İslami Cihad Hareketi, Kahire'de bir araya gelen Filistinli grupların planlanan Filistin seçimlerini erteleme konusunda uzlaşıya vardığını duyurdu. Hareketin Genel Sekreter Yardımcısı Muhammed el-Hindi, görüşmelerin olumlu geçtiğini belirterek resmi açıklamanın önümüzdeki dönemde yapılacağını söyledi. Karar, Filistin iç siyasetinde yıllardır süren bölünmüşlüğü sona erdirme çabaları açısından kritik bir dönemeç olarak değerlendiriliyor.
Gelişmenin Arka Planı
Filistin'de 2006'dan bu yana genel seçim yapılmadı. El Fetih ile Hamas arasındaki derin anlaşmazlık, seçimlerin bir türlü gerçekleştirilememesinin temel nedeni olarak gösteriliyor. Nisan 2021'de yapılması planlanan seçimler, önce Doğu Kudüs'te oy kullanma izni konusundaki anlaşmazlık nedeniyle ertelenmişti. O dönemde Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, İsrail'in Doğu Kudüs'te seçimlere izin vermemesi halinde seçimlerin yapılamayacağını açıklamıştı. Ancak Hamas, bu gerekçeyi seçimlerden kaçmak için bahane olarak görmüştü.
Kahire'deki toplantılar, Mısır'ın arabuluculuğunda gerçekleşiyor. Mısır, yıllardır Filistinli gruplar arasında uzlaşı sağlamak için çaba gösteriyor. Son görüşmelere El Fetih, Hamas, İslami Cihad, Filistin Halk Kurtuluş Cephesi (FHKC) ve diğer grupların temsilcileri katıldı. Muhammed el-Hindi, toplantıların "sorumlu ve yapıcı" bir atmosferde geçtiğini ifade etti. El-Hindi, "Seçimlerin ertelenmesi konusunda tüm gruplar arasında bir mutabakat oluştu. Önümüzdeki günlerde resmi açıklama yapılacak" dedi.
Filistin seçimleri, sadece Filistin iç siyaseti için değil, bölgesel dengeler açısından da büyük önem taşıyor. Seçimlerin yapılması halinde Hamas'ın Batı Şeria'da da güç kazanabileceği, bunun da İsrail ve bazı Arap ülkeleri tarafından endişeyle karşılandığı belirtiliyor. Özellikle 2020'de imzalanan İbrahim Anlaşmaları sonrasında İsrail ile ilişkilerini normalleştiren BAE, Bahreyn ve Fas gibi ülkeler, Filistin yönetiminin Hamas'ın kontrolüne geçmesini istemiyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Seçimlerin ertelenmesi, Filistin davasının uluslararası alanda daha da zayıflamasına yol açabilir. Filistin yönetimi, meşruiyetini yenilemek ve uluslararası toplum nezdinde daha güçlü bir pozisyon elde etmek için seçimleri bir fırsat olarak görüyordu. Ancak Hamas ile El Fetih arasındaki güvensizlik ve Kudüs meselesi, süreci tıkadı.
Öte yandan, ABD'nin Orta Doğu politikası da Filistin seçimlerine mesafeli. Washington, Hamas'ın seçimlere katılması halinde sonuçları tanımayabileceğini ima etmişti. ABD yönetimi, Hamas'ı terör örgütü olarak görüyor ve seçimlerin şiddeti meşrulaştırabileceği endişesini taşıyor. Avrupa Birliği ise seçimlerin demokratik bir şekilde yapılması halinde sonuçlara saygı duyacağını belirtmişti.
İsrail cephesinde ise seçimlerin ertelenmesi rahatlama yaratabilir. İsrail, Hamas'ın Batı Şeria'da güçlenmesini kendi güvenliği için tehdit olarak görüyor. Ayrıca, seçimlerin yapılması halinde Filistin yönetiminin uluslararası alanda daha fazla tanınma ve destek bulacağı, bunun da İsrail'in bölgedeki konumunu zorlaştıracağı düşünülüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Filistin'deki iç uzlaşı sürecini yakından takip ediyor. Ankara, Hamas ile iyi ilişkilere sahip olmakla birlikte, El Fetih ve Filistin yönetimiyle de diyalog kanallarını açık tutuyor. Seçimlerin ertelenmesi, Türkiye'nin Filistin'de bir an önce birlik ve beraberliğin sağlanması yönündeki çağrılarını gölgeleyebilir. Türkiye, Filistin davasının uluslararası alanda daha etkili savunulabilmesi için Filistinli grupların ortak hareket etmesi gerektiğini vurguluyor. Seçimlerin sürekli ertelenmesi, İsrail'in yerleşim faaliyetlerini genişletmesine ve statükoyu değiştirmesine zemin hazırlayabilir. Bu durum, Türkiye'nin Orta Doğu barış sürecine yönelik çabalarını da olumsuz etkileyebilir.
Seçimlerin Ertelenmesi Ne Anlama Geliyor?
Seçimlerin ertelenmesi, Filistin halkının iradesinin bir kez daha askıya alınması anlamına geliyor. 2006'dan bu yana sandık başına gidemeyen Filistinliler, siyasi temsilden yoksun kalıyor. Bu durum, özellikle genç nüfus arasında hayal kırıklığı ve sisteme güvensizliği artırıyor. Ayrıca, Filistin yönetiminin meşruiyet krizi derinleşiyor ve karar alma süreçleri daha da zayıflıyor.
Uzmanlar, seçimlerin ertelenmesinin ardından Filistin'de yeni bir iç çatışma riskinin bulunduğunu belirtiyor. Hamas, erteleme kararına sert tepki gösterebilir ve Gazze'deki kontrolünü pekiştirebilir. El Fetih ise Batı Şeria'da daha baskıcı bir tutum izleyebilir. Bu durum, iki taraf arasındaki uçurumu daha da derinleştirebilir.
Uluslararası toplumun tutumu da belirsiz. ABD ve Avrupa ülkeleri, Filistin'de demokratik seçimlerin yapılmasını desteklediklerini söyleseler de, Hamas'ın katılımı konusunda net bir pozisyon alamıyorlar. Bu belirsizlik, Filistinli grupların uzlaşı arayışlarını da zorlaştırıyor.
Sonuç ve Beklentiler
Kahire'deki görüşmelerden çıkan erteleme kararı, Filistin siyasetinde yeni bir belirsizlik dönemine işaret ediyor. Filistinli gruplar arasında yapılacak resmi açıklamanın içeriği ve zamanlaması, önümüzdeki günlerde netleşecek. Ancak şimdiden görünen o ki, Filistin'de birliğin sağlanması ve seçimlerin yapılması için daha uzun bir süre ve daha fazla çabaya ihtiyaç var. Bu süreçte Türkiye'nin yapıcı rolü ve bölgesel aktörlerin tutumu belirleyici olacak.