Eritre, komşusu Etiyopya ile yaşanan ve son haftalarda tırmanan gerilimin ardından Birleşmiş Milletler'i (BM) müdahaleye çağırdı. Eritre hükümeti, Etiyopya'nın askeri provokasyonlarını ve savaş çıkarma girişimlerini durdurması için uluslararası topluma acil çağrıda bulunurken, iki ülke karşılıklı olarak birbirini savaş başlatmakla suçluyor. Bölgede geniş çaplı bir çatışma yaşanabileceği endişesi giderek artıyor.
Gerilimin Arka Planı
Eritre ve Etiyopya arasındaki ilişkiler, 1998-2000 yılları arasında yaşanan ve yaklaşık 80 bin kişinin ölümüne yol açan sınır savaşından bu yana inişli çıkışlı bir seyir izliyor. 2018'de Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed'in barış hamlesiyle başlayan normalleşme süreci, 2020'de başlayan Tigray çatışması sırasında Eritre'nin Etiyopya ordusuyla birlikte Tigray Halk Kurtuluş Cephesi'ne (TPLF) karşı savaşmasıyla farklı bir boyut kazanmıştı. Ancak Tigray savaşının 2022'de sona ermesiyle birlikte ilişkiler yeniden gerilmeye başladı. Eritre, Etiyopya'yı kendi topraklarına yönelik saldırılar düzenlemekle ve bölgesel istikrarı bozmakla suçluyor. Etiyopya ise Eritre'yi askeri yığınak yapmak ve savaş çıkarmak için bahane üretmekle eleştiriyor.
Son günlerde iki ülke arasındaki sınır bölgesinde askeri hareketliliğin arttığına dair raporlar geliyor. Eritre hükümeti, Etiyopya'nın sınır hattında ek birlikler konuşlandırdığını ve provokatif eylemlerde bulunduğunu iddia ederken, Etiyopya Dışişleri Bakanlığı Eritre'nin suçlamalarının asılsız olduğunu savunuyor. Uluslararası gözlemciler, her iki tarafın da iletişim kanallarını kapattığını ve krizin kontrolden çıkma riski taşıdığını belirtiyor.
BM'ye Çağrı ve Uluslararası Tepkiler
Eritre'nin BM'ye yaptığı çağrı, ülkenin daimi temsilcisi aracılığıyla New York'taki BM merkezine iletildi. BM Güvenlik Konseyi'nin konuyu derhal görüşmesi ve Eritre'ye yönelik her türlü tehdidi kınaması isteniyor. Eritre ayrıca Afrika Birliği'ni de bölgesel barış ve güvenlik mekanizmalarını devreye sokmaya davet etti. BM Genel Sekreteri'nin özel temsilcisi henüz bir açıklama yapmadı, ancak diplomatik kaynaklar Konsey'in önümüzdeki günlerde acil toplantı yapabileceğini söylüyor.
Bölgedeki diğer ülkeler de endişeli. Kenya, Cibuti ve Sudan, iki komşu arasındaki gerilimin Doğu Afrika'nın istikrarını tehdit ettiğini belirterek taraflara itidal çağrısında bulundu. ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, gelişmeleri yakından takip ettiklerini ve tüm tarafları diyaloga davet ettiklerini açıkladı. Avrupa Birliği de benzer bir açıklama yaparak barışçıl çözüm çağrısını yineledi.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Eritre-Etiyopya gerilimi, yalnızca iki ülkeyi değil, tüm Afrika Boynuzu'nu etkileyecek potansiyele sahip. Bölge, Kızıldeniz ticaret yollarının güvenliği açısından stratejik öneme sahip. Etiyopya'nın denize erişimi olmadığı için Eritre limanlarına bağımlılığı söz konusu. Öte yandan Eritre, son yıllarda Körfez ülkeleriyle askeri işbirliğini artırmış durumda. Bir çatışma, Kızıldeniz'deki güç dengelerini ve küresel ticaret akışını olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, Etiyopya'nın iç istikrarsızlığı ve Tigray sonrası dönemde yaşanan siyasi kırılganlıklar, ülkenin dış politikada daha agresif bir tutum izlemesine yol açabilir. BM ve Afrika Birliği'nin etkili bir arabuluculuk yapamaması halinde, bölgede yeni bir savaş riski masada.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Afrika Boynuzu'nda son yıllarda etkinliğini artıran bir aktör. Etiyopya ile 2021'de savunma sanayi anlaşması imzalayan ve bölgede insani yardım faaliyetleri yürüten Türkiye, Eritre ile de diplomatik ilişkilerini geliştiriyor. Olası bir çatışma, Türkiye'nin bölgedeki yatırımlarını ve arabuluculuk girişimlerini sekteye uğratabilir. Ayrıca Kızıldeniz'deki istikrarsızlık, Süveyş Kanalı üzerinden yürüyen Türk ticaretini ve enerji arz güvenliğini olumsuz etkileyebilir. Türkiye'nin BM ve Afrika Birliği çabalarına destek vermesi, bölgesel barışın yanı sıra kendi ekonomik ve stratejik çıkarları açısından da kritik.