Endonezya'nın Sumatra ve Kalimantan adalarında çıkan orman yangınları, rüzgârların etkisiyle Güneydoğu Asya genelinde zehirli bir duman bulutu (haze) yaydı. Malezya, Singapur ve Güney Tayland'da hava kalitesi tehlikeli seviyelere geriledi; yetkililer okulları tatil etti ve açık hava etkinliklerini yasakladı. Yangınlar, kurak sezonun etkisiyle hızla yayılan turbalık yangınları olarak sürüyor.
Yangınların Arka Planı ve Nedenleri
Endonezya'da her yıl kurak mevsimde (temmuz-ekim) çıkan orman yangınları, genellikle tarım alanı açmak için kullanılan "slash-and-burn" (kes-yak) yönteminden kaynaklanıyor. Bu yıl El Niño iklim olayı nedeniyle yağışların azalması yangınları daha da şiddetlendirdi. Sumatra ve Kalimantan'da binlerce hektar orman ve turbalık alan alevlere teslim oldu. Turbalık yangınları, normal orman yangınlarından farklı olarak yer altında da yanmaya devam ediyor ve uzun süreli, yoğun duman üretiyor.
Endonezya hükümeti, yangınları söndürmek için binlerce personel ve uçak görevlendirdiğini açıkladı. Ancak yangınların büyüklüğü ve rüzgârın etkisiyle duman, komşu ülkelere ulaşmayı sürdürüyor. Malezya, geçtiğimiz hafta içinde hava kirliliği endeksinin (API) 200'ün üzerine çıktığını ve bu seviyenin "çok sağlıksız" olduğunu duyurdu. Singapur'da ise PSI ölçeği 150'yi aşarak 2015'ten bu yana en yüksek seviyeye ulaştı. Güney Tayland'da da benzer şekilde hava kalitesi bozuldu.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Güneydoğu Asya'daki haze sorunu, sadece çevresel bir felaket değil, aynı zamanda ekonomik ve diplomatik bir kriz. 1997 ve 2015'te yaşanan büyük yangınlar, bölge ekonomisine milyarlarca dolar zarar vermişti. Bu yıl da Malezya ve Singapur'da uçuşlar iptal edildi, turizm olumsuz etkilendi ve sağlık harcamaları arttı. Endonezya'nın yangınları önleme çabaları, yolsuzluk ve zayıf yaptırımlar nedeniyle eleştiriliyor. ASEAN ülkeleri, 2002'de imzalanan Sınır Ötesi Haze Kirliliği Anlaşması'na rağmen etkili bir işbirliği sağlayamadı. Uzmanlar, iklim değişikliğinin bu tür olayları daha sık ve şiddetli hale getireceği uyarısında bulunuyor.
Küresel ölçekte ise Endonezya'nın orman yangınları, sera gazı emisyonlarını artırarak iklim krizine katkıda bulunuyor. Turbalık yangınları, büyük miktarda karbon salımına neden oluyor. Bu durum, Paris Anlaşması hedeflerine ulaşmayı zorlaştırıyor. Ayrıca, dumanın neden olduğu sağlık sorunları (solunum yolu hastalıkları, kalp rahatsızlıkları) bölge halkını olumsuz etkiliyor. Dünya Sağlık Örgütü, açık havada maske takılması ve pencerelerin kapalı tutulması gibi önlemler öneriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Endonezya'daki yangınlar ve bölgesel haze krizi, doğrudan Türkiye'yi etkilemese de küresel iklim değişikliğinin somut bir sonucu olarak dolaylı etkiler yaratıyor. Türkiye, Akdeniz havzasında iklim değişikliğinden en çok etkilenecek ülkeler arasında yer alıyor; benzer orman yangınları ve kuraklık riskiyle karşı karşıya. Ayrıca, Endonezya ile ticari ilişkileri olan Türk iş insanları, bölgedeki istikrarsızlıktan etkilenebilir. Küresel emisyon artışı, Türkiye'nin yeşil dönüşüm politikalarını daha da önemli kılıyor. Uluslararası kamuoyunun iklim krizine yönelik baskısı, Türkiye'nin de Paris Anlaşması taahhütlerini güçlendirmesini gerektiriyor.