ABD, Eritre'ye uyguladığı kilit yaptırımları kaldırdı. Bu adım, Kızıldeniz'de Husi saldırılarının deniz taşımacılığını aksatması ve Etiyopya'nın Tigray bölgesinde çatışmaların yeniden şiddetlenmesiyle aynı döneme denk geldi. Analistler, Eritre'nin stratejik değerinin giderek arttığını belirtiyor. Ülke, Kızıldeniz'e 1.200 kilometrelik kıyısıyla küresel ticaret yolları ve bölgesel güvenlik açısından kritik bir konumda bulunuyor.
Yaptırımların Kaldırılması ve Arka Planı
ABD Hazine Bakanlığı, Eritre'ye yönelik 2009'dan bu yana yürürlükte olan bazı yaptırımları kaldırdığını duyurdu. Yaptırımlar, Eritre'nin Somalili militan gruplara destek verdiği iddiasıyla uygulanmıştı. Ancak son yıllarda Eritre, Husi isyancılarına karşı Suudi Arabistan ve BAE liderliğindeki koalisyona askeri üs sağlayarak Batı ile ilişkilerini iyileştirdi. 2018'de Etiyopya ile barış anlaşması imzalayan Eritre, Tigray Savaşı'nda Etiyopya ordusunun yanında yer aldı. Bu süreçte Eritre askerleri, Tigray Halk Kurtuluş Cephesi'ne (TPLF) karşı savaştı.
ABD'nin yaptırımları kaldırma kararı, Kızıldeniz'de artan Husi saldırılarına bir yanıt olarak görülüyor. Husi'ler, İsrail-Hamas savaşının başlamasından bu yana Kızıldeniz'deki ticari gemilere yönelik saldırılarını yoğunlaştırdı. Bu saldırılar, küresel ticaretin yaklaşık %12'sinin geçtiği Bab el-Mendeb Boğazı'nda büyük aksamalara yol açtı. Eritre, bu boğazın karşısında stratejik bir konumda bulunuyor ve ABD için istihbarat, lojistik ve askeri erişim açısından önemli bir ortak haline geliyor.
Tigray'da Çatışmaların Dönüşü ve Eritre'nin Rolü
Etiyopya'nın Tigray bölgesinde 2022 Kasım'ındaki barış anlaşmasına rağmen çatışmalar yeniden alevlendi. Eritre ordusunun Tigray'da hâlâ aktif olduğu ve bazı bölgeleri kontrol ettiği bildiriliyor. Tigray yönetimi, Eritre güçlerinin bölgeden çekilmediğini ve barış anlaşmasının uygulanmasını engellediğini savunuyor. Etiyopya hükümeti ise Eritre ile ilişkilerini dengelemeye çalışıyor.
Eritre'nin Tigray'daki varlığı, bölgesel istikrarı tehdit ederken ABD'nin yaptırımları kaldırması, Eritre'nin artan jeopolitik önemini gösteriyor. Analistler, Eritre'nin Kızıldeniz'deki üsleri ve limanlarıyla Husi saldırılarına karşı operasyonlarda kilit bir aktör olabileceğini belirtiyor. Ancak Eritre'nin otoriter yönetimi ve insan hakları ihlalleri, Batı ile ilişkilerde hassas bir denge oluşturuyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Eritre, Afrika Boynuzu'nda stratejik bir konuma sahip. Kızıldeniz, Süveyş Kanalı üzerinden Avrupa ile Asya arasındaki en kısa deniz yolunu oluşturuyor. Husi saldırıları nedeniyle birçok gemi rotasını Ümit Burnu'na çevirmek zorunda kaldı; bu da maliyetleri artırdı ve teslimat sürelerini uzattı. Eritre'nin limanları (Massawa ve Assab), alternatif lojistik merkezler olarak öne çıkıyor.
ABD'nin yaptırımları kaldırması, Eritre'yi Çin ve Rusya'nın etki alanından çekme amacı taşıyor. Eritre, son yıllarda Çin ile ekonomik ilişkilerini güçlendirdi ve Rusya ile askeri işbirliği yaptı. ABD, Eritre'yi yeniden kazanarak Kızıldeniz'deki etkisini artırmayı hedefliyor. Ancak Eritre'nin insan hakları sicili ve iç baskıcı yönetimi, ABD Kongresi'nde tepkilere yol açabilir.
Tigray'da çatışmaların yeniden başlaması, Eritre'yi Etiyopya ile ilişkilerinde daha da önemli hale getiriyor. Etiyopya, denize erişim için Eritre limanlarına bağımlı. 1993'te Eritre'nin bağımsızlığından sonra Etiyopya denize kıyısı olmayan bir ülke haline geldi. Bu durum, iki ülke arasında 1998-2000 savaşına ve 2018 barış anlaşmasına kadar süren gerginliğe neden oldu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Eritre'nin Kızıldeniz'deki stratejik konumu ve Tigray'daki gelişmeler, Türkiye'nin Afrika Boynuzu politikalarını yakından ilgilendiriyor. Türkiye, 2010'lardan bu yana Afrika'da açılım politikası izliyor; Somali'de askeri üs ve ekonomik yatırımları bulunuyor. Kızıldeniz'deki istikrarsızlık, Türk ticaret gemilerinin güvenliğini ve Süveyş Kanalı üzerinden yapılan ihracatı tehdit ediyor. ABD'nin Eritre'ye yönelik yaptırımları kaldırması, bölgede güç dengesini değiştirebilir ve Türkiye'nin bölgesel ortaklıklarını gözden geçirmesini gerektirebilir. Ayrıca Eritre'nin insan hakları ihlalleri, Türkiye'nin bölgedeki meşruiyetini koruması açısından dikkatle izlenmeli.