ABD'de enflasyonun beklentilerden daha yumuşak seyrettiğine işaret eden bir rapor, New York borsasında hisse senetlerinin ve tahvillerin yükselmesine yol açtı. Wall Street yatırımcıları, Federal Rezerv'in (Fed) faiz artırım hızını yavaşlatacağı yönündeki bahislerini daha da artırdı. Perşembe günü yayımlanan verilere göre, Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) Ekim ayında aylık bazda yüzde 0,2, yıllık bazda ise yüzde 1,3 arttı. Bloomberg anketine katılan ekonomistlerin beklentisi yıllık yüzde 1,9 artıştı. Çekirdek ÜFE ise yıllık yüzde 2,4 ile Nisan 2021'den bu yana en düşük seviyeye geriledi.
Gelişmenin arka planı
Enflasyon verisinin ardından tahvil faizleri gerilerken, endeks vadeli işlemleri yükseldi. S&P 500 endeksi yüzde 0,4, Dow Jones Sanayi Endeksi yüzde 0,3 ve Nasdaq 100 endeksi yüzde 0,5 artış kaydetti. 10 yıllık ABD Hazine tahvili faizi 10 baz puan düşerek yüzde 4,48'e geriledi. Dolar endeksi ise yüzde 0,2 değer kaybetti. Analistler, ÜFE verisinin ardından para piyasalarının Aralık ayında 25 baz puanlık bir faiz indirimi olasılığını yüzde 50'den yüzde 56'ya yükselttiğini belirtti. Fed yetkilileri ise faiz indirimi için acele etmeyeceklerini ve verilere bağlı kalacaklarını yineledi.
Teknoloji hisselerindeki düşüş, genel piyasa iyimserliğini gölgeledi. Çip üreticisi Nvidia'nın hisseleri, şirketin Çin pazarı için geliştirdiği yapay zeka çiplerinin ABD yaptırımları nedeniyle satışa sunulamayacağı haberleriyle yüzde 2,8 değer kaybetti. AMD ve Intel gibi diğer çip şirketleri de benzer baskılarla karşılaştı. Analistler, teknoloji sektöründeki bu düzeltmenin, yılbaşından bu yana yüzde 30'un üzerinde yükselen sektörde kâr satışlarından kaynaklandığını belirtti. Bankacılık hisseleri ise faiz düşüşünün kredi marjlarını daraltacağı endişesiyle karışık bir seyir izledi.
Bölgesel ve küresel boyut
ABD enflasyon verisindeki zayıflama, küresel piyasalarda da risk iştahını destekledi. Asya-Pasifik bölgesinde Japon Nikkei 225 endeksi yüzde 0,7, Hong Kong Hang Seng endeksi yüzde 1,2 yükseldi. Avrupa'da Stoxx 600 endeksi yüzde 0,3 artış gösterdi. Gelişmekte olan piyasalarda ise yükseliş daha sınırlı kaldı. Öte yandan, küresel enerji piyasaları, OPEC+'ın Aralık ayı toplantısı öncesinde belirsizlik yaşarken, ham petrol fiyatları varil başına 77 dolar seviyesinde dengelendi. Jeopolitik riskler, özellikle Orta Doğu'daki gerginlikler, enerji fiyatlarına yönelik yukarı yönlü riskleri canlı tutuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'de enflasyonun yavaşlama sinyali vermesi, gelişmekte olan piyasalara olan ilgiyi artırabilir. Bu durum, Türkiye gibi yüksek dış finansman ihtiyacı olan ülkeler için portföy girişlerini teşvik edebilir. Ancak Fed'in faiz indirimi konusunda net bir sinyal vermemesi, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) faiz politikasında elini zayıflatabilir. Ayrıca, küresel likidite koşullarındaki iyileşme, Türk lirası üzerindeki baskıyı azaltabilir. Öte yandan, jeopolitik risklerin devam etmesi ve yurt içi enflasyonun yüksek seyri, Türkiye'nin risk primini yukarıda tutuyor. TCMB'nin sıkı para politikasını sürdürmesi ve yapısal reformlarla yabancı yatırımcı güvenini artırması, bu olumlu dış koşullardan en iyi şekilde yararlanmak için kritik önem taşıyor.