Singapur merkezli düşünce kuruluşu Singapur Uluslararası İlişkiler Enstitüsü (SIIA) tarafından yayımlanan yeni bir rapor, 2026 yılının geri kalanında Güneydoğu Asya'da ciddi bir sınır ötesi sis (haze) krizi yaşanma riskinin yüksek olduğunu ortaya koydu. Rapora göre, Ağustos ve Eylül ayları, Endonezya'daki orman ve arazi yangınlarından kaynaklanan dumanın komşu ülkelere yayılması açısından en kritik dönem olarak tanımlanıyor. El Nino hava olayının etkisi, artan biyoyakıt talebi ve Endonezya'daki bütçe kesintileri, bu durumu daha da kötüleştirebilecek başlıca faktörler arasında sıralanıyor.
Krizin arka planı: El Nino, biyoyakıt ve bütçe kesintileri
Rapor, 2026 yılının ikinci yarısında El Nino koşullarının devam edeceğini öngörüyor. El Nino, normalden daha kuru ve sıcak hava koşullarına yol açarak Endonezya ve Malezya'daki turba topraklarının daha kolay alev almasına neden oluyor. Ayrıca, küresel biyoyakıt talebindeki artış, Endonezya'nın palmiye yağına olan bağımlılığını artırıyor. Palmiye yağı plantasyonları için ormanların yakılması, yangınların başlıca nedenlerinden biri olarak biliniyor. Endonezya hükümetinin bu yılki bütçe kesintileri ise yangınla mücadele ve erken uyarı sistemleri için ayrılan kaynakların azalmasına yol açarak kriz yönetimini zayıflatıyor.
SIIA raporu, özellikle Sumatra ve Borneo adalarındaki yangın noktalarının sayısının artabileceğini belirtiyor. 2015 yılında yaşanan büyük sis felaketi, bölge ekonomisine 16 milyar dolardan fazla zarar vermiş ve milyonlarca insanın sağlığını etkilemişti. Uzmanlar, benzer bir senaryonun 2026'da tekrarlanma ihtimalinin yüksek olduğu konusunda uyarıyor. Endonezya Çevre ve Orman Bakanlığı'nın yangınla mücadele ekipleri ise bütçe kısıtlamaları nedeniyle yeterli personel ve ekipmana sahip olmadığını ifade ediyor.
Bölgesel ve küresel boyut: Sınır ötesi kirlilik ve sağlık krizi
Sınır ötesi sis, yalnızca Endonezya'yı değil, Malezya, Singapur, Brunei ve güney Tayland'ı da etkiliyor. Bu ülkelerde hava kalitesi indeksi tehlikeli seviyelere ulaşabiliyor, okullar kapanıyor ve uçuşlar iptal ediliyor. Rapora göre, 2026'da bu durumun daha şiddetli yaşanması halinde bölgesel ticaret ve turizm olumsuz etkilenecek. Ayrıca, yangınlardan kaynaklanan karbon emisyonlarının küresel iklim değişikliği hedeflerine de darbe vuracağı belirtiliyor. Endonezya, Paris Anlaşması kapsamında emisyon azaltma taahhütlerinde bulunmuş olsa da, orman yangınları bu taahhütlerin gerçekleşmesini zorlaştırıyor.
SIIA, ASEAN ülkelerini işbirliğini artırmaya ve mevcut Sınır Ötesi Sis Kirliliği Anlaşması'nı daha etkin kullanmaya çağırıyor. Ancak anlaşmanın yaptırım gücü sınırlı olduğu için bugüne kadar somut bir ilerleme kaydedilemedi. Raporda, Endonezya'nın yangınla mücadele bütçesini artırması ve turba topraklarının yönetimi için daha sıkı düzenlemeler getirmesi gerektiği vurgulanıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Güneydoğu Asya'daki bu gelişme, Türkiye için doğrudan bir sınır ötesi etki yaratmasa da, dolaylı sonuçları bulunuyor. Bölgedeki ticaret aksamaları, özellikle palmiye yağı ve diğer emtia fiyatlarını artırarak Türkiye'nin ithalat maliyetlerini yükseltebilir. Ayrıca, küresel iklim değişikliğiyle mücadelede büyük bir karbon salımına yol açacak bu yangınlar, Türkiye'nin de taraf olduğu Paris Anlaşması hedeflerini zorlaştıracak. Bölgesel işbirliği mekanizmalarının zayıflığı, Türkiye'nin kendi çevre politikalarında proaktif önlemler alması gerektiğini hatırlatıyor. Özellikle Akdeniz havzasında benzer orman yangını riskleri göz önünde bulundurulduğunda, Endonezya deneyimi Türkiye için erken uyarı sistemi ve afet yönetimi açısından dersler içeriyor.