Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kırgızistan'ın başkenti Bişkek'te düzenlenen Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) Zirvesi'nde yaptığı konuşmada, Türkiye'nin örgütle iş birliğini derinleştirme kararlılığını vurguladı. Erdoğan, ŞİÖ'yü "yükselen bir yıldız" olarak nitelendirerek, "Türkiye olarak ŞİÖ ile her alanda iş birliğimizi ilerletme gayreti içinde olacağız" dedi. Zirveye katılımı kapsamında çeşitli liderlerle ikili görüşmeler de yapan Erdoğan'ın bu açıklamaları, Türkiye'nin çok yönlü dış politika arayışının bir parçası olarak değerlendiriliyor.
ŞİÖ Zirvesi ve Erdoğan'ın Mesajları
Kırgızistan'ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen 24. ŞİÖ Zirvesi'ne katılan Cumhurbaşkanı Erdoğan, burada yaptığı konuşmada örgütün küresel ölçekte artan önemine dikkat çekti. Erdoğan, ŞİÖ'nün bugün dünya nüfusunun yaklaşık yarısını temsil ettiğini ve ekonomik potansiyeliyle küresel dengelerde belirleyici bir rol oynadığını ifade etti. Türkiye'nin bu oluşumla ilişkilerinin diyalog ortağı düzeyinden ileriye taşınması yönündeki beklentilerini de dile getiren Erdoğan, "ŞİÖ ile ilişkilerimizi geliştirmek, stratejik hedeflerimiz arasında yer alıyor" şeklinde konuştu.
Zirve boyunca Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ve Hindistan Başbakanı Narendra Modi gibi örgütün kilit isimleriyle bir araya geldi. Görüşmelerde ikili ilişkilerin yanı sıra bölgesel ve küresel konular ele alındı. Erdoğan'ın özellikle enerji, ticaret ve savunma sanayii alanlarındaki iş birliği fırsatlarını masaya yatırdığı belirtiliyor. Zirve sonrası yayımlanan ortak bildiride ise üye ülkelerin uluslararası terörle mücadele, sınır güvenliği ve sürdürülebilir kalkınma konularında iş birliğini güçlendirme kararı aldığı kaydedildi.
Bölgesel ve Küresel Dengeler Açısından Önemi
Şanghay İşbirliği Örgütü, 2001 yılında Rusya, Çin, Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan ve Özbekistan tarafından kuruldu. Örgüt, kurulduğu günden bu yana üye sayısını artırarak genişledi; Hindistan ve Pakistan 2017'de tam üye oldu. Bugün ŞİÖ, dünya nüfusunun yüzde 40'ından fazlasını ve küresel GSYİH'nın önemli bir bölümünü temsil ediyor. Rusya ve Çin'in başını çektiği örgüt, Batı merkezli uluslararası sisteme alternatif bir platform olarak görülüyor.
Türkiye'nin ŞİÖ ile ilişkileri, 2012 yılında diyalog ortağı statüsü kazanmasıyla başladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha önce de defalarca Türkiye'nin ŞİÖ'ye tam üyelik talebinde bulunduğunu dile getirmişti. Avrupa Birliği üyelik sürecinin uzun yıllardır akamete uğraması, Ankara'nın alternatif uluslararası platformlara ilgisini artırıyor. Uzmanlar, Erdoğan'ın bu çıkışını, Türkiye'nin Batı ittifakına alternatif arayışı olarak değil, çok kutuplu dünya düzeninde denge politikası izleme stratejisi olarak okuyor.
Öte yandan ŞİÖ üyelerinin çoğunun Batı ile arasının açık olması ve özellikle Rusya'nın Ukrayna işgali nedeniyle Batılı yaptırımlarla karşı karşıya bulunması, Türkiye'nin bu örgütle olan yakınlaşmasını Batı kamuoyunda tartışmalı hale getirebilir. Ancak Ankara, ŞİÖ ile ilişkilerini NATO üyeliğiyle çelişmediğini vurgulayarak, bu adımın Türkiye'nin ekonomik ve stratejik çıkarlarına hizmet edeceğini savunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ŞİÖ ile iş birliğini derinleştirme vaadi, Türkiye'nin dış politikada son yıllarda izlediği çok yönlü ve bağımsız hamlelerle uyumlu. Ankara, Batı ile yaşadığı gerilimlerin de etkisiyle Asya'da yeni ortaklıklar arıyor. ŞİÖ, Türkiye'ye Rusya ve Çin başta olmak üzere geniş bir pazara erişim imkânı sunarken, enerji ve savunma sanayii gibi alanlarda da kritik bir platform olabilir. Ancak bu yakınlaşmanın NATO üyeliğiyle çelişme riski, dikkatli bir denge politikasını zorunlu kılıyor. Türkiye'nin bu girişimi, Batı ittifakındaki pazarlık gücünü artırma amacı da taşıyor olabilir.