Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Aoun ile başkent Ankara'da bir araya geldi. Görüşmenin ana gündem maddesini, Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Gücü'nün (UNIFIL) görev süresinin dolmasının ardından oluşturulabilecek yeni uluslararası güce Türkiye'nin katılımı oluşturdu. Erdoğan, Türkiye'nin bu kapsamda görev almaya hazır olduğunu ifade etti. Aoun'un tek günlük ziyareti, İsrail'in Lübnan'dan çekilmesi ve Hizbullah ile İsrail arasındaki çatışmaların sona erdirilmesi konusundaki diplomatik çabalarla eş zamanlı gerçekleşti.
Gelişmenin Arka Planı
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Aoun, Türkiye'ye yaptığı tek günlük ziyaret kapsamında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile bir araya geldi. Görüşmede, Lübnan'daki güvenlik durumu, bölgesel istikrar ve ikili ilişkiler ele alındı. Erdoğan'ın, UNIFIL görevinin sona ermesinin ardından Lübnan'da konuşlanacak yeni bir uluslararası güce Türkiye'nin katılmaya hazır olduğunu ifade ettiği bildirildi. Aoun ziyareti, Lübnan hükümetinin İsrail'in güney Lübnan'dan çekilmesini sağlamak ve Hizbullah ile İsrail arasındaki çatışmalara kalıcı bir çözüm bulmak amacıyla yürüttüğü diplomatik girişimlerin bir parçası olarak görülüyor.
UNIFIL, 1978 yılında Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 426 sayılı kararıyla, İsrail'in Lübnan'a yönelik işgalini sona erdirmek amacıyla kurulmuştu. Görev süresi her yıl yenilenen gücün, son olarak Ağustos 2024'te bir yıl daha uzatılması kararlaştırılmıştı. Ancak bölgedeki çatışmalar ve İsrail'in kuzeydeki operasyonları, gücün etkinliğini tartışmaya açmış durumda. Türkiye'nin olası katılımına ilişkin açıklama, uluslararası toplumun Lübnan'daki istikrar arayışına Ankara'nın desteğini göstermesi açısından önem taşıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Aoun'un Ankara ziyareti, İsrail ile Hizbullah arasında 2023'ün Ekim ayından bu yana devam eden çatışmaların sona erdirilmesine yönelik bölgesel çabaların bir parçası. Gazze'deki savaşın ardından Lübnan sınırında da tırmanan gerilim, binlerce insanın yerinden olmasına ve ciddi bir insani krize yol açtı. Ateşkes sağlanması ve İsrail güçlerinin Lübnan'dan çekilmesi, hem Lübnan hükümeti hem de uluslararası toplum için öncelikli hedef durumunda. Türkiye'nin bu sürece askeri bir katkı sunma niyeti, bölgesel bir aktör olarak Ankara'nın etkinliğini artırabilir.
Uzmanlar, Türkiye'nin barış gücü operasyonlarına daha önce de katkıda bulunduğunu hatırlatıyor; örneğin Kosova, Afganistan ve Bosna'da görev almıştı. Olası bir Lübnan misyonu, Türkiye'nin Ortadoğu'da istikrarın sağlanmasındaki rolünü güçlendirebilir. Ayrıca Türkiye, bölge ülkeleriyle iş birliğini geliştirmeye yönelik adımlar atarken, bu gelişme Katar ve Suudi Arabistan gibi ülkelerle de koordinasyonu gerektiren bir boyut taşıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'nin Lübnan'da UNIFIL sonrası bir güce katılma isteği, dış politikasının proaktif ve çok yönlü karakterini yansıtıyor. Ankara, Doğu Akdeniz'deki jeopolitik konumunu ve bölgesel nüfuzunu pekiştirmeye çalışırken, bu tür bir katkı hem uluslararası meşruiyet sağlayabilir hem de Arap dünyası ile ilişkileri geliştirebilir. Ayrıca, İsrail-Hizbullah çatışmasının Türkiye'ye yansıması açısından, istikrarlı bir Lübnan, göç akınlarını önleyecek bir tampon bölge oluşturabilir. Türkiye'nin barış gücüne katılımı, aynı zamanda NATO ve BM ile iş birliği açısından da önemli bir sinyal. Ekonomik boyutu ise, bölgedeki ticaret yollarının güvenliğine katkı sağlayarak Türk yatırımlarını koruyabilir.