Ermenistan'da dün yapılan erken genel seçimlerin ilk resmi olmayan sonuçları, Başbakan Nikol Paşinyan liderliğindeki Sivil Sözleşme Partisi'nin yüzde 57,14 oy alarak açık ara önde olduğunu gösteriyor. Ermenistan Merkez Seçim Komisyonu tarafından kamu televizyonunda yayınlanan verilere göre, sayılan sandıkların az sayıda olmasına rağmen Paşinyan'ın partisi en yakın rakibine büyük fark attı. Seçim, ülkenin 2020 Dağlık Karabağ savaşındaki yenilgisinin ardından yaşanan siyasi krizin ardından düzenleniyor. Seçmenler, istikrar ve ekonomik toparlanma vaatleriyle sandığa gitti.
Seçimin arka planı ve Paşinyan'ın stratejisi
Nikol Paşinyan, 2018'deki 'kadife devrim'in ardından iktidara geldiğinde geniş bir halk desteğine sahipti. Ancak 2020 yılında Azerbaycan'la yaşanan 44 günlük savaşta Ermenistan'ın ağır yenilgisi, Paşinyan'ı zor durumda bıraktı. Savaş sonrası imzalanan ateşkes anlaşmasıyla Dağlık Karabağ'ın büyük bölümü Azerbaycan kontrolüne geçti ve binlerce Ermeni aile yerinden oldu. Bu gelişmeler, ülkede büyük protestolara ve siyasi istikrarsızlığa yol açtı.
Paşinyan, erken seçim kararı alarak hem meşruiyetini yenilemek hem de savaşın yaralarını sarmak için halktan yeni bir yetki istedi. Seçim kampanyasında ekonomik reformlar, yolsuzlukla mücadele ve Avrupa Birliği ile daha yakın ilişkiler vurgusu yaptı. Rakibi eski Cumhurbaşkanı Robert Koçaryan ve muhafazakar ittifakı ise daha milliyetçi bir söylemle, Paşinyan'ı Karabağ'ı kaybetmekle suçladı.
İlk sonuçlar, Paşinyan'ın hala önemli bir desteğe sahip olduğunu gösteriyor. Ancak seçimin galibinin netleşmesi için daha fazla sandığın açılması gerekiyor. Seçim süreci, uluslararası gözlemciler tarafından da izleniyor ve herhangi bir usulsüzlük iddiası henüz gündeme gelmiş değil.
Bölgesel boyut: Rusya, Türkiye ve Azerbaycan
Ermenistan'da seçim sonuçları, sadece ülke içi siyaset açısından değil, bölgesel güç dengeleri bakımından da önem taşıyor. Paşinyan'ın yeniden güçlenmesi, Batı yanlısı bir çizginin devamı anlamına gelirken, Rusya ile ilişkilerin geleceği de merak konusu. Ermenistan, Rusya liderliğindeki Kolektif Güvenlik Anlaşması Örgütü (KGAÖ) üyesi olmasına rağmen, Paşinyan döneminde Moskova'ya mesafeli bir duruş sergilemişti.
Azerbaycan ise seçimleri yakından takip ediyor. İki ülke arasında barış anlaşması müzakereleri sürüyor, ancak sınır çatışmaları devam ediyor. Paşinyan'ın zaferi, Azerbaycan'la diyaloğun sürdürülmesi açısından umut verici olabilir. Ayrıca Türkiye ile Ermenistan arasındaki normalleşme süreci de seçim sonuçlarından etkilenebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Ermenistan seçimlerinden Paşinyan'ın galip çıkması, Türkiye-Ermenistan ilişkilerinde normalleşme süreci açısından olumlu bir sinyal olarak değerlendirilebilir. Paşinyan yönetimi, Türkiye ile sınırların açılması ve diplomatik ilişkilerin kurulması konusunda daha yapıcı bir tutum sergilemişti. Ancak sürecin ilerlemesi, Azerbaycan'ın da dahil olduğu üçlü bir dengeyi gerektiriyor. Türkiye, bu gelişmeyi Kafkasya'da istikrar ve ekonomik iş birliğine katkı sağlayacak bir adım olarak görmeli. Ayrıca Paşinyan'ın zaferi, Rusya'nın bölgedeki etkisini sınırlayabilecek Batı yanlısı bir çizginin devamı anlamına geliyor ki bu da Ankara için dengeli bir yaklaşımı zorunlu kılıyor.