demokratik reformlar başlatmıştı. Ancak 2020 sonbaharında Dağlık Karabağ'da Azerbaycan'a karşı yaşanan 44 günlük savaşta alınan ağır yenilgi, Paşinyan'ın popülaritesine büyük darbe vurdu. Savaş sonucunda Ermenistan, Karabağ'ın büyük bölümünü ve çevre illerdeki kontrolünü kaybetti. Rusya'nın arabuluculuğuyla imzalanan ateşkes anlaşması, bölgeye Rus barış gücü askerlerinin konuşlandırılmasını öngörüyordu.
Paşinyan, savaşın ardından barış sürecine odaklandığını ve Azerbaycan ile sınırların belirlenmesi, ulaşım koridorlarının açılması gibi konularda müzakerelere hazır olduğunu açıkladı. Ancak muhalefet, Paşinyan'ı 'vatana ihanetle' suçlayarak istifasını talep ediyor. Seçim öncesinde yapılan anketler, Paşinyan'ın partisi Sivil Sözleşme ile muhalefetteki Ermenistan İttifakı arasında başa baş bir yarış olduğunu gösteriyor. Ijevan'da bir restoran işleten Anna Yegoyan, “Yollar düzeldi ama asıl sorun işsizlik ve güvenlik. Çocuklarımızın geleceği için istikrar istiyoruz” diyor.
Bölgesel veya küresel boyut
Ermenistan seçimleri, sadece iç siyaset açısından değil, bölgesel güç dengeleri bakımından da kritik öneme sahip. Rusya, Ermenistan'ın geleneksel müttefiki olarak Kolektif Güvenlik Anlaşması Örgütü (KGAÖ) çerçevesinde askeri varlığını sürdürürken, Ankara ve Bakü ile ilişkilerin normalleşmesi yönünde adımlar atılmasını bekliyor. Paşinyan, Azerbaycan ile sınırların açılması ve Türkiye ile diplomatik ilişkilerin kurulması yönünde sinyaller verdi; bu durum, Moskova'nın bölgedeki nüfuzunu etkileyebilir. Ayrıca ABD ve Avrupa Birliği, Paşinyan'ın reformlarına destek verirken, muhalefetin zaferi halinde Rusya'ya daha yakın bir çizginin benimsenebileceği değerlendiriliyor. Seçim sonucu, aynı zamanda Güney Kafkasya'da enerji ve ulaşım koridorlarının geleceği açısından da belirleyici olacak.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Ermenistan seçimleri, Türkiye'nin Güney Kafkasya politikası açısından yakından izlenen bir gelişmedir. Paşinyan'ın seçimi kazanması halinde, Ankara ile Erivan arasında başlatılan normalleşme sürecinin devam etmesi beklenirken, muhalefetin iktidara gelmesi durumunda Türkiye-Ermenistan ilişkilerinde yeniden gerginlik yaşanabilir. Türkiye, Azerbaycan'la olan stratejik ortaklığı çerçevesinde, bölgede istikrar ve işbirliğini önemsemektedir. Ayrıca, Zengezur Koridoru'nun açılması gibi projeler, Türkiye'nin Orta Asya ve Hazar'a erişimi açısından kritik öneme sahiptir. Dolayısıyla, Ermenistan'daki seçim sonucu, Türkiye'nin bölgesel çıkarları üzerinde doğrudan etkili olacaktır.