Avrupa Birliği'nin iklim izleme kuruluşu Copernicus, Cuma günü yaptığı açıklamada, bu yaz Avrupa nüfusunun rekor seviyede %52'sinin yoğun sıcaklık stresine maruz kaldığını bildirdi. İklim değişikliğinin tetiklediği yaygın sıcak hava dalgaları, kıta genelinde on binlerce aşırı ölüme yol açtı. Avrupa, kayıtlara geçen en sıcak üçüncü yazını yaşarken, Batı Avrupa en sıcak yazını geçirdi ve birçok ülke sıcaklık rekorları kırdı.
Gelişmenin Arka Planı: Rekor Sıcaklıklar ve Sıcaklık Stresi
Copernicus İklim Değişikliği Servisi'nin (C3S) verilerine göre, Haziran-Ağustos 2024 döneminde Avrupa'da ortalama sıcaklıklar mevsim normallerinin oldukça üzerinde seyretti. Özellikle Batı Avrupa'da Fransa, İspanya, Portekiz, İtalya ve Birleşik Krallık'ta termometreler 40 derecenin üzerine çıktı. Bu ülkelerde çok sayıda sıcaklık rekoru kırıldı. Yoğun sıcaklık stresi, hem gündüz hem de gece sıcaklıklarının yüksek seyretmesiyle insan sağlığını doğrudan tehdit etti. Özellikle yaşlılar, kronik hastalar ve dışarıda çalışanlar risk altında kaldı. Copernicus raporuna göre, bu yaz Avrupa genelinde 'güçlü' veya 'çok güçlü' sıcaklık stresi yaşayan gün sayısı ortalamanın çok üzerindeydi. Sıcaklık stresi, vücudun aşırı ısıyı atamadığı durumlarda ortaya çıkar ve ciddi sağlık sorunlarına, hatta ölümlere neden olabilir.
Uzmanlar, iklim değişikliğinin etkisiyle sıcak hava dalgalarının sıklığının ve şiddetinin arttığını vurguluyor. Avrupa Çevre Ajansı'nın daha önceki raporları, sıcaklıkla ilişkili ölümlerin son yıllarda arttığını gösteriyor. 2022 yazında Avrupa'da 60 binden fazla kişinin aşırı sıcaklık nedeniyle hayatını kaybettiği tahmin ediliyor. Bu yılki rakamların da benzer veya daha yüksek olabileceği belirtiliyor. Copernicus, kesin ölü sayısını açıklamadı ancak 'on binlerce aşırı ölüm' ifadesini kullandı.
Bölgesel ve Küresel Boyut: İklim Krizi Derinleşiyor
Avrupa, dünyanın en hızlı ısınan kıtalarından biri. Küresel ortalama sıcaklık artışı 1,2 dereceyi bulurken, Avrupa'da bu artış iki katına yakın. Bunun nedenleri arasında kara-deniz etkileşimi, atmosferik dolaşımdaki değişiklikler ve kuzey enlemlerindeki ısınma yer alıyor. Bu yaz yaşananlar, iklim modellerinin öngörülerini doğrular nitelikte. Sıcak hava dalgaları sadece sağlık değil, aynı zamanda enerji talebi, tarımsal üretim, su kaynakları ve altyapı üzerinde de baskı oluşturuyor. Fransa'da nükleer santrallerin soğutma suyu sıkıntısı nedeniyle üretimi kısıtlaması, İtalya'da kuraklık nedeniyle tarımsal kayıplar yaşanması, İspanya'da orman yangınlarının artması bu yazın öne çıkan sonuçları arasında.
Öte yandan, Avrupa Birliği, 2050'ye kadar iklim nötr olma hedefi doğrultusunda Yeşil Mutabakat kapsamında politikalar uyguluyor. Ancak uzmanlar, mevcut önlemlerin yeterli olmadığını ve adaptasyon çalışmalarına daha fazla kaynak ayrılması gerektiğini belirtiyor. Aşırı sıcaklık olayları, iklim adaletsizliğini de gündeme getiriyor: düşük gelirli gruplar ve marjinal topluluklar, yetersiz konut ve sağlık hizmetleri nedeniyle daha fazla risk altında.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Avrupa'da artan sıcaklık stresi ve aşırı hava olayları, Türkiye'yi de yakından ilgilendiriyor. Türkiye, Akdeniz iklim kuşağında yer alması nedeniyle sıcak hava dalgalarından doğrudan etkileniyor. Bu yaz ülkemizde de mevsim normallerinin üzerinde sıcaklıklar kaydedildi; orman yangınları ve kuraklık riski arttı. Avrupa'daki gelişmeler, Türkiye'nin iklim değişikliğiyle mücadelede adaptasyon politikalarını güçlendirmesi gerektiğini gösteriyor. Ayrıca, Avrupa Birliği'nin sınırda karbon düzenlemesi gibi mekanizmaları, Türkiye'nin ihracatını ve enerji politikalarını etkileyebilir. Türkiye, Yeşil Mutabakat'a uyum sağlamak ve yenilenebilir enerjiye yatırım yapmak durumunda. Bölgesel istikrar ve ekonomik sürdürülebilirlik açısından iklim politikaları öncelikli hale gelmeli.