Paraguay'ın Ciudad del Este kentinde 22 Ekim'de yaşanan ve etkisini artıran El Niño bağlantılı fırtına sezonu, bu hafta Paraguay'da sellere yol açtı, Arjantin'in sığır yetiştirme bölgesinde iki tarım işçisinin ölümüne neden oldu ve Peru ile Meksika'da kıyı topluluklarında hasara yol açtı. Meteorolojik veriler, Pasifik Okyanusu'ndaki deniz suyu sıcaklıklarının normalin üzerinde seyretmesiyle beslenen sistemin önümüzdeki haftalarda da etkili olacağını gösteriyor.
Gelişmenin arka planı
El Niño, Doğu Pasifik'te deniz yüzeyi sıcaklıklarının ortalamanın üzerine çıkmasıyla oluşan ve küresel hava düzenlerini değiştiren bir iklim olayı. Bu yıl sıcaklık artışının güçlenmesi, Latin Amerika'nın güneyinden kuzeyine uzanan bir kuşakta aşırı yağışları tetikledi. Paraguay'da Ciudad del Este ve çevresinde nehir seviyeleri hızla yükseldi; yerel yönetimler binlerce kişiyi tahliye etmek zorunda kaldı. Arjantin'in kuzeydoğusundaki Corrientes ve Entre Ríos eyaletlerinde ise şiddetli yağışlar sığır yetiştiriciliği yapılan arazileri su altında bıraktı; iki işçi sel sularına kapılarak hayatını kaybetti. Peru'nun kuzey kıyılarında ve Meksika'nın güneybatısındaki Guerrero eyaletinde de altyapı hasarı rapor edildi; yollar ve köprüler çöktü, bazı köylerde elektrik ve iletişim kesildi.
Uzmanlar, El Niño'nun etkisinin her yıl arttığını ve iklim değişikliğinin bu tür olayları daha sık ve şiddetli hale getirdiğini belirtiyor. Dünya Meteoroloji Örgütü'nün son değerlendirmeleri, 2023-2024 El Niño döneminin son 70 yılın en güçlülerinden biri olabileceğine işaret ediyor. Bu durum, bölgedeki tarım, enerji ve su kaynakları yönetimi üzerinde ciddi baskı oluşturuyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Latin Amerika'da yaşanan bu gelişmeler, yalnızca bölgesel bir hava olayı olmanın ötesinde, küresel ekonomi ve güvenlik açısından da önemli sonuçlar doğuruyor. Arjantin ve Paraguay, dünyanın en büyük soya fasulyesi ve et ihracatçıları arasında. Sel nedeniyle tarım arazilerinin zarar görmesi, önümüzdeki aylarda gıda fiyatlarında dalgalanmalara yol açabilir. Ayrıca Peru ve Şili'deki bakır madenleri, aşırı yağışlar nedeniyle üretimde aksamalarla karşılaşabilir; bu da küresel metal fiyatlarını etkileyebilir. Meksika'da ise turizm ve altyapı yatırımları risk altında.
Öte yandan, El Niño'nun etkileri sadece Amerika kıtasıyla sınırlı değil. Pasifik'teki değişimler, Asya muson yağışlarını, Afrika'daki kuraklıkları ve hatta Avrupa'daki kış koşullarını bile etkileyebiliyor. Bu nedenle, bölgesel bir afet gibi görünen durum, aslında küresel iklim sisteminin bir parçası. Uluslararası yardım kuruluşları, etkilenen bölgelerde acil yardım çağrısında bulunurken, uzun vadeli iklim uyum projelerinin önemine dikkat çekiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
El Niño kaynaklı aşırı hava olaylarının Latin Amerika'da yol açtığı yıkım, doğrudan Türkiye'yi hedef almasa da küresel tarım ve emtia piyasaları üzerinden dolaylı etkiler yaratabilir. Türkiye, tarımsal ürün ithalatında Latin Amerika ülkelerine bağımlı olduğundan, özellikle soya fasulyesi ve et fiyatlarındaki olası artışlar gıda enflasyonunu olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, iklim değişikliğinin tetiklediği bu tür olaylar, Türkiye'nin de dahil olduğu Akdeniz havzasında benzer riskleri gündeme getiriyor. Türk dış politikası açısından, insani yardım ve iklim diplomasisi alanlarında Latin Amerika ile işbirliği fırsatları doğabilir. Ancak öncelikli olarak, küresel iklim rejimine uyum sağlama ve tarımsal dayanıklılığı artırma çabaları önem kazanıyor.