Endonezya'nın Sumatra ve Borneo adalarında aylardır süren orman yangınları, yoğun duman bulutlarının Malezya ve Brunei'ye kadar ulaşmasıyla birlikte bölgesel bir krize dönüştü. Ülke genelinde milyonlarca insan sağlığını tehdit eden hava kirliliğiyle mücadele ederken, yerel Müslüman topluluklar, Cakarta'daki İstiklal Camii başta olmak üzere birçok camide bir araya gelerek yağmur duası etti. Endonezya Meteoroloji, İklim ve Jeofizik Ajansı (BMKG), yangınların sayısının geçen yıla oranla yüzde 20 arttığını ve bunun, Pasifik Okyanusu'nda deniz suyu sıcaklıklarının normalin üzerinde seyretmesine neden olan El Niño iklim döngüsünün yoğunlaşmasıyla bağlantılı olduğunu açıkladı. Yetkililer, acil durum ilan edilen bölgelerde su ve yiyecek dağıtımı yaparken, itfaiye ekipleri helikopterlerle havadan müdahaleyle yangınları kontrol altına almaya çalışıyor.
Kuraklık ve yanlış arazi kullanımı yangınları körüklüyor
Endonezya'da her yıl kuru mevsimde yaşanan orman yangınları, özellikle palmiye yağı ve kağıt hamuru üretimi için açılan arazilerde kontrolsüz yakma yöntemlerinin kullanılmasıyla tetikleniyor. Ancak bu yıl, El Niño etkisiyle kuraklığın şiddetlenmesi, yangınların normalden çok daha geniş alanlara yayılmasına ve söndürülmesinin güçleşmesine yol açıyor. BMKG yetkilileri, önümüzdeki haftalarda yağış ihtimalinin düşük olduğunu, bu nedenle yangın riskinin daha da artabileceği konusunda uyarıyor.
Yangınlardan en çok etkilenen bölgelerden biri olan Riau eyaletinde hava kalitesi endeksi 500'ün üzerine çıkarak 'tehlikeli' seviyeye ulaştı. Okullar tatil edilirken, hükümet vatandaşlara maske dağıtıyor ve evde kalmaları yönünde tavsiyelerde bulunuyor. Bölgedeki hastaneler, solunum yolu rahatsızlığı şikayetiyle başvuran hastaların sayısındaki artışı doğruluyor. Çevre örgütleri ise yangınların büyük bir kısmının ticari çıkarlar uğruna çıkarıldığını ve hükümetin şirketlere yönelik yaptırımlarının yetersiz kaldığını dile getiriyor. Endonezya hükümeti, 2024 yılında orman yangınlarıyla mücadele için bütçeyi artırdığını ve 50'den fazla helikopterin yangın söndürme çalışmalarında görevlendirildiğini duyurdu.
Bölgesel duman krizi ve diplomatik yansımalar
Yangınların neden olduğu duman bulutları, rüzgarların etkisiyle Malezya ve Brunei'nin yanı sıra Singapur'un kuzey kesimlerine de ulaştı. Malezya'da hava kirliliği seviyesi birçok bölgede 'sağlıksız' sınırını aşarken, hükümet okullarda açık hava etkinliklerini yasakladı. Brunei'de ise hava kalitesi 'çok sağlıksız' seviyeye yükseldi ve yetkililer vatandaşları kapalı alanlarda kalmaya çağırdı. Bu durum, Güneydoğu Asya ülkeleri arasında yıllardır süren 'duman diplomasisi' gerilimlerini yeniden alevlendirdi. Malezya Çevre Bakanı, Endonezya hükümetine resmi bir nota göndererek duman sorununun çözümü için işbirliği çağrısında bulundu. Endonezya ise özellikle uluslararası anlaşmalara atıfta bulunarak, sınır ötesi duman kirliliğinin azaltılması için bölgesel bir eylem planı önerdi. ASEAN ülkeleri, 2002'de imzalanan Sınır Ötesi Duman Kirliliği Anlaşması'na rağmen, etkili bir mücadele mekanizması oluşturulamaması nedeniyle eleştiriliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Endonezya'daki orman yangınları, Türkiye'nin de iklim değişikliğiyle mücadele ve sınır ötesi çevre felaketleri konusundaki duyarlılığını artıran bir gelişme olarak değerlendirilebilir. Türkiye, Akdeniz havzasında orman yangınlarıyla sık sık karşı karşıya kalan bir ülke olarak, yangınlarla mücadele konusunda uluslararası işbirliğinin önemini yakından bilmektedir. Bu nedenle, Endonezya'nın yaşadığı kriz, Türkiye için hem iklim değişikliğinin küresel etkilerini hem de çevre felaketlerinin bölgesel istikrara olan yansımalarını göstermesi açısından önemli bir örnek teşkil etmektedir. Ayrıca, Türkiye'nin Afrika ve Asya'da artan insani yardım ve kalkınma işbirliği faaliyetleri göz önüne alındığında, Endonezya'ya olası teknik yardım ve deneyim paylaşımı, iki ülke arasındaki ilişkilerin derinleşmesine katkı sağlayabilir. Güneydoğu Asya'daki duman krizi, uluslararası toplumun iklim değişikliği ve çevresel felaketlere karşı ortak bir duruş geliştirmesi gerektiğini bir kez daha hatırlatıyor.