Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan ile İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Türkmenistan'da düzenlenen Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) zirvesi ve Hazar Denizi çevre zirvesi kapsamında bir araya geldi. Görüşmede ikili ilişkiler, ekonomik işbirliği ve bölgesel güvenlik konuları ele alındı. Zirve, Hazar Denizi'ne kıyıdaş ülkelerin devlet başkanlarını bir araya getirirken, Paşinyan ve Pezeşkiyan'ın temasları Erivan-Tahran hattındaki diplomatik trafiğin yoğunlaştığı bir döneme denk geldi.
İkili İlişkilerde Stratejik Derinlik
Ermenistan ve İran, Güney Kafkasya'da birbirleri için önemli birer ortak konumunda. İran, Ermenistan'ın kapalı sınırları nedeniyle dış dünyaya açılan sınır kapılarından birine sahip. Özellikle Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki gerilim ve Nahçıvan koridoru tartışmaları, İran'ın bölgedeki hassasiyetlerini artırıyor. Tahran, Ermenistan toprakları üzerinden Azerbaycan'a bağlanacak bir koridorun kendi sınırlarını tehdit edebileceğinden endişe ediyor. Bu nedenle İran, Ermenistan'ın toprak bütünlüğünü desteklediğini sık sık vurguluyor.
Öte yandan Ermenistan, Rusya'nın Ukrayna savaşı nedeniyle bölgedeki etkisinin azalmasıyla yeni dengeler arayışında. Paşinyan yönetimi, İran ile ilişkilerini derinleştirerek hem ekonomik hem de güvenlik alanında alternatifler oluşturmaya çalışıyor. İki ülke arasında enerji, ulaştırma ve ticaret alanında çeşitli projeler gündemde. Bunlar arasında İran-Ermenistan doğalgaz boru hattının kapasitesinin artırılması ve iki ülkeyi birbirine bağlayan yolların iyileştirilmesi bulunuyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Görüşme, sadece ikili ilişkiler açısından değil, aynı zamanda bölgesel jeopolitik açıdan da önem taşıyor. Türkmenistan'da yapılan zirve, Hazar Denizi'nin hukuki statüsü ve çevresel sorunlarına odaklanırken, liderlerin ikili temasları için de bir zemin oluşturdu. Hazar Denizi, enerji kaynakları ve stratejik konumu nedeniyle Rusya, İran, Azerbaycan, Türkmenistan ve Kazakistan arasında uzun süredir tartışmalara konu oluyor. Hazar'ın statüsü 2018'de imzalanan anlaşmayla belirlense de, çevresel konular ve enerji projeleri hâlâ gündemde.
Ermenistan-İran hattındaki bu temas, ABD ve Batı'nın İran'a yönelik yaptırımları ve Ermenistan'ın Batı ile ilişkilerini dengeleme çabası bağlamında da okunmalı. Ermenistan, son dönemde ABD ve Avrupa Birliği ile ilişkilerini geliştirirken, Rusya ve İran ile de bağlarını korumaya özen gösteriyor. İran ise Batı yaptırımları altında ekonomik sıkışmayı hafifletmek için komşularıyla ticaretini artırmaya çalışıyor. Bu nedenle Paşinyan-Pezeşkiyan görüşmesi, Tahran'ın Erivan üzerinden Batı'ya mesaj gönderme aracı olarak da değerlendirilebilir. Ayrıca İran, Azerbaycan ile de ilişkilerini normalleştirme sürecinde; Ermenistan ile iyi ilişkiler bu denklemin önemli bir parçası.
Zirvenin ev sahibi Türkmenistan ise tarafsızlık politikasıyla biliniyor ve bölgesel diyalog için platform sağlıyor. Türkmenistan'ın enerji ihracatı ve ulaştırma koridorları konusundaki rolü, Hazar Denizi'nin stratejik önemini artırıyor. Liderlerin bir araya gelmesi, bölgesel işbirliği ve istikrar arayışlarının bir yansıması.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Ermenistan-İran yakınlaşması, Türkiye'nin Güney Kafkasya politikası açısından dikkatle izlenmeli. Türkiye, Azerbaycan ile ittifak ilişkisi içinde ve Ermenistan ile ilişkilerini normalleştirme sürecinde. İran'ın Ermenistan ile artan işbirliği, bölgesel dengeleri etkileyebilir. Özellikle Zengezur koridoru projesi, Türkiye'nin doğu-batı bağlantısı için kritik. İran'ın bu koridora karşı tutumu ve Ermenistan ile koordinasyonu, Türkiye'nin lojistik ve enerji hatlarını şekillendirebilir. Ayrıca İran'a uygulanan yaptırımların delinmesi riski, Türkiye'nin Batı ile ilişkilerinde hassasiyet yaratabilir. Türkiye, dengeyi gözeterek hem Azerbaycan hem de Ermenistan ile diyaloğu sürdürmeli.