Batı Kalimantan'da aylardır havayı solumak neredeyse imkânsız hale geldi. Bölge sakinleri, Endonezya hükümetini zehirli duman krizine karşı yeterli önlem almamakla suçlayarak mahkemeye taşıdı. Ülkenin son 11 yılın en kötü orman yangını sezonunu yaşadığı belirtilirken, zehirli duman bulutları Malezya, Singapur ve Filipinler'e kadar ulaşarak sınır aşan bir çevre felaketine dönüştü.
Yangınların Arka Planı ve Hukuki Mücadele
Endonezya'nın Batı Kalimantan eyaletinde çıkan orman yangınları, aylardır kontrol altına alınamıyor. Kurumaya bırakılan turba arazileri ve yasa dışı yöntemlerle açılan tarım alanları, yangınların ana kaynağı olarak gösteriliyor. Bölge halkı, hükümetin hem yangınları önleme hem de halk sağlığını koruma konusunda yetersiz kaldığını belirterek dava açtı. Davacılar, devletin Anayasa'da güvence altına alınan sağlıklı çevre hakkını ihlal ettiğini savunuyor.
Yangın sezonunun başlangıcından bu yana binlerce kişi solunum yolu rahatsızlıkları nedeniyle hastanelere başvurdu. Okullar tatil edildi, uçuşlar iptal edildi ve günlük yaşam felç oldu. Yerel halk, "Havayı solumak neredeyse imkânsız. Gözlerimiz yanıyor, boğazımız şişiyor" diyerek durumun vahametini dile getiriyor. Çevre örgütleri, yangınların büyük ölçüde palmiye yağı ve kâğıt hamuru şirketlerinin arazilerini yakmasından kaynaklandığını öne sürüyor.
Dava, Endonezya'da çevre davalarında bir dönüm noktası olabilir. Daha önce benzer davalarda mahkemeler, hükümetin yangınları önleme yükümlülüğünü yerine getirmediğine hükmetmiş ve tazminat kararları vermişti. Ancak uygulamada yangınların önlenmesi konusunda somut bir ilerleme kaydedilemediği belirtiliyor. Bu dava, hükümeti bağlayıcı tedbirler almaya zorlayabilir.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Zehirli duman, sadece Endonezya'yı değil, komşu ülkeleri de etkiliyor. Malezya ve Singapur'da hava kalitesi endeksleri tehlikeli seviyelere ulaştı. Sınır aşan kirlilik, diplomatik gerilimlere yol açıyor. Malezya ve Singapur, Endonezya'dan yangınlarla mücadelede daha etkin olmasını talep ederken, Endonezya egemenlik vurgusu yaparak müdahaleye karşı çıkıyor.
Güneydoğu Asya'da 2015'ten bu yana en kötü duman krizi yaşanıyor. 2015'teki büyük yangınlarda 2,6 milyon hektar alan kül olmuş, 500 bin kişi solunum yolu hastalıklarından etkilenmişti. Uzmanlar, iklim değişikliğinin etkisiyle kuraklık dönemlerinin uzadığını ve yangın riskinin arttığını belirtiyor. El Nino hava olayının etkisiyle bu yıl yağışlar azaldı ve sıcaklıklar mevsim normallerinin üzerinde seyretti.
Küresel ölçekte ise Endonezya'nın orman yangınları, sera gazı emisyonlarını artırarak iklim krizine katkıda bulunuyor. Turba yangınları, normal orman yangınlarından çok daha fazla karbon salımına neden oluyor. Bu durum, Paris İklim Anlaşması hedeflerine ulaşılmasını zorlaştırıyor. Uluslararası toplum, Endonezya'yı orman koruma politikalarını güçlendirmeye çağırıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, son yıllarda orman yangınlarıyla mücadelede ciddi deneyim kazanmış bir ülke. Endonezya'da yaşanan bu kriz, iklim değişikliğinin yol açtığı çevre felaketlerinin sınır tanımadığını gösteriyor. Türkiye, bölgesel ve küresel platformlarda iklim diplomasisini güçlendirerek hem kendi ormanlarını koruma hem de uluslararası iş birliğini artırma yolunda adımlar atabilir. Ayrıca, Endonezya ile çevre teknolojileri ve afet yönetimi konusunda iş birliği yapma potansiyeli bulunuyor. Bu tür davalar, devletlerin çevre politikalarında daha hesap verebilir olması gerektiğini ortaya koyuyor; Türkiye için de ders niteliğinde.