Avrupa Parlamentosu'nda merkez sağın en büyük siyasi grubu olan Avrupa Halk Partisi (EPP), Sloven milletvekili Branko Grims hakkında "aşırı sağcılarla iş birliği" gerekçesiyle ihraç sürecini resmen başlattı. Grims, geçtiğimiz hafta Avrupa Parlamentosu'nda aşırı sağcı milletvekilleriyle birlikte bir etkinliğe ev sahipliği yapmış ve bu etkinlikte ana akım partilerin aşırı sağa karşı uyguladığı "cordon sanitaire" (izolasyon) politikasını yıkmaya yemin etmişti. Bu gelişme, Avrupa siyasetinde merkez sağın aşırı sağla flörtüne yönelik tartışmaları yeniden alevlendirdi.
Grims'in Etkinliği ve EPP'nin Tepkisi
Branko Grims, Avrupa Parlamentosu'nun aşırı sağcı milletvekilleriyle birlikte Avrupa Parlamentosu binasında bir panel düzenledi. Panelde konuşan Grims, Avrupa genelinde ana akım partilerin aşırı sağa karşı izlediği tecrit politikasını eleştirerek, "Bu suni duvarı yıkacağız; halkların gerçek temsilcileriyle iş birliği yapmak istiyoruz" ifadelerini kullandı. EPP liderliği, bu açıklamaların grubun temel ilkeleriyle bağdaşmadığını belirterek derhal harekete geçti. EPP Sözcüsü yaptığı açıklamada, "Partimiz demokrasi, hukukun üstünlüğü ve Avrupa değerlerine bağlıdır. Aşırı sağcılarla her türlü iş birliği kabul edilemez" dedi.
Grims, EPP bünyesindeki Slovenya'nın muhafazakar SDS partisinin üyesi. SDS, eski Başbakan Janez Janša liderliğindeki bir parti ve daha önce de aşırı sağcı gruplarla yakınlaşmasıyla eleştirilmişti. Janša'nın kendisi de Macaristan Başbakanı Viktor Orbán'ın aşırı sağcı politikalarına destek vermesiyle tanınıyor. EPP, daha önce Orbán'ın partisi Fidesz'i de aşırı sağcı söylemler nedeniyle gruptan ihraç etmişti.
Avrupa'da Merkez Sağ-Aşırı Sağ İlişkilerinin Kırılgan Dengesi
Bu olay, Avrupa genelinde merkez sağ partilerin aşırı sağla nasıl bir ilişki kurması gerektiği konusundaki hassas tartışmayı bir kez daha gündeme taşıdı. Özellikle İtalya, İspanya ve Fransa'da merkez sağ partiler, göçmen karşıtı söylemler benimseyen popülist partilerle iş birliği yaparak oy oranlarını korumaya çalışıyor. EPP, bu eğilime karşı keskin bir çizgi çizmeye çalışırken üye partiler arasında derin görüş ayrılıkları bulunuyor.
Grims'in ihraç süreci, EPP'nin bu konuda daha önce Orbán'a karşı sergilediği tutarlılığı koruyup korumayacağının testi olarak görülüyor. Siyasi analistlere göre, EPP'nin bu hamlesi, merkez sağın aşırı sağa kucak açma eğilimine karşı bir uyarı niteliği taşıyor. Ancak Grims'in partisi SDS'nin Slovenya'da güçlü bir tabanı olduğu göz önüne alındığında, bu ihracın bölgesel siyasette yankıları olabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Avrupa'da aşırı sağın yükselişine karşı merkez sağın aldığı tavrı netleştirmesi açısından önemli. Türkiye, uzun yıllardır Avrupa Birliği üyelik sürecinde aşırı sağcı partilerin yükselişinin AB'nin karar alma mekanizmalarını nasıl etkilediğini yakından izliyor. Aşırı sağ partiler genellikle Türkiye'nin AB üyeliğine ve göçmen politikalarına karşı çıkıyor. EPP'nin bu tür iş birliklerine karşı net duruşu, kısa vadede Türkiye-AB ilişkilerine doğrudan yansımasa da, Avrupa siyasetinde merkez sağın aşırı sağdan uzaklaşmasına katkı sağlayabilir. Ancak bu eğilimin sürüp sürmemesi, önümüzdeki Avrupa Parlamentosu seçimlerinde merkez sağın izleyeceği stratejiye bağlı olacak.