Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, ülkesinde 20 Haziran'da gerçekleştirilen erken parlamento seçimlerinde partisinin zafer kazandığını ilan etti. Sandık çıkış anketlerine göre, Paşinyan liderliğindeki "Sivil Sözleşme" ittifakı oyların yaklaşık yüzde 57'sini alarak birinci sıraya yerleşti. Seçim, Paşinyan'ın geçen yıl Dağlık Karabağ savaşında yaşanan yenilginin ardından istifa etmesi ve erken seçim çağrısı yapması üzerine düzenlenmişti. Seçim süreci, kısa süreli gerginliklere rağmen genel olarak barışçıl geçti. Paşinyan, başkent Erivan'da destekçilerine hitaben yaptığı konuşmada, "Ermeni halkının takdirine layık olduk. Bu zafer, reform ve kalkınma yolunda devam etme kararlılığımızı pekiştiriyor" dedi. Seçimlere katılım oranı ise yüzde 49 civarında gerçekleşti.
Seçimlerin arka planı ve Paşinyan'ın siyasi yolculuğu
Nikol Paşinyan, 2018'deki "Kadife Devrim" ile iktidara gelen eski bir gazeteci ve muhalif liderdir. Başbakanlık görevini üstlendikten sonra yolsuzlukla mücadele ve demokratik reformlar vaat etmişti. Ancak, 2020'de Dağlık Karabağ'da Azerbaycan karşısında alınan askeri mağlubiyet, Paşinyan'ın popülaritesini ciddi ölçüde zedelemişti. Savaşın sonunda Rusya'nın arabuluculuğuyla imzalanan ateşkes anlaşması, birçok Ermeni tarafından ulusal bir utanç olarak görülmüş ve Paşinyan'a yönelik yoğun protestolara yol açmıştı. Muhalefet partileri, Başbakan'ı savaşta başarısız olmakla suçlayarak istifasını talep etmişti. Erken seçim kararı, bu siyasi krizi aşmak için alınan bir hamleydi.
Seçim kampanyası süresince Paşinyan, ekonomik toparlanma ve altyapı yatırımları vaat ederken, muhalefet ise güvenlik ve savunma konularına odaklanmıştı. Özellikle eski Cumhurbaşkanı Robert Koçaryan liderliğindeki "Ermenistan İttifakı" ve diğer muhalif bloklar, Paşinyan'ın dış politikada Rusya'ya mesafeli duruşunu eleştirmişti. Seçim sonuçları, Paşinyan'ın savaş sonrası zorlu süreçte hâlâ halkın önemli bir bölümünün desteğini almaya devam ettiğini gösteriyor. Bununla birlikte, muhalefet seçimlerde usulsüzlük iddialarında bulunmuş ve sonuçları tanımayabileceğini açıklamıştır.
Bölgesel ve küresel boyut
Ermenistan'daki bu seçim sonuçları, bölgesel dinamikler açısından da önem taşıyor. Paşinyan, iktidarının ilk yıllarında Batı yanlısı reformlara yönelmiş, ancak Dağlık Karabağ savaşı sonrası Rusya'yla askeri ve siyasi işbirliğini artırmak zorunda kalmıştı. Rusya, Ermenistan'da bir askeri üs bulunduruyor ve bölgede başat güç konumunda. Seçim sonuçları, Paşinyan'ın Moskova'yla ilişkilerini yumuşatma ve Batı'yla denge politikası izleme çabalarını sürdüreceğine işaret ediyor. Batılı gözlemciler, seçimlerin genel olarak özgür ve adil bir ortamda geçtiğini belirtti. Ancak Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) seçim gözlemcileri, kampanya sırasında kutuplaştırıcı dil kullanımı ve medyaya erişimde eşitsizlikler olduğunu rapor etti. Paşinyan'ın zaferi, Dağlık Karabağ sorununun çözümüne yönelik müzakerelerde Ermenistan'ın pozisyonunu etkileyebilir. Azerbaycan ise seçim sonuçlarına temkinli yaklaşıyor ve ateşkes anlaşmasının uygulanmasına odaklanmış durumda.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Ermenistan seçimlerini yakından izlemektedir. Paşinyan'ın zaferi, iki ülke arasında normalleşme sürecine dair umutları canlandırmıştır. Daha önce Paşinyan, Türkiye ile sınırların açılması ve diplomatik ilişkilerin tesisi konusunda olumlu sinyaller vermişti. Ancak Dağlık Karabağ savaşı ve Azerbaycan faktörü, Türkiye'nin Ermenistan'a yönelik politikasını belirleyen temel unsurlardır. Türkiye, Azerbaycan'ın toprak bütünlüğünü desteklemekte ve Karabağ sorununun çözümünde Azeri çıkarlarını öncelemektedir. Paşinyan'ın bu konuda esneklik göstermesi ve Azerbaycan'la yapıcı diyalog sürdürmesi halinde, Türkiye-Ermenistan ilişkilerinde kademeli bir yumuşama mümkün olabilir. Aksi takdirde, statükonun devamı beklenir.