Rusya, Ukrayna'nın başkenti Kiev ve çevresine yönelik hava saldırılarını altıncı gün üst üste sürdürdü. Yetkililer, Salı günü gerçekleştirilen saldırılarda en az 9 kişinin hayatını kaybettiğini, bir düzineden fazla kişinin de yaralandığını açıkladı. Kiev Belediye Başkanı Vitali Kliçko, başkentteki saldırılarda en az 6 kişinin öldüğünü, iki kişinin de yaralandığını belirtti. Bölge valisi ise Kiev çevresindeki saldırılarda 3 kişinin daha hayatını kaybettiğini duyurdu. Saldırılar, Rusya'nın Ukrayna'nın enerji altyapısını hedef aldığı ve iki ülke arasında olası bir ateşkes görüşmelerinin sürdüğü bir dönemde gerçekleşiyor.
Gelişmenin Arka Planı
Kiev'e yönelik saldırılar, Rusya'nın Ukrayna'nın enerji santralleri ve elektrik şebekelerini hedef alan hava harekatının bir parçası olarak değerlendiriliyor. Rus ordusu, son günlerde İHA (insansız hava aracı) ve füzelerle başkent Kiev dahil birçok kenti vurdu. Ukrayna Hava Kuvvetleri, Salı gecesi Rusya'nın fırlattığı 18 İHA ve 4 seyir füzesinden 11'ini ve 3'ünü düşürdüklerini açıkladı. Ancak saldırıların yoğunluğu nedeniyle bazı hedefler vuruldu.
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Rusya'nın terör saldırıları ancak güçlü bir yanıtla durdurulabilir. Ukrayna'nın hava savunma sistemleri güçlendirilmeli ve Batı'nın desteği artmalı" ifadelerini kullandı. Zelenski, Rusya'nın bu saldırılarla Ukrayna'nın enerji altyapısını çökertmeyi hedeflediğini ve bunun bir soykırım biçimi olduğunu öne sürdü.
Saldırılar, Türkiye ve BM arabuluculuğunda yürütülen ateşkes görüşmelerine rağmen sürüyor. Rusya ve Ukrayna heyetleri, İstanbul'da bir araya gelerek olası bir ateşkes anlaşmasını müzakere etmişti. Ancak taraflar arasındaki görüş ayrılıkları sürüyor. Rusya, Ukrayna'nın tarafsız kalmasını ve NATO'ya katılmamasını talep ederken, Ukrayna da uluslararası güvenlik garantileri istiyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Saldırılar, sadece Ukrayna'nın değil, Avrupa ve dünya genelinde enerji güvenliğini ve gıda tedarikini tehdit ediyor. Ukrayna, dünya buğday ihracatının önemli bir bölümünü karşılıyor ve savaş nedeniyle ihracatı kesintiye uğruyor. Bu durum, Orta Doğu ve Afrika'daki gıda fiyatlarını yükseltiyor ve kıtlık riskini artırıyor.
NATO ve Batılı ülkeler, Rusya'ya yönelik yaptırımlarını artırırken, Ukrayna'ya askeri yardımlarını sürdürüyor. ABD, İngiltere ve Almanya, Ukrayna'ya hava savunma sistemleri ve zırhlı araçlar göndermeye devam ediyor. Ancak bu yardımların yetersiz kaldığı ve Ukrayna'nın hava üstünlüğünü sağlayamadığı belirtiliyor.
Rusya'nın Kiev'e yönelik saldırıları, savaşın uzayacağına ve tırmanacağına işaret ediyor. Uzmanlar, Rusya'nın Ukrayna'nın direnişini kırmak için daha yoğun saldırılar düzenleyebileceğini, bunun da bölgesel bir kaosa yol açabileceğini ifade ediyor. Savaşın uzaması, göç dalgalarını artırırken, Avrupa'da enerji fiyatları ve enflasyon üzerinde de baskı oluşturuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik saldırıları, Türkiye'nin arabuluculuk çabalarını ve bölgesel istikrar politikalarını yakından ilgilendiriyor. Türkiye, savaşın başından bu yana hem Rusya ile hem de Ukrayna ile ilişkilerini dengeleyen bir diplomasi izliyor. Ancak Kiev'de artan can kaybı ve altyapı tahribatı, Türkiye'nin arabuluculuk girişimlerinin başarıya ulaşmasını zorlaştırıyor. Türkiye'nin Montrö Boğazlar Sözleşmesi çerçevesinde uyguladığı geçiş kısıtlamaları ve enerji politikaları, bu krizden doğrudan etkileniyor. Türkiye'nin Rusya'ya bağımlılığını azaltma ve Karadeniz'de güvenliği sağlama çabaları, savaşın seyrine göre yeniden şekillenecek gibi görünüyor.